T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/676 - 2025/1048
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/676 ( ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1048
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/83 E - 2023/11 K
DAVANIN KONUSU : Tespit
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında davacının faaliyet adresinde davalı tarafından imal edilen ürünlerin satışı konusunda 24.05.2021 tarihli bir “Bayilik Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini, davacının sözleşmeye güvenerek gerekli teminatları karşıladığını, ürün satışı için işyerini hazırladığını, yüksek bir maliyete katlandığını, sözleşme konusu işin ifası için 4 çalışanı işe aldığını, sözleşmenin sorunsuz bir şekilde ifasını sağladığını, kaldı ki sözleşmenin yürürlük süresince, davalı idarenin sözleşmenin yürürlüğü veya davacının kısmen de olsa yükümlülüklerini yerine getirmediği noktasında, herhangi bir sözlü ya da yazılı uyarısı/ihtarının da olmadığını, hiçbir sorun olmaksızın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etmekte iken ve henüz sözleşme süresinin birinci yılı dahi dolmamış iken davalıdan “sözleşmenin feshi” konusunda gelen yazının büyük bir şaşkınlık yaşattığını, davalının ... Belediyesi'nin bir iştiraki olup kamu kurumu niteliğinin bulunduğunu, buna göre karar verirken ve takdir hakkını kullanırken “hizmet gerekliliği ve kamu yararı” kıstaslarına uygun davranması gerektiğini, bayilik sözleşmesinin hiçbir haklı neden göstermeksizin feshinin hakkın kötüye kullanımının somut bir örneğini oluşturduğunu, belirterek davalı ile müvekkili arasında imzalanan 24.05.2021 tarihli “Bayilik Sözleşmesi”nin idare tarafından haksız olarak feshedildiğinin ve sözleşmenin halen yürürlükte olduğunun tespiti ile davalının 21782 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan hak ve yetkilerini kullandığını, davacının yaptığı 31.03.2021 tarihli başvuruya istinaden toplam 65 adet ürün kaleminin satışı için davacı ile 24.05.2021 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin feshinden 30 gün önceden 13.01.2022 tarihinde yapılan yazılı fesih bildirimi ile imzalanan bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, davacının 13.02.2022 tarihine kadar ürün satışı yapmaya devam ettiğini, 30 günün sonunda ürün satışın durdurulduğunu, sözleşmenin fiili ve hukuki olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshinde bir haksızlık bulunmadığını, müvekkili tarafından fesih yetkisi kullanırken hizmet gerekleri ve kamu yararının gözettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu fesih işleminin davalı tarafça sözleşmenin 12.1 maddesine dayalı olarak gerçekleştirildiği, söz konusu maddede tarafların hiçbir sebep göstermeksizin en az 30 gün öncesinden yazılı haber vermek kaydı ile sözleşmeyi her zaman feshedebileceklerinin düzenlendiği, davalı tarafça anılan maddeye dayalı olarak fesih yapılmış olup, bu madde uyarınca yapılacak sözleşmenin feshinde haklı bir sebebe dayanmanın veya bayi olan davacının sözleşme maddelerinden herhangi birine uymamasının mevcudiyetinin zorunlu olmadığı, anılan madde hükmüne göre yapılacak fesih işleminin süre ve şekil koşulu dışında bir koşula bağlanmayıp, fesih nedeni konusunda bir sınırlama getirilmediği, hatta hiçbir sebep gösterilmeden her iki tarafa da bu şekilde sözleşmeyi fesih hakkının tanındığı, davalı şirketçe yapılan fesih işleminin sözleşmenin anılan 12.1. maddesine dayalı olarak yapıldığı, davacının yapılan feshin haksız olduğunun tespiti ile iptali istemli davasının yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı bir neden ileri sürülmeksizin feshedildiği, feshin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, müvekkili tarafından sözleşmenin belirlenen süre için devam edeceği öngürülerek bazı masraf yapıldığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."