T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/563 (KABUL DÜZELTME YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2025/984 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/193 E - 2022/669 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin 83.859,63 TL alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazdan sonra 26.116,00 TL kısmi ödeme yaptığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığı tarafından ihale edilen ve müvekkili tarafından üstlenilen Gümüşhane, Muş ve Sivas İli Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi İnşaatı Yapım İşi kapsamında malzeme temini için davacı ile ticari ilişki kurulduğunu, davacının sözleşmeye aykırı mal ve hizmet sunması nedeniyle idare tarafından müvekkilinden nesafet kesintisi yapıldığını, sorunsuz ürünlerin bedelleri ödenip, sözleşmeye aykırı ürünler için iade faturaları düzenlediğini, bu nedenle davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 3 ayrı ilde üstlendiği inşaat yapım işi nedeniyle malzeme temini konusunda davacı ile 19/09/2019 ve 22/01/2020 tarihli sözleşmeleri imzaladığı, talep edilen ürünlerin inşaat sahasında teslim edildiği, takipten sonra yapılan ödeme de dahil olmak üzere taraf defterlerine göre davacının 57.743,63 TL alacaklı olduğu, davacının sözleşmeye uygun olmayan kimi malzeme teslimleri nedeniyle asıl iş veren idarenin davalının hak edişlerinden kesinti yaptığı, bu kesintilerin davacının sözleşmeye aykırı ürün tesliminden kaynaklandığı, ayıplı ürün bedeli ve nefaset kesintilerinin sözleşme hükümleri ve piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu, bu kesintilere davalının sözleşmeye aykırı ürün tesliminin neden olduğu, bu nedenle davalı hak edişlerinden yapılan kesintinin davacıya yansıtılarak davalının ödeme yapmaktan kaçınmasının yerinde olduğu, davalı taraf her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürmüş ise de; taraflar arasındaki sözleşmelerin 19/09/2019 ve 22/01/2020 tarihlerinde imzalandığı, sözleşme uyarınca ürünler için 2 yıl garanti verildiği, iade faturalarının düzenlendiği tarih, 15/10/2020 icra takip tarihi ve davanın açıldığı 25/03/2021 tarihler gözetildiğinde taleplerin garanti süresinde ileri sürüldüğü, garanti kapsamındaki ayıp ve eksiklikler yönünden ayıp ihbarında bulunulmadan dahi garanti süresi içerisinde talepte bulunmanın mümkün olduğu, bu nedenle davalının bu yöne değinen itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarıyla müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin dökümünün sunulmadığını, varsayım yoluyla sorumluluk oluşturulamayacağını, ürünlerin şartnameye uygun üretilerek teslim edildiğini, ayıp iddiasının üretimden değil şantiyede montaj yapan ustaların ürünleri ters bağlamasından kaynaklandığını, müvekkilinin doğal olarak bu ürünlerin tamiri için ücret talebinde bulunduğunu, ayıplı ürün olduğu kabul edilse bile piyasa araştırması yapılması gerektiğini, süresinde yapılan ayıp ihbarının bulunmadığını, 29/09/2020 tarihli davalı ihtarının genel ifadeler taşımakta olup ihtarnameden hangi tarihli hangi ürünler olduğunun belli olmadığını, davalının iddia ettiği sözde ayıpların açık ayıp olduğunu, son satış faturasının 19/06/2020 tarihli olduğunu, davalının usulüne uygun takas mahsup talebinin bulunmadığını, raporun eksik olduğunu, subjektif yorum içerdiğini, ayıp ihbarı ve garantinin farklı hukuki durumlar olup mahkemece yanılgıya düşüldüğünü ileri sürülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2020/11280 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 15/10/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 83.859,63 TL asıl alacağın tahsili için Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğünün 2020/11578 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğü olarak Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2020/11280 Esasına kaydedildiği, davalı borçluya gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz edildiği, itirazın iptali davasının takipten sonra yapıldığı belirtilen 26.116,00 TL ödemenin mahsubundan sonra 57.743,63 TL üzerinden İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarında, tarafların ticari defterlerinin cüzi fark dışında birbiri ile uyumlu olduğu, davacının ödemelerden sonra 57.743,63 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının alacaklı olduğu miktar konusunda ihlaf bulunmamakta olup ihtilaf davalının üstlendiği yapım işi nedeniyle davacıdan temin ettiği ürünlerin sözleşmeye aykırı ayıplı olması nedeniyle idare tarafından davalıdan yapılan nesafet kesintilerini davacıya iade faturası ile yansıtmasının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında 19/09/2019 tarihli ve 24/01/2020 tarihli sözleşmeler imzalanmıştır. İdare tarafından davalıdan yapılan kesintilerin gerekçesi olarak reflektörlü olması gereken armütörlerin reflektörlü olmamasından kaynaklanması gösterilmiştir. Davalı tarafından davacıya 29/09/2020 tarihli ihtar gönderilerek davacının hatalı ve eksik işleri nedeniyle davalı tarafından düzenlenen iade faturaları nedeniyle mutabakat için davacı davet edilmiştir. Somut olayda sözleşme kapsamında hangi satış faturasına konu ürünlerin ayıplı olduğu somut olarak delillerle ortaya konulmadığı gibi davalının iddia ettiği gibi bir kısım ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilse dahi ileri sürülen ayıpların niteliği, taraflar arasındaki sözleşme tarihleri, davacının satış faturalarının tarihleri, idarenin nesafet indirimi yaptığı tarihler, davalının davacı adına düzenlediği iade faturalarının tarihleri, davalı ihtarının tarihi dikkate alındığında tacirler arası satımda uygulanması gereken TTK 23.maddesinde yer alan hak düşürücü süre niteliğindeki ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda süresinde usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığından davalının hak talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, taraf ticari defter kayıtlarına göre davacının 57.743,63TL alacaklı olduğu ihtilafsız olmakla davacının icra takibinden sonra davadan önce yaptığı 26.116,00 TL ödeme sonrasında bakiye kalan 57.743,63 TL üzerinden davayı açtığı anlaşıldığından davacının istinaf isteminin kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın kabulü ve cari hesaba dayalı alacağın likid olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/193 Esas 2022/669 Karar ve 07/11/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a-Davanın KABULÜ İLE,
Davalının Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2020/11280 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 57.743,63 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin aynı koşullarla devamına,
Kabul edilen 57.743,63 TL alacak üzerinden İİK 67/2 maddesi uyarınca %20'si oranında (11.548,72 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.944,47 TL harçtan, dava açılışında peşin alınan 566,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.377,65 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
c-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydedilmesine,
ç-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, (185,50 TL tebligat ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 7.685,50 TL yargılama gideri ile dava açılışında alınan 566,82 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacının yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi sırasında, davacı tarafından yapılan 100,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."