T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/715 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1030
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2023
ESAS-KARAR NO : 2020/602 E - 2023/57 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya yapılan ödeme karşılığında bir kısım malların teslim edilmediğini, fazladan ödenen 270.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, ticari ilişki son bulduktan sonra müvekkilinin lehtar olarak yer aldığı 3 adet toplam 1.042.500,00 TL' lik çeklerin davacıya verildiğini, müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında uyuşan taraf kayıtlarına göre davalının davacıya 1.970.073,44 TL bedelli malzemeyi satıp teslim ettiği, davalının teslim edilmeyen mallar için yapılan ödemenin davacıya iade edildiğini ispatlayamadığı, her nekadar davalı taraf her biri 347.500,00 TL bedelli 3 adet çekin davacı çalışanı ... aracılığı ile bankadan tahsil edilerek paranın davacıya ödendiğini söylemiş ise de, çeklerin davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacıya verilmeden davacı çalışanı ... tarafından bankadan tahsil edilmekle birlikte, ... tarafından tahsil edilen paraların davacıya teslim edildiğinin usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı, çek bedellerinin tahsil edildikleri takip eden dönemde davacının çeşitli bankalarda bulunan hesaplarına para girişi de tespit edilemediği, davalının ödeme savunmasının kanıtlanamadığı, bu hali ile davacının davalıdan fazla yaptığı ödeme nedeni ile daha fazla alacaklı olmakla birlikte şimdilik icra takibine konu miktar kadar talepte bulunmaya hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 3 adet çekin ciro edilerek davacıya teslim edildiğini, davacının kötüniyetli çekleri kendisi değil yanında çalıştırdığı ...'a tahsil ettirdiğini, dava dışı ...'ın çekteki cirosunda ve banka dekontunda belirttiği adresin davacının işyeri adresi olduğunu, SGK kaydı ile bu kişinin davacının çalışanı olduğunun tespit edildiğini, davacının sadece bildirdiği 3 bankadan hesap özetinin istendiğini, başkaca bankalarda hesabının bulunma ihtimaline binaen Merkez Bankasından banka bilgilerinin sorulması gerektiğini, müvekkili ile ... arasında çek alışverişini gerektirecek ticari faaliyet bulunmadığını, müvekkilinin lehtarı olduğu çeki borçlu olduğu şirketin sigorta çalışanına tahsil ettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından iyiniyetle teslim edilen çeklerin alındı belgesinin alınmadığını, ...'ın beyanları dikkate alındığında ödeme iddiasının kanıtlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2020/5399 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 06/07/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine mal teslimi yapılmaması nedeniyle ödenen miktarın iadesi istemli olarak 270.000,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporlarında özetle; davalı tarafından davacıya 8 adet toplam 1.970.073,44 TL bedelli faturalar düzenlendiği, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 745.025,56 TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarının eksik ve hatalı yapıldığı, incelemeye elverişli olmadığı, davalının iddia ettiği 1.042.500,00 TL bedelli 3 adet çekle davacıya ödeme yapıldığının kabul edilmesi halinde davalının davacıdan 297.474,44 TL alacaklı olduğu yönünde görüş belirtilmiştir.
Davacı çalışanı olduğu ihtilafsız olan dava dışı ...'ın beyan dilekçesinde; 2016 yılında davacı şirketinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davacı ve davalının 2017 yılında ortak iş yapmaları nedeniyle davalı şirket yetkilisi ...'i tanıdığını, ortak iş yapılması sebebiyle ...'in bazı işlerini kendisinin yaptığını, 2018 yaz aylarında davacının işyerinde iken kendisini ofise çağırdıklarını, ofiste davacı ile birlikte ...'in bulunduğunu, ...'in kendisine çek verdiğini ve tahsil etmesini söylediğini, çeki tahsil edip parayı davacı ve ...'in oturduğu masaya bıraktığını, ...'in kendisine teşekkür ettiğini, ofisten çıktığını, daha sonra bu şekilde iki çek daha tahsil ettirdiğini, ...'in kendi şirketine ait 15'e yakın aracın satışını da kendisine yaptırdığını, 2019 yılında davacının işinden çıkartıldığını, o tarihten sonra davacı ve ile ilişkisinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalının davacıdan aldığı fazla ödemeyi lehtarı olduğu 3 adet çekle davacıya ödediğini iddia etmesine rağmen çeklerde davacının cirosunun bulunmamasına, çeklerin davacıya teslim edildiğine dair yazılı belge veya davacı ticari defterlerinde kayıt bulunmamasına, çekleri tahsil eden çeklerde cirosu bulunan davacı çalışanı ...'ın yaptığı tahsilatı davacıya verdiğinin ispat edilememesine, davalının ödeme iddiasını ispat edememesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.443,70 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.611,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.832,70 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."