T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/441 - 2025/966
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/441 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2025/966 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2022
ESAS NO : 2022/529 E 2022/931 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından 2018/163944 ihale kayıt numarası ile yapılan "Afşin-Elbistan (B) Termik Santralı İşletme Müdürlüğü ihtiyacı 2 adet 2560 kVA, 10 kV/660V Kuru Tip Trafo Temini İşi"ne ilişkin ihale davalı şirket üzerinde kaldığını ve ihale damga vergisinin davalıdan tahsil edilerek müvekkili tarafından yasal süresi içerisinde beyan edilip 5/2018 vergilendirme döneminde söz konusu vergiyi beyannamesine dahil ederek Hitit Vergi Dairesi’ne ödendiğini, ancak söz konusu ihale karar damga vergisi mükellefinin ihaleyi gerçekleştiren EÜAŞ olduğu, vergilendirme hatası sonucunda ödenen damga vergisinin, Vergi Usul Kanununun 116 ve müteakip maddeleri uyarınca "vergi mükellefiyetinde hata" kapsamında kendilerine iade edilmesi gerektiği yolunda yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun reddi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığı’na karşı söz konusu damga vergisinin iadesine karar verilmesi istemiyle Ankara 2. Vergi Mahkemesi’nde dava açıldığını, Ankara 2. Vergi Mahkemesi’nin 29/6/2021 tarih ve 2020/1571 E., 2021/922 K. sayılı kararıyla, ihale karar pulu damga vergisi mükellefinin ihale kararını alan ve bu kararda imzası bulunan Elektrik Üretim A.Ş olduğu, söz konusu verginin ihale alıcısı şirketten tahsil edilmesinin vergilendirme hatası halini oluşturduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen damga vergisi tutarının faiziyle birlikte iadesine karar verildiğini, yüklenici ile müvekkili arasındaki sözleşme gereği sorumlu olduğu tutarın müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, 8.950,30 TL ihale karar damga vergisi aslı ve 6.954,38 TL gecikme faizinin ödeme tarihi itibari ile işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, ihale karar damga vergisi mükellefinin ihaleyi gerçekleştiren EÜAŞ olduğunu, vergilendirme hatası sonucunda ödenen damga vergisinin, Vergi Usul Kanunu'nun 116 ve müteakip maddeleri uyarınca "vergi mükellefiyetinde hata" kapsamında kendilerine iade edilmesi gerektiği yolunda yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun reddi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığı’na karşı söz konusu damga vergisinin iadesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığını, Ankara 2. Vergi Mahkemesi’nin 29/6/2021 tarih ve 2020/1571 E., 2021/922 K. sayılı kararıyla, ihale karar pulu damga vergisi mükellefinin ihale kararını alan ve bu kararda imzası bulunan Elektrik Üretim A.Ş olduğu, söz konusu verginin ihale alıcısı şirketten tahsil edilmesinin vergilendirme hatası halini oluşturduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen damga vergisi tutarının faiziyle birlikte iadesine karar verildiğini, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, ihale karar pulu damga vergisinin esas mükellefi olan davacı Elektrik Üretim A.Ş adına, takdir komisyonu kararına istinaden düzenlenen ihbarnamenin tebliği üzerine, söz konusu damga vergisi davacı kurum tarafından ödendiğini, esasen baştan yapılması gerek işlemin sonradan yapıldığını, davacı kurumun iddiaları yersiz ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum adına sözleşme imzalanırken kurum adına hareket edenlerin ihale damga vergisinin de davalı tarafından ödenmesi gerektiğini bildirdikleri ve davalı adına hareket edenlerin de bunu kabul ettiklerinin anlaşıldığı, davalı tarafça damga vergisi ödenmesi sonrasında sözleşmenin imza edileceği bildirildiği için öncelikle vergi dairesine giderek ihale damga vergisi ödenerek sonrasında sözleşme imzalandığı, sözleşme imzalandıktan sonra mükellefin davacı idare olduğu iddiası ile idari yargıda dava açıldığı, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık bir hüküm olmasa dahi sözleşme imzalanmadan önce, ihale teklif mektubu, kamu ihale genel tebliği hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihale damga vergisinin davalı tarafça ödeneceği konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları ve bu anlaşmanın TBK 13/1 maddesi uyarınca mümkün olduğu, davacının esas itibariyle kendi üzerinde olan ihale öncesi damga vergisi ödeme yükümlülüğünü sözlü varılan anlaşma gereği davalıya yansıttığı ve bu haliyle ödenen damga vergisini davalıdan talep edebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.30 maddesinin mal alım ihaleleleri ile ilgisi bulunmadığını, sözleşmenin uygulanması sırasındaki vergi vs.lerden şartname gereğince müvekkilinin sorumlu olabileceğini, sözleşme öncesi damga vergisinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözlü sözleşme kabulünün yerinde olmadığını, ihale karar damga vergisinin mükellefinin davacı olması nedeniyle şartname ve sözleşmelerle bir başkasına yansıtmasının mümkün olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında damga vergisi nedeniyle davacının ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Vergi Mahkemesi kararına istinaden ödenen damga vergisi ve gecikme tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında 2018/163944 ihale sayılı ihaleye istinaden 30/05/2018 tarihinde Keban 2 adet 2560 kVA, 10 kV/660V kuru tip trafo temini mal alımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davalı tarafından ihale karar pulu (damga vergisi) olan 8.950,30 TL' nin yatırıldığı, Ankara 2. Vergi Mahkemesi'nin 2020/1571 E., 2021/922 K. sayılı kararı ile ödenen damga vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıya ödenmesine dair karar verildiği, akabinde de Hitit Vergi Dairesi'nce davacıya tahakkuk edilen 8.950,30 TL damga vergisi ve 6.954,38 TL gecikme zammının davacı tarafça vergi dairesine ödendiği anlaşılmaktadır.
488 sayılı damga vergisi kanununun ekli (1) sayılı tablo uyarınca ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Damga Vergisi Kanunu'nun 3/1. maddesine göre uyuşmazlığa konu damga vergisinin mükellefinin ihale kararını alan davacı olduğu, vergiyi doğuran olayın, ihale makamı tarafından imza edilen ve ikinci bir tarafı bulunmayan ihale kararından kaynaklanan bir kamu hukuki işlemi olduğu ve taraflar arasında imzalanan 30/05/2018 tarihli mal alımına ait sözleşmeden kaynaklanmadığı, davacı yanın iddiasını dayandırdığı 30/05/2018 tarihli mal alımına ait sözleşmesinin 7. ve 8. maddeleri incelendiğinde, ihale kararından doğan damga vergisinden davalının sorumlu olduğunu gösterir bir hükme rastlanılmadığı, dolayısı ile Damga Vergisi Kanunu'nun 3/I. maddesi gereği ihale kararını imza eden davacının ihale kararından doğan damga vergisinin mükellefi olduğu ve bu yükümlülüğünü davalıdan Damga Vergisi Kanunu madde 3/II hükmüne dayanarak ya da mal alımına ait sözleşmenin 7. ve 8. maddelerine dayanarak yükleyemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde açık bir hüküm bulunmadığı gibi mahkemenin kabulünde olduğu üzere sözlü bir sözleşme olduğuna yönelik iddia ve ispatın bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/529 Esas 2022/931Karar sayılı 02/12/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a-Davanın REDDİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 271,62TL harcın mahsubu ile bakiye 343,78TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 15.904,68TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
d-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ;
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan 72,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."