T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1476 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/863
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/240 E 2023/363 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumdan işletmesi için 130 baş Çek Cumhuriyeti-Slovakya ithali besilik dana satın aldığını, 66 baş dana için 05/12/2016 tarihli, 64 baş dana için 04/12/2016 tarihli sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, müvekkilinin 05/12/2016 tarihli fatura karşılığında davalıya 154.984,50 Euro (582.416,25 Türk lirası) ödediğini, satın alınan hayvanlar için düzenlenen 04/12/2016 tarihli veteriner giriş belgelerinde fiziksel ve hayvan refahının yeterli olduğunun ve ölü veya durumu iyi olmayan hayvan bulunmadığının belirtildiğini, fakat işletmeye gelen hayvanlardan alınan numunelerin test sonuçlarına göre hayvanların BDV hastalığı sebebiyle oldukça ağır hasta ve hatta ölmeye yakın hâlde teslim edildiğinin anlaşıldığını, ... İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından birden çok hayvan ölüm tutanaklarının tutulduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı kurumdan alınan 130 adet besilik hayvanın 11'inin teslimden önce var olan hastalıklar nedeniyle ölmesinden dolayı maddi zarar için 100 Euro'nun ödeme tarihi olarak kabul edilecek olan 05/12/2016 fatura tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının 1 yıl vadeli Euro mevduatlarına uyguladığı faiziyle birlikte, Euronun fiili ödeme tarihindeki TCMB Döviz alış kuru üzerinden ödenmesi ile, ödenen vergiler için 100,00 TL'nin vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, ödenen laboratuvar tahlil bedelleri için 100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile ölen hayvanlar nedeniyle zarar talebini 13.014,09 Euro'ya, ödenen vergiler için 498,70 TL'ye, ödenen laboratuvar tahlil bedelleri için 2.077,50 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satış sözleşmesi gereğince 130 adet hayvanın davacıya 04/12/2016 tarihinde tam ve sağlıklı olarak teslim edildiğini, gümrük kapısında veteriner hekimce gerekli kontrollerin yapıldığını, davacının da herhangi bir ihtirazı kayıt sunmadığını, hayvanları görerek ve bilerek teslim aldığını, canlı hayvan tesliminin bakanlık aracılığıyla yapıldığını ve sorumluluğun bu nedenle bakanlığın seçim heyetinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 04/12/2016 tarihli ithal besilik sığır teslim ve tesellüm tutanağında 130 baş, 33.000 kg canlı sığırın yediemin sıfatıyla davacıya tam ve sağlıklı olarak teslim edildiğinin belirtildiği, ancak dosyadaki bilgi ve belgelere göre hayvanların yediemin olarak alındıktan yaklaşık 1 hafta sonra ve devamında ölümlerin gerçekleştiği, BSE hastalığı yönünden inceleme yapıldığı, sonuçların negatif çıktığı, Türk Borçlar Kanununun 220 inci maddesinde, "Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu turulmaz.", 225 inci maddesinde de, "Ağır kusuru olan satıcı satılandaki ayıbın kendisinde süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükmünün düzenlendiği, hayvanlar teslim edildikten sonra ölümlerin başladığı, teslim sırasına kadar zaiyatın bulunmadığı, teslim sonrası sorumluluk davacı besiciye yüklenmiş ise de, davalının ağır kusuru hâlinde sorumlu olacağı, hayvanların tesliminden bir hafta sonra ölümlerin yaşandığı, kaldı ki bu hastalığa neden olan virüsün ancak laboratuvar tetkikleri ile anlaşılabileceği, davacının ise bu hastalıkları bilmesinin mümkün olamayacağı, alınan bilirkişi raporunun yeterli, dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükümdeki faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, dava ve ıslah dilekçesinde yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesi talep edilmişken mahkemece aynen ödemeyi de içerir şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, yine davacının vergi ve tahliller için ödeme tarihinden itibaren faiz talep ettiği, mahkemece rapordaki farklı ödeme tarihleri dikkate alınarak karar verildiğini, delillerin celp edilmediğini, ihbar talebi konusunda karar verilmediğini, ıslah dilekçesine karşı süre verilmeden duruşmada beyanda bulunulmasının sağlanmadığını, dava konusunun 11 adet hayvan olduğunu, 20 adet hayvana ilişkin analiz ücretinin tamamının müvekkiline yüklendiğini, raporda damga vergisi ve ticaret borsasına ödenen ücretin hesaplandığını, ancak davacının talebinin vergiye ilişkin olduğunu, sözleşmede vergi ve borsa ücretinin davacıya ait olduğunun kabul edildiğini, ayrıca kaldırma kararından önce sunulan istinaf itirazlarının da aynen incelenmesini talep ederek istinaf dilekçesi ekine sunmakla, ilgili dilekçedeki istinaf itirazlarında; mahkemece resmi belgelere itibar edilmediğini, hayvanların teslimden önce var alan hastalık nedeniyle öldüğü ve hastalıkların müvekkili tarafından hileli davranışlarla saklandığına dair delil sunulmadığını, bilirkişi raporunda hayvanların BDV virüsü nedeniyle ölmüş olabileceğinin belirtildiğini, ihtimal üzerine düzenlenen rapora göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, ithalatın gerçekleştiği ülke yetkili kurumları tarafında düzenlenen veteriner sağlık sertifikasında hayvanların hangi testlerden geçirildiği, hangi hastalıklar için aşılandığı, hangi hastalıklar yönünden ne kadar süre zarfında ari çiftliklerden orjinlendiği gibi bilgilerin yer aldığını, sertifikada yer alan bilgilerin doğruluğunun hayvanlar müvekkiline teslim edilmeden önce Veteriner Sınır Kontrol Müdürlüklerinde Bakanlık resmi veterinerleri tarafından gerektiğinde numune almak suretiyle teyit edildiğini, hastalık taşıyan hayvanların ülkeye girişine izin verilmediğini, ülkeye girişine izin verilen hayvanlar için müvekkilinin sağlık kontrolü yapma yetkisinin olmadığını, sadece resmi kurumlarca düzenlenen evrakların kontrol edildiğini, hayvanların fiziksel muayenesi ve tartımı gibi işlemlerin yapıldığını, bu işlemlerde herhangi sorunu olmayan hayvanların gümrük kapısı yada limanda bekleyen besicilere satım sözleşmesi gereğince teslim edildiğini, bağımsız kurum ve kuruluşlar tarafından hayvanların sağlıklı olduğuna dair düzenlenen belgelere itibar eden müvekkilinin ağır kusurundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili tarafından hayvanlardaki hastalıkların gizlendiğine dair davacının bir iddiasının bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, canlı hayvan satışı nedeniyle davalı satıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, canlı hayvan satışı nedeniyle zarar istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalının esasa ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine geçilmeden önce usule yönelik itirazlarının yapılan değerlendirmesinde, davalı taraf yargılama sırasında 24/07/2019 tarihli dilekçesinde davanın ithalatçı firmaya ihbarını talep etmiştir.
Davanın ihbarı ve şartları, 6100 sayılı HMK'nın 61 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Davanın ihbarı mahkeme aracılığı ile yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla da yapılması mümkündür. Davanın ihbarını mahkeme aracılığı ile isteyen taraf, dilekçe ile mahkemeye başvurmalıdır. Mahkeme, davanın ihbarına ilişkin dilekçenin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbar şartlarının bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği gibi ihbar talebinin reddine ya da kabulüne de karar vermemelidir. Mahkeme ihbar dilekçesinin üçüncü kişiye tebliği ile yetinmelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2017 gün, 2016/(7)22-2396 Esas, 2017/1533 Karar sayılı ilamı). Somut olayda mahkemece, davalının ithalatçı firmaya ihbarı talebinin karşılanmaması yerinde olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle davalı tarafın ihbar talebinin yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2023 tarih ve 2023/240 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."