T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/276 - 2025/856
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/276 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/856
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2022/344 E 2022/1081 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki adet çimento bağlantı sözleşmesi akdedildiğini, birinci bağlantı sözleşmesi kapsamında tonu 325,00 TL+KDV olmak üzere 5.215 ton karşılığı 2.000.000,00 TL olarak anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya istinaden 07/10/2021 tarihinde müvekkili tarafından banka kanalı ile davalı şirkete 325,00+KDV çimento bağlantı bedeli açıklamasıyla 2.000.000,00 TL gönderildiğini, akabinde davalının çimento sevkiyatına başladığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıdan 903 ton çimento alacağı kalmış iken çimento fiyatlarına gelen zamlar ve döviz kurundaki artışlar bahane edilerek anlaşılan fiyattan çimento verilemeyeceği ifade edilerek birinci bağlantı sözleşmesine istinaden ödenen tutarın 340.115,72 TL'sinin 02/12/2021 tarihinde müvekkili şirkete iade edildiğini, ikinci bağlantı sözleşmesi kapsamında tonu 345,00 TL+KDV olmak üzere 4.913 ton karşılığı 2.000.000,00 TL bedelle anlaşma sağlandığını, anılan tutarın 01/11/2021 tarihinde müvekkili tarafından davalı şirketin banka hesabına 345,00+KDV 4.913 ton çimento bedeli açıklaması ile gönderildiğini, Kasım ayı ortalarında çimento fiyatlarına gelen zamlar ve döviz kurundaki artışlar bahane edilerek anlaşılan fiyatlardan ürün verilemeyeceği belirtilerek ikinci sözleşmeye istinaden müvekkilinin ödediği tutarın 1.500,000,00 TL'si'nin 11/11/2021 tarihinde müvekkili şirkete iade edildiğini, sonrasında her iki şirket yetkilisinin görüşmesi neticesinde davalı şirket tarafından iade edilen tutarın müvekkili tarafından tekrar davalının banka hesabına gönderildiğini, ancak çimento fiyatlarına gelen zamlar ve döviz kurundaki artışlar tekrar bahane edilerek davalı tarafından müvekkiline anlaşılan fiyatlardan verilemeyeceği belirtilerek müvekkilinin ikinci bağlantı sözleşmesine istinaden ödediği tutarın 1.500.000,00 TL ve 500.000,00 TL olmak üzere iki parça halinde 25/11/2021 tarihinde tekrar müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten birinci bağlantı sözleşmesine istinaden 903 ton, ikinci bağlantı sözleşmesine istinaden 4.913 ton çimento alacağı bulunmakta iken sözleşmelerinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, çimento temini hususunda başka firmalardan alınan tekliflerin yüksek olduğunu, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu yönde 03/12/2021 tarihinde davalıya ihtar gönderildiğini belirterek HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında piyasa fiyatı araştırması ve bilirkişi incelemesi neticesinde zarar miktarının tespiti ile dava değerini artırma hakkı saklı tutularak birinci bağlantı sözleşmesine istinaden 325,00+KDV sözleşme fiyatı üzerinden hesaplanacak 903 ton çimento bedeli ile güncel piyasa çimento fiyatı+KDV üzerinden hesaplanacak 903 ton çimento bedeli arasındaki fark, ikinci bağlantı sözleşmesine istinaden 345,00 TL+KDV sözleşme fiyatı üzerinden hesaplanacak 4.913 ton çimento bedeli ile güncel piyasa çimento fiyatı + KDV üzerinden hesaplanacak 4.913,00 ton çimento bedeli arasındaki farkın şimdilik 50.000,00 TL olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezi Eskişehir olduğundan yetkili mahkemenin Eskişehir mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında sadece çimento değil, ayrıca kül ticareti de yapıldığını, taraflar arasında sabit fiyatlı yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkilden herhangi bir yazılı icap veya kabul olmaksızın havale açıklamalarına fiyat yazarak sözde bağlantı iddiasında bulunduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı ve hukuken geçersiz olduğunu, davacının 07/10/2021 tarihine kadar 2.632.440,59 TL tutarında mal aldığını, karşılığında ağırlıklı olarak çeklerle ödeme yaptığını, belirtilen tarihten sonra da hem çimento hem kül alımına devam ettiğini, davacının gönderdiği 2.000.000 TL + 2.000.000 TL’lik havale bedellerinin mevcut borçlara mahsup edilerek bakiyenin ise iade edildiğini, davacının piyasa fiyatları yükselince düşük fiyatla bağlantı yaptığı iddiasında bulunarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından sözleşmenin feshinin de söz konusu olmadığını, belirsiz alacak davası koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında belirtilen fiyatlarla bir sözleşme olup olmadığı noktasında olduğu, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının ödeme dekontları ve ihtarnamelerle sözleşme kurulduğunu iddia ettiği, ancak davacının tek taraflı gönderdiği ödeme ve ihtarnamelerin sözleşme kurulması için yeterli olmadığı, davacının yemin deliline dayanmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı, bu nedenle zararının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek müvekkil şirketin davalıya yaptığı çimento bağlantı sözleşmelerinin davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, sözleşmelerin varlığının faturalar ve sevkiyatlarla kanıtlandığını, davalı ticari defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporunda zarara ilişkin hesaplama yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanıkların dinlenmediği ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, taraflar arasında sabit fiyatlı çimento satışına ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından feshedilip feshedilmediği ve davacının zararının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
07/10/2021 tarihli banka dekontuna göre, davacı tarafından davalıya 2.000.000,00 TL gönderildiği, dekont açıklamasında "325+KDV çimento bağlantı bedeli" açıklaması bulunduğu, 01/11/2021 tarihli banka dekontuna göre, davacı tarafından davalıya 2.000.000,00 TL gönderildiği, dekont açıklamasında "345+KDV-4.913 ton çimento bedeli" açıklaması bulunduğu görülmüştür.
25/11/2021 tarihli iki adet banka dekontuna göre, davalı tarafından davacıya iki kalem halinde 500.000,00 TL ve 1.5000.000,00 TL olmak üzere 2.000.000,00 TL gönderildiği, dekontta açıklama bulunmadığı, 02/12/2021 tarihli banka dekontuna göre, davalı tarafından davacıya 340.115,72 TL gönderildiği, dekontta açıklama bulunmadığı görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki taraflara ait BA-BS formlarına göre, davacının davalı tarafından düzenlenen 87 adet faturayı BA formu ile beyan ettiği, davalının ise davacı adına düzenlediği 86 adet faturayı BS formu ile beyan ettiği, davalı kayıtlarında olmayan ancak davacı kayıtlarında yer alan 1 adet 16.881,79 TL tutarlı faturanın davacı tarafından "... Hfr. Virman” açıklaması ile kayıt yapılarak davalıya olan borçtan düşüldüğü, dolayısıyla tarafların beyan ettiği faturaların birbiriyle uyumlu olduğu, davacının 2021 yılı kayıtlarına göre taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin 31/12/2021 tarihi itibariyle sıfırlandığı, davalının adresinin Eskişehir olarak gözüktüğü, dosya kapsamında ticari defterlerinin bulunmadığı ancak dosya kapsamına sunulan davacı muavin hesabının davacı kayıtları ile uyumlu olduğu ve 31/12/2021 tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin sıfırlandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre mahkemece her ne kadar taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerde birim fiyatı belirten açıklama bulunması, havale dekontunda yazılı açıklamanın davacı iddialarını doğrular mahiyette olması (Aynı yönde Yargıtay 13 Hukuk Dairesinin 30/04/2019 Tarih, 2017/9623 Esas, 2019/5500 Karar sayılı ilamı)havale dekontunda yazan açıklamaya rağmen davalının herhangi bir itirazda bulunmayarak davalıya belirtilen birim fiyat üzerinden mal satmaya devam etmesi, dosyaya sunulan davalının muavin kayıtlarında da anlaşıldığı üzere davacı tarafından havaleler gönderildikten sonra gönderilen bedelden davacı borcunun mahsubu sonrasında bakiye kalan yüksek miktardaki davacı alacağının makul sürede iade edilmeyerek davalı uhdesinde kalması hususları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının talepleri yönünden inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2022 tarih ve 2022/344 Esas, 2022/1081 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Katip
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."