T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1332 - 2026/1000
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/1332 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2026/1000
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2024
ESAS-KARAR NO : 2020/451 E 2024/255 K
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAHİLİ DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 03/07/2026
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile dahili davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın, dahili davalı ... ... ile diğer davalı ... Petrol Dağıtım A.Ş. arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında ... ...'ın borçlarına teminatı için 750.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, davalı tarafından bayilik sözleşmesine dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, bayinin borca itirazı üzerine davalı alacaklı tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/20 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, Mahkemece 26.02.2014 tarih ve 2014/108 sayılı karar ile davalı ... ...'ın, ... Petrol Dağıtım A.Ş'ye 668.666,00 USD ödemesine karar verildiğini, davalı alacaklı ... Petrol Dağıtım A.Ş tarafından, ilamda lehine hükmedilen bedelin tahsili amacıyla, ipotek borçlusu olarak müvekkili ile diğer bayilik sözleşmesi ve de ilam borçlusu ... ... aleyhinde, Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3692 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatığını, müvekkilinin icra takibi ve satış baskısı altında 12.05.2017 tarihli protokolü imzalayarak 750.000,00 TL ödendiğinin, ancak takip konusu alacağın bulunduğunu tespit eden 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.02.2014 tarih ve 2013/20 E. 2014/108 K. sayılı kararının, temyizi üzerine Yargıtay 19. HD'nin 06.06. 2017 tarih ve 2016/8714E. 2017/4567 K. sayılı ilamıyla derdestlik nedeniyle kararın bozulduğunu, Mahkemesi’nce 09.11.2017 tarih ve 2017/649 E. 789 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın 05.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, bu kasamda müvekkili tarafından yapılan ödemenin dayanağının kalmadığını ve fuzulen ödenen bu bedelin iade edilmediğinden tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4011 E. sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ancak borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağın en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın evveliyatının, ... ... ile müvekkili arasındaki 24.08.2007 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve Protokolü kapsamında ... ... lehine 15 yıl müddetle intifa hakkı verilmesi ve 15 yıllık bayilik hizmet bedeli olarak 1.000.003,00 USD ödenmesi sonrasında, Rekabet Kurumu'nun bayilik sözleşmelerini 5 yıl süreyle sınırlanması ve bu nedenle 15 yıl süre için ödenen bayilik hizmet bedelinin 5 yılı aşan kısmının bedelsiz kalması nedeniyle tahsili amacıyla Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5096 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılması ve takibe itiraz üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/197 E. sayılı dosyasında açılan davanın, Mahkemesince intifanın kaldırılmadan önce açılmış dava olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesiyle başladığını, bu aşamadan sonra, ... ...'a ödenen 1.003. 000,00 USD Bayilik Hizmet Bedelinin, Rekabet Kurumu kararına göre geçersiz ve müvekkilince kullanılamayacak sözleşme süresi 10 yıla karşılık gelen 668.666,00 USD tutarındaki kısmının tahsili için bayilik sözleşmesi süresi sona ermesi ve intifa hakkının terkini akabinde, Ankara 5. ATM'nin 2017/649 E. sayılı dosyasında bu alacak dava konusu edildiğini, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak, temyizi üzerine “aynı konuda Ankara 3 ATM'de görülmekte olan bir dava olduğu ” derdestlik gerekçesiyle karar bozulduğunu, her iki dosyada verilen kararlarlar ile müvekkil şirketin, bayilik ve ipotek nedeniyle herhangi bir alacağının bulunmadığına ilişkin tespit içermediği gibi Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2017/649 E. sayılı dosyasının gerekçeli kararında açıkça müvekkilinin haklı alacak talepleri kabul edilerek hüküm altına alındığını, müvekkili tarafından ilam ve ipoteğe dayalı olarak davacı ve asıl borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve takip sürecinde anlaşma sağlanarak ödeme yapılması neticesinde takibe konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edildiğini, dava dışı ... ...'ın müvekkilline halen borçlu olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı vekili, müvekkilinin bayilik sözleşmesi kapsamında ... Petrol Dağıtım A.Ş'ye herhangi bir borcu bulunmadığını ve müvekkilin dava konusu döneme ilişkin ticari kayıt ve belgelerinin 10 yıllık saklama süresi sona erdiğinden ibraz etmelerinin mümkün olmadığını, ... Petrol Dağıtım A.Ş' nin yasal defter ve belgeleri incelendiğinde, iddiaların ve bayilik ilişkisinden kaynaklı herhangi bir borçlarının olmadığını bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maliki olduğu taşınmazı, davalı ... ile ... ... arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi kapsamında doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere 750.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği olarak verildiği, bayilik sözlemesinin 15 yıl süreceği nazara alınarak davacıya ait taşınmaz üzerine 15 yıllık intifa hakkı kurulduğu ve bu süreye tekabül edecek şekilde ... de bayiye bayilik hizmet bedeli olarak 1.003.000,00 USD ödendiği, Rekabet Kurumunu bayilik sözleşmelerin 5 yıl ile sınırlaması vede bayinin yeniden sözleşme yapmak istemediğini bildirmesi üzerine fuzulen ödenen 668.666,00 USD nin iadesi için bayi aleyhinde takip başlatıldığı itiraz üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde itirazın iptali davası açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği ancak temiyiz üzerine Yargıtay' ca derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulduğu, ancak bozmadan önce ... nin bu ilam ile teminat ipoteği vasfındaki ipotek senedine dayalı olarak asıl borçlu bayi ... ... ve ipotek borçlusu olarak davacı Vecihi ... aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, takip sırasında davacı ve ... arasında 12.07.2017 tarihine yapılan protokol kapsamında ipotek üst sınırı 750.000,00 TL ile vekalet ücreti ödenmesi karşılığında ibralaşıldığı, bu kapsamda icra takibinin ve de ipoteğin terkininin sağlandığı, bu ödeme ve protokol kapsamında ipotek şerhi tapuda sonlandığından daha sonra takip dayanaklarından biri olan ilamın bozulmasının sonuca etkisi olmadığı, ipotek teminatı bayilik sözleşmesi kapsamında bayinin borcunun olup olmadığının önem kazandığı ve yapılan incelemede ipoteğin teminatını teşkil ettiği bayilik sözleşmesi kapsamında bayinin fuzulen ödene 10 yıllık hizmet bedeli yönünde borçlu olduğu ve bunun miktarının ödeme tarihi olan 12/05/2017 itibariyle 566.666,67 USD ve TCMB USD efektif satış kuru üzerinden karşılığının 2.038.810,01 TL, davacının ödediği 780.000,00 TL'den fazla olduğu anlaşılmakla, davacının terkin edilen ipotek nedeniyle davalı ... ye fuzulen ödediği bir miktar bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-dahili davalı vekili tarafından;
Mahkemece gerekçeli kararda müvekkili aleyhine bir hüküm bulunmamakla birlikte müvekkilinin protokol tarihi itibariyle daha fazla borçlu olduğu şeklinde gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, davanın konusunun müvekkilinin ...’ye olan borcu olmadığını, ... tarafından müvekkilinden talep edilen bir alacak olmadığı halde mahkemece yapılan bu değerlendirmenin doğru olmadığını,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi dosya kapsamında alınan 15/06/2023 tarihli rapora niçin itibar edilmediğinin anlaşılamadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin icra haciz ve baskısı altında yapıldığını ve ilamın ortadan kalkması ile müvekkilinin alacaklı olduğu halde verilen red kararının hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki 12/05/2017 tarihli borç ödeme protokolüne istinaden ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı ve itirazın iptali davasına bayinin dahili davalı olarak katılarak aleyhine hüküm kurulup kurulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ipotek sözleşmesi kapsamında fuzulen ödenenin istirdadı istemiyle başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4011 E. sayılı dosyası incelendiğinde, Vecihi ... vekili tarafından, ... Petrol Dağıtım A.Ş aleyhinde, "12/05/2017 tarihli borç ödeme protokolüne istinaden 17/05/2017 tarihinde ödenen 780.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak" açıklamasıyla, 780.000,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresi içinde borçlu vekilinin icra müdürlüğü yetkisine, borca, işlemiş ve işleyecek faize itirazı üzerine, takibin durduğu ve işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3692 E. sayılı dosyasında, alacaklı ... Petrol Dağıtım A.Ş. tarafından borçlular ... ... ve Vecihi ... aleyhinde 15/02/2017 tarihili ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte 668.666,00 USD asıl alacak + 192.099,50 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 860.765,50 USD ve harç, vekalet ücreti, tahsil harcı vs. 249.545,95 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, yine takip dayanağı kısmında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/20 Esas 2014/108 Karar sayılı ilamı ile ipotek senedinin gösterildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan borç ödeme protokolü başlıklı 12/05/2017 tarihli belgede, mülkiyeti Vecihi ...'a ait olan İzmir ili, Ada parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde, ... ...'ın borçlarının teminatı olmak üzere ... Petrol Dağıtım A.Ş lehine 750.000,00 TL bedelli ipoteğin mevcut olduğu, iş bu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan takip Ankara 18 İcra Dairesi'nin 2017/3692 esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, ipotek borçlusu Vecihi ... ile alacaklı ... Petrol Dağıtım A.Ş'nin şu şartlarda anlaşmaya vardığı tespit edilmiştir: İpotek borçlusu Vecihi ...'ın protokol imza tarihinden itibaren 5 gün içerisinde 750.000,00 TL ipotek borç bedeli 30.000,00 TL yasa gereği borçlu tarafa düşen vekalet ücreti olmak üzere 780.000,00 TL'nin ödeneceği, ipotek borçlusunun 780.000,00 TL ödemeyi yapması üzerine ... Petrol Dağıtım A.Ş ye başkaca bir borcunun kalmayacağı ve tarafların birbirini her türlü hak ve alacak konusunda ibra etmiş sayılacakları, alacaklı ... Petrol Dağıtım A.Ş'nin, asıl borçlu ... ...'dan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2014 tarih 2013/20 Esas 2014/108 Karar sayılı kararı vs. sebeplerle doğmuş ve doğabilecek sair hak ve alacaklarının saklı olduğu, yine Ankara 18. İcra Dairesi'nin 2017/3692 sayılı takibine ilişkin tahsil harcının ipotek borçlusu Vecihi ... tarafından ödeneceği vede bunun üzerine ... lehine tesis edilmiş bulunan ipoteğin tapuda terkin işleminin yapılacağı kararlaştırılmıştır.
İşbu davada ödeme protokolünün dayanağını teşkil eden ve Ankara 18. İcra Dairesi'nin dosyasında takibe konu edilen ipoteğin teminat altına aldığı borcun ... ... ile ... Petrol A.Ş arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklandığı, yine takipte borç miktarının tespiten dayanak yapılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/20 Esas 2014/108 Karar sayılı ilamı tarafının ve de ipotekli takibin taraflarından birinin ... ... olduğu nazara alınarak, iş bu davada zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle ... ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiği Mahkemece kabul edilmiş, davacı yanca 12/10/2022 tarihli dilekçe ile bayi ... ... davaya dahil edilmiş, Mahkemece dahili davalı olarak bu kişiye tebligat çıkarılmış olup, aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Karar süresi içerisinde bu kişi tarafından istinaf edilmiştir. Yargılamanın devamı sırasında, ... ... dahili davalı olarak yargılamaya katılmış ise de 6100 sayılı HMK 'da dahili davalı müessesesi söz konusu değildir.
İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, hüküm davanın taraflarına yönelik olarak kurulur. Somut olayda hakkında hüküm kurulan ... ...'a usulüne uygun yapılan bir takip ile açılan ve harçlandırılan bir dava bulunmamaktadır. Islah yoluyla da olsa bir davada taraf değişikliği yapılamayacağından dahili dava şeklinde davanın taraflarında değişiklik yapılması usule uygun değildir. Mahkemece, davanın tarafı olmadığı halde dahili davalı olarak gösterilen ... ... aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı ... tarafından davacı ve bayi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmış olup, takip sırasında davacı ile davalı ... arasında imzalanan 12/05/2017 tarihli ödeme protokolü ile ipotek bedeli ödenmiş, ipotek fek edilerek taraflar birbirlerini ibra etmişlerdir. Mahkemece anılan 12/052017 tarihli ödeme protokolünün ve bu kapsamda yapılan ödeme ve ipoteğin fekkinin takipten bağımsız bir borcun ödenmesi taahhüdü olup olmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde bayilik sözleşmesi kapsamında bayi ile davalı şirket arasındaki borcun irdelenerek dahili davalı aleyhine hüküm ve sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, dahili davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/451 Esas, 2024/255 Karar ve 30/04/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 03/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."