T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/258 - 2025/728
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/258 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/728
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2022
ESAS-KARAR NO : 2018/769 E - 2022/818 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... seri nolu ve ... motor nolu ... ... Ekskavatör makinenin 259.596,90 TL bedel karşılığında davalı şirkete satıldığını, 25/03/2016 tarihli irsaliyeli fatura düzenlenip makinenin ve faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin faturaya süresinde itiraz etmediğini, ihtarnameye rağmen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, sunulan fatura fotokopisinde müvekkil şirkete ilişkin bir imza görülmemekte olup faturanın okunaklı örneğinin ve/veya aslının mahkemeye sunulması halinde beyanda bulunmak haklarını saklı tuttuklarını, faturada herhangi bir imza olması halinde ise bu imzaya açıkça itiraz ettiklerini, taraflar arasında temel borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıdan iş makinesini almadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının faturaya dayandığı, fatura ve sevk irsaliyesinde teslim alan imzasının bulunmadığı, tek taraflı olarak düzenlenen faturanın tek başına hukuki ilişkinin varlığını kanıtlayıcı nitelikte olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının faturayı tebliğ ettiğini ve fatura konusu malı teslim ettiğini ispatlayamadığı, yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının fatura ve ihtarnameye süresinde itiraz etmemekle temel borç ilişkisini kabul ettiğini, mal tesliminin birçok delille ispatlandığını, mal satışının Vergi Dairesine BS formu ile bildirildiğini, davalının alım satım ilişkisini kendi ticari defterlerine kayıt etmemesinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, faturanın sağ altında imzaların yönünden imza incelemesi yapılmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinin su baskını nedeniyle zayi olmasından dolayı zayi belgesi için dava açıldığını, vergi dairesi tarafından hazırlanan vergi tekniği raporunda davaya konu satışa ilişkin bilgilere yer verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu faturada belirtilen malın davalıya teslim edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2018/6672 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 23/05/2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 259.596,90 TL asıl alacak, 46.471,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 306.068,30 TL alacağın tahsili için Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/6264 Esas saylıı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın gönderildiği icra müdürlüğü tarafından davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan 25/03/2016 tarihli açık faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, 259.596,90 TL bedelli olduğu, teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı görülmüştür.
Dosya kapsamında alınan kök ve ek raporlarda, davacının ticari defterlerinin zayi nedeniyle iptali için dava açıldığı, davacının BS formu ile takibe konu faturayı Vergi Dairesine bildirdiği, davalının ticari defterlerinde takibe konu faturanın kayıtlı olmadığı ve BA formu ile Vergi Dairesine bildirilmediği hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Vergi Dairesi tarafından davacı şirket hakkında düzenlenen 16/06/2021 tarihli Vergi Teknik Raporu içeriğinde, davalı şirket yetkilisinin takibe konu fatura ile ilgili beyanının alındığı, alınan beyanda akdi ilişkinin ve mal tesliminin inkar edildiği, raporun sonuç kısmında taraflar arasındaki satım ilişkisi konusunda, davalıya yapılan satışın gerçek bir satış olmadığı görüşüne yer verildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle faturaya dayalı alacak iddiasında davacının fatura konusu malı davalıya teslim ettiğini yazılı şekilde ispat etmesi gerekmesine, faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına ve BA formu ile vergi dairesine bildirilmemiş olmasına, mahkemece defaten verilen süreye rağmen dosyaya davacı tarafından sunulan en okunaklı fatura suretinde dahi teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunmamasına, teslimin ispat edilememesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 16/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."