T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/315 - 2025/726
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/315 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/726
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/722 E 2022/624 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu, davalının elektronik ortamda gönderdiği bayilik sözleşmesini şirketi temsiline 31/01/2020 tarihinde imzaladığını, sözleşme ekinde bulunan kefalet sözleşmesini ve senet metnini de hem şirketi temsilen hem de şahsen 30.000,00 TL sorumlu olacak şekilde sözleşme tarihi ile aynı tarihte imzaladığını, senedin vade kısmının boş olduğunu, taraflar arasında muhtelif tarihlerde ve muhtelif miktarlarda ticari alım satım gerçekleştiğini, fatura karşılığı davalıdan satın alınan kamera güvenlik sisteminin unsurlarından biri olan sunucu tam sürüm lisansı yerine kısıtlı sürüm lisansı gönderildiği için müvekkilinin maddi zarara uğradığını, davalıdan sözleşme gereği tam sürüm lisansının gönderilmesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarname ile talebe itiraz ettiğini ve müvekkilinin sözleşme ekinde teminat olarak verdiği senedin ödeme tarihine 27/02/2020 tarihini ve ihdas hanesine nakten ibaresini ekleyerek kambiyo takibi başlattığını, senedin üzerinde ve sözleşmede senedin teminat senedi olduğuna dair açıkça atıf bulunmasa dahi davalının cevabi ihtarında 30.000,00 TL bedelli senedin vade tarihine değinilmediğini, taraflar arasındaki yazışmalarında senet borcuna ilişkin kayıt ve bilgi bulunmadığını, senet karşılığında borç para veya mal alınmadığını, ticari defterler incelendiğinde senedin teminat senedi olduğunun ortaya çıkacağını belirterek müvekkilinin senet ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin bayisi olmadığını, uygun fiyattan mal almak, prim ve indirimlerden yararlanmak için bayi olmak istediğini, fakat davacı şirketin bayi olabilecek potansiyelinin bulunmadığını, bayilik sözleşmesinin aslının müvekkilinde olmadığını, davacının borcuna karşılık verdiği senedin tanzim tarihine baştan itibaren planlayarak ve kurgulayarak kötüniyetli olarak sözleşme tarihini yazdığını, böylelikle teminat senedi olduğu iddiası ile borcu ödemekten kurtulmaya çalıştığını, senedin tanzim tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olmasının senedin teminat senedi olduğunu ispatlamayacağını, sözleşmede senedin teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, davacının teminat senedi iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, senedin illiyetten mücerret olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü konuların taraflar arasındaki ticari alım satıma ve alışverişe yönelik olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senedin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ilişkin olarak teminat senedi olarak verildiğini iddia ettiği, sözleşmede ve bono üzerinde bu yönde her hangi bir düzenleme bulunmadığı, bononun teminat senedi olduğu ve bu nedenle de bedelsiz olduğunun yazılı delil ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; senedin piyasada kırtasiyelerde satılan boş senet örneklerinden olmadığını, müvekkiline imzalaması için e-posta yoluyla gönderilmiş boş bayilik sözleşmesinin ekinde bir sayfada yer aldığını, dosyaya e-posta ile gönderilmiş boş bayilik sözleşmesi ve boş bononun sunulduğunu, bononun tanzim tarihi ile senedin tanzim tarihinin aynı olduğunu, sözleşmenin yazı tipi ile puntoları ile bononun yazı tipi ve puntolarının aynı olduğunu, senedin ihdas hanesine nakden ibaresinin sonradan yazıldığını, senet karşılığı alınan mal veya hizmet bulunmadığını, ön inceleme duruşmasında davalının senedin para karşılığında alındığını iddia ettiğini ancak bu yönde herhangi bir delil sunmadığını, bononun vadesinin ve ihdas nedeninin sonradan doldurulduğunu, davalının cevabi ihtarında senedin sadece keşide tarihine yer verdiğini, vade tarihine yer vermediğini, senedin vade tarihi itibariyle davalının 2020 ticari defterlerine işlenmesi gerekirken 2021 ticari defterlerine işlendiğini, senette veya sözleşmede teminat kaydı yer almasa dahi tanık anlatımları, e-posta yazışmaları ve ticari bilgi ve kayıtların tümü incelenmiş olsaydı senedin teminat senedi olduğunun tespit edilebileceğini, tanıkların dinlenmediğini, diğer delillerin irdelenmediğini, davalı şirket iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yemin deliline dayanılmasına rağmen yemin teklif hakkının hatırlatılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu senedin teminat senedi olup olmadığı, davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2021/15381 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 18/11/2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 30.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 38.218,13 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senedin 31/01/2020 keşide tarihli, 21/02/2020 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli, nakden ihdaslı olduğu, davacı şirket kaşesi üzerinde ve açıkta imza bulunmakla davacı şirketin borçlu, davacı ...'ın avalist olduğu görülmüştür.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 30/01/2020 tarihinde ... Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin teminat başlığını taşıyan 3.3.4 nolu kısmında sözleşme gereği verilecek teminatların düzenlendiği ve bayinin bu sözleşme gereğince davacıya banka teminat mektubu ile gayrimenkul ipoteği vereceğinin yazıldığı, sözleşmede bu sözleşmeye istinaden teminat senedi alındığına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu 31/01/2021 keşide tarihli, 27/02/2020 vade tarihli bononun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının 2021 yılı alacak senetleri hesabında 01/10/2021 tarihinde kayıt edildiği, davacı ile davalının 01/01/2020 tarihinde başlayan ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıya 23.374,96 TL borçlu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıdan 23.315,13 TL alacaklı olduğu, 59,83 TL farkın masraflardan kaynaklandığı belirtilmiştir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair taraflar arasında düzenlenen sözleşmede senede bir atıf bulunmadığı gibi dava konusu senet üzerinde de teminat olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı bu hususda davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Senedin keşide tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olması senedin teminat senedi olduğunu ispata yeterli değildir.
Ne var ki davacıların dava dilekçesi incelendiğinde aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Bu durumda, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2022 tarih ve 2021/722 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacılara İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 16/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."