T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/510 - 2025/673
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/510 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2025/673 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
ESAS NO : 2023/167 E 2023/804 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ... aleyhine Ankara 7.İcra Dairesi'nin 2023/797 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin 80 yaşından fazla bir yaşa sahip olduğunu ve halen hastalıkları ile mücadele ettiğini, müvekkilinin hastanede tedavi gördüğü bir dönemde müvekkili hakkında başlatılan takibe ilişkin olarak ödeme emri tebliğ edilmiş ve müvekkili evinde olmadığından ve hastanede tedavi görmek üzere Ankara İli'nde bulunduğundan gelen icra ödeme emrinden haberdar olmadığını, tesadüfen torunları e-devlet uygulaması üzerinden inceleme yaparken müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını ayrıca karşılıksız çekten dolayı hakkında şikayetçi olunduğunu tespit ettiklerini, ancak müvekkilinin bankadan çek koçanı almadığı gibi, takibe konu edilen çeke imza atmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle takibin iptali talepli olarak dava açmak zorunda kaldıklarını, müvekkili hakkında sahte imzalı çekten dolayı başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin adına kayıtlı tüm malvarlığının haczedildiğini, şayet takibe devam edilecek olursa bu durum müvekkili açısından yıkıma sebebiyet vereceğini, çekteki imzanın adli tıp kurumu ya da grafoloji uzmanları tarafından incelendiğinde de imzanın müvekkiline ait olmadığının görüleceğini, bu nedenle de dava neticesine kadar tedbiren takibin durdurulmasını ve çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; dava konusu ... Şubesine ait 10.01.2023 tarihli, 0063204 seri numaralı ve 330.000 TL bedelli çekin; davacı ... tarafından dava dışı ...'a keşide edildiğini, bu kişi tarafından da dava dışı ...'a ciro edildiğini, ... tarafından da son olarak müvekkili ...'a ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkili ...'ın dava konusu çeki 12.01.2023 tarihinde ... şubesine ibraz ederek tahsil etmek istediğinde, hesapta (0) TL bakiye bulunması sonucu banka tarafından ''karşılıksızdır'' işlemi yapıldığını ve müvekkili tarafından alacağın tahsili amacıyla Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2023/797 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davacı tarafın her ne kadar herhangi bir çek hesabı bulunmadığını ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bankalara ibraz edilen çeklerle ilgili olarak ilgili banka tarafından res'en, çekin sahte olup olmadığı ve imzanın çek keşidecisi müşterisine ait olup olmadığı incelendiğini, çekin sahte olması halinde ''karşılıksızdır'' işlemi yapılmadığı gibi imza uyuşmazlığı halinde de bu husus çekin arkasına şerh düşüldüğünü ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu ... şubesi tarafından düzenlenen keşidecisi ... olan, Aksaray-10.01.2023 keşide yer ve tarihli, 0063204 çek numaralı, 330.000TL değerli çekte atılı keşideci imzasının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasen, ...'ın eli ürünü olmadığı rapor edildiği, davalı taraf savunmalarında Ağaçören Noterliğinin 06/07/2021 tarih ve 787 yevmiye numaralı vekaletnamesi davacının oğlu olan dava dışı ...'a geniş borçlanma yetkisinin verildiğini, bu yetkiye istinaden ...'ın davacı adına çek hesabı açtığını ve çeki keşide ettiğini, çek altındaki imzanın bu kişiye ait olduğu, davanın açıldığı günün öncesi 07/03/2023 tarihinde aynı Noterliğin 353 yevmiye numaralı azilnamesi ile davacının ...'ı azlettiğini bildirse de, ...'a verilen yetkilerin sınırlı olduğu, davacıyı temsilen bu kişiye kambiyo taahhüdü yoluyla borçlanma ve çek hesabı açma yetkisi verilmediği, ...'ın davacının işletmesinin idaresi için TBK'nın 547.m.de belirtilen kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili ticari temsilci olarak kabul edilemeyeceği, ancak verilen sınırlı yetkiye istinaden TBK'nın 551.m.nde sayılan ticari vekil olabileceği, TBK md. 551/2 uyarınca ticari vekilin özel yetki verilmedikçe işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı,bu suretle davalının savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulü ile davaya ve Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2023/797 esas sayılı icra dosyasına konu edilen ... Şubesine ait keşide yeri Aksaray, 10.01.2023 keşide tarihli, 0063204 çek numaralı ve 330.000,00TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK md 72 uyarınca şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK md. 72 gereğince senet nedeniyle borçlu olunmadığından bahisle açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı vekili 16/03/2024 tarihli dilekçesi ile, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili 26/05/2025 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca karşılıklı olarak dava, hak ve alacaklardan kayıtsız ve şartsız olarak tamamen feragat edildiğini, davacının feragati neticesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını belirterek feragat doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ise 27/05/2025 tarihli dilekçesi ile açtıkları davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK.'nın 311.maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davadan feragat maddi hukuk bakımından haktan da feragat anlamına gelir. Feragat edilen dava yeniden açılamaz.
"Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin" "Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler" başlıklı 215.maddesinde; "Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/619 Esas 2023/331 Karar sayılı dosyasında açmış olduğu davasından feragati kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, karar kesinleşmeden davadan feragat nedeniyle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun davadan feragat nedeniyle KABULÜ ile;
2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/167 Esas 2023/804 Karar sayılı 21/12/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40TL harcın peşin alınan 24.618,72TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.003,32TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ;
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."