T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/162 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/639
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/97 E 2022/835 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili ; müvekkili tarafından keşide edilen lehtarı davalı ve dava dışı ... olan 06.12.2018 tanzim tarihli, 20.04.2019 vade tarihli 350.000,00-TL bedelli bono nedeniyle, müvekkilinin davalıya 300.000,00-TL ödeme yaptığını, müvekkili tarafından yapılan bu ödemenin 25.06.2019 tarihinde davalı ve müvekkilince tutanak altına alındığını, müvekkilinin davalıya, bonoya mahsuben dava dışı ...'ı da kapsayacak şekilde 125.000,00-TL elden, 175.000,00-TL banka havalesi olmak üzere toplam 300.000,00-TL ödeme yaptığını, daha sonra çift lehtar içeren aynı senede istinaden senetteki diğer lehtar tarafından müvekkiline karşı Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3306 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bahsi geçen takip borcunu dava dışı diğer lehtara cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, bunun yanında icra vekalet ücreti ve tahsil harcına da katlanmak durumunda kaldığını, belirterek bahsi geçen senet nedeniyle davalı tarafından fazladan haksız olarak alınan 125.000,00-TL'nin ve icra masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/06/2022 tarihli dilekçesi ile davadaki tazminat taleplerini 146.512,50-TL'ye yükseltmiş ve noksan harcı tamamlamıştır.
SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili ; bononun müvekkili tarafından diğer lehtar olan dava dışı ...'a teslim edildiğini, davacıyı cebri icra tehdidi altında ve aslında borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda bırakanın da müvekkili olmadığını, dava dışı diğer lehtar olduğunu, müvekkilinin senede binaen verdiği borç parayı davacıdan aynen geri aldığını, bu nedenle, husumetin müvekkiline değil dava dışı ...'a yöneltilmesi gerektiğini, kaldı ki, bahse konu icra dosyasının kapatılması için haricen ödeme miktarı olarak ne kadar ödendiğinin, gerçekten ödeme yapılıp yapılmadığının ve icra takibinin bu davanın zeminini oluşturmak için yapılıp yapılmadığının da bilinemediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece; tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Davacının bonoya istinaden davalıya toplam 300.000-TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin davalının da kabulünde olduğu dava dışı bono lehtarı ...'ın Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/3306 esas sayılı icra takibi ile davaya konu bononun 275.000-TL'lik kısmını takibe koyduğu, takibin haricen tahsil edilerek kapatıldığı, bu kapsamda davacının davalıya ödemiş olduğu 300.000-TL'lik kısmın davalının payına düşen 125.000-TL'lik kısmının mükerrer ödendiği, davacının icra takibi kapsamında dava dışı lehtara ödediği 125.000-TL ve bu kısma ilişkin icra harcını davalıdan isteyebileceği,(125.000+4.687,50)129.687,50-TL'nin 30/11/2020tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, haricen tahsil edilen tutara dair ödendiği iddia edilen vekalet ücreti tutarının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-) Davacı vekili; dosyaya sunulan bonodan kaynaklı, müvekkilinin mükerrer ödeme yaptığını, hatalı şekilde tesis edilen kısmi ret kararının doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; davacının 300.000,00-TL'yi ödediğini, daha sonra dava dışı ... tarafından davacının cebri icra yoluyla 125.000,00-TL daha ödemesi istendiğini, bu durumda, cebri icra yoluna gidilmesinde müvekkilinin herhangi bir dahli olmadığı için müvekkilin icra takibi neticesinde meydana gelecek harç ve masraflardan sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; icra takibine konu senedin kısmen ödendiği mükerer tahsil edilen bedelin davacıdan iadesinin talep edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; davacının 20/04/2019 vade tarihli 350.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davalıya yapıldığı iddia edilen fazla ödemenin istirdadı davasına ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava, icra takibi öncesi senet lehtarlarının birden fazla olduğu, lehtarlardan davalıya yapılan ödemeye rağmen diğer lehtar tarafından bedeli kısmen ödenen senedin mükerrer takibe konu edilerek takip sonrası da harici ödeme sebebine dayalı fazladan yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun), gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.
Davacı vekili; icra takibi sonrası müvekkili tarafından yapılan harici ödeme sebebine dayalı fazla ödemenin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının yaptığı harici ödemeleri dava sırasında kabul etmekle birlikte bunları davadan önce harici tahsil olarak icra müdürlüğüne bildirmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava tarihi itibariyle davacının icra takibiyle kendisinden istenen alacağın ne kadarlık kısmından borçlu olmadığını tespitten ibarettir.
Somut olayda, davacı aleyhine senet lehtarlarından biri olan dava dışı ... tarafından senede dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibi bulunduğu takibin kesinleştiği ve davacı tarafından haricen yapılan ödemenin alacak ve ferileriyle birlikte tahsil edilerek icra takip dosyasına bildirildiği açıktır.
Ancak davacı-borçlunun icra takibi öncesi davalı lehtarlardan biri olan davalı ... ‘a 14/12/2018, 17/12/2018 ,27/12/2018 tarihlerinde 100. 000,00 TL, toplamda 300.000,00 TL ödeme yaptığı buna rağmen hiç ödeme yapılmamış gibi senedin takibe konu edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır.
Mahkemece yapılması gereken iş: davacı - borçlunun harici ödemesinin icra müdürlüğünce dikkate alınacağı ve davacı-borçlunun 300.000,00 TL harici ödemesinin, takip dosyasında takip tarihinden dava tarihine kadar gerçekleşen borç ana para ve faiziyle hesaplatılıp her iki hesabın arasındaki fark kadar davacının istirdada konu alacağının tespitine karar vermekten ibarettir.
Yargılama sırasında alınan raporda; bakiye borç hesabı yapılmadığı taraflar arasında keşide edilen senede yönelik kısmen tahsile rağmen fazladan icra takibine girişildiği, davacı tarafından icra takip dosyasına yönelik haricen ödeme yaptığı anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle davacı tarafından yapılan parça parça ödemelerin mahsubu ile davalıdan istirdadına karar verilecek alacak kalemi bulunup bulunmadığı yargılama harç ve giderleri de gözetilerek hesap edilmesi gerekir.
Bu durumda davacının davalıya icra takibine konu senede mahsuben ödeme yaptığı yukarıda açıklandığı üzere sabit olup, davacının yapılan tüm ödemeleri gözetilerek icra takibinde kapak hesabı yapmakta uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdii edilip harici ödeme tarihlerine göre, fazla ödemesi olup olmadığının saptanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu oluşturulan karar yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, HMK'nun 353/1.a-6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/97Esas, 2022/835Karar ve 11/11/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 23/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."