T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/344 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/696
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2022/236 E 2022/718 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen senedin taşınmaz alım satım ilişkisi kapsamında davalıya eksik unsurlu olarak düzenlenerek verildiğini, ancak taşınmaz satışının gerçekleşmediği gibi senedin de iade edilmediğini, bedelsiz kalan senedin gerçekte 20.000,00 TL olarak düzenlenmişken sonradan bedel hanesinin 200.000,00 TL ‘ ye yükseltildiğini, senette tahrifat yapıldığını diğer kısımlarının da anlaşmaya aykırı doldurulduğunu çift vade taşıdığını belirterek müvekkilin Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/18837 Esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalının %20' den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacının iddiasını yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, senette atılı bulunan imzanın inkar edilmediğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece; davaya konu senedin kambiyo senedi vasfında olduğu çifte vade bulunmadığı, bedelsizlik , anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, İcra Hukuk Mahkemesince alınan raporla tahrifatın sabit olduğu, senedin bedelsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacı tarafından imzalanan icra takibine konu senedin gayrimenkul alım satım karşılığında verilip verilmediği, bedelsiz olup olmadığı, senet vasfını taşıyıp taşımadığı davacının davalıya icra takibine konu senet nedeni ile borcu bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; senedin taşınmaz satımı ilişkisi kapsamında düzenlendiği ve taşınmaz satışının gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsizlik kaldığı ve bedel hanesinin tahrif edildiği gibi çift vade taşıması nedeniyle senet vasfı taşımadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikli irdelenmesi gereken husus; davacının tahrifat iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre mahkemece İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı ve yeniden rapor alınıp sonucuna göre bu istem hakkında bir karar verilmesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
Eldeki dava bedelsizlik ve tahrifat ve çift vade taşıması nedeniyle geçersizlik iddiasına dayalı olarak açılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle tahrifat iddiasının incelemesi dava konusu senetteki bedel hanesinin tahrif edilip edilmediğini incelemesi gerekmektedir. Uyuşmazlık; bedel hanesindeki tahrifat ve senedin gerçek bir alacak borç ilişkisine dayanmaması iddiası bakımından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı noktasındadır.
Mahkemece, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/780 Esas sayılı dava dosyasından alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek tahrifat yönünden iddiasının da reddine karar vermiştir. İcra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili olup, takip hukukundan kaynaklanan davalara bakan mahkemelerdir. İcra Hukuk Mahkemelerinde yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. Mahkemece tarafların delilleri toplanarak tahrifat konusunda inceleme yaptırılması gerekirken, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınarak karar verilmesi de doğru olmamıştır.
6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 676/ı maddesi hükmü uyarınca bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunur. Ancak bu kural rakam ile değer bildiren bölümde tahrifat yapılmaması halinde uygulanır.
Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir ve bu eylem cezayı gerektirir. Poliçenin lehtara verildiği anda gerekli unsurları ihtiva etmemesi hâlinde geçersiz olur. Poliçenin tesliminden sonra, kısmen hasara uğratılması (yırtılması, silinmesi, çizilip karalanması vs) suretiyle esaslı unsurlarından birisini kaybetmesi hâlinde de poliçe geçersiz olur (Bilgen, Mahmut: Kambiyo Senetlerinde Tahrifat (Değişiklik) Yapılması, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 11, Özel S.: 2009, s. 985’de yer alan atıf: Kınacıoğlu, Naci : Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1993, s.157).
Şekli unsurları tamam olan ve tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade, keşide tarihine, ödeme, keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir.
Şeklen geçersiz bir poliçenin eksik unsurlarının sonra tamamlanması veya geçerli bir poliçe metninden bazı unsuların çıkarılması suretiyle değiştirilmesi mümkün olup, eksikliğin tamamlanmasıyla geçersiz senet geçerli hâle gelir bu andan sonra imzalayanlar yeni metin gereğince sorumlu olurlar. Ancak bu hâlde önceki imza sahiplerini sorumlu tutmak mümkün değildir, zira senedin tamamlanması geriye doğru etkili olmaz.
Poliçe muayyen bir bedelin ödenmesini içermelidir. Ödenecek paranın miktarı yazı ve rakamla ifade edilir. Metin içinde bu iki meblağ arasında farklılık bunması hâlinde yazı ve rakamda tahrifat bulunmaması hâlinde yazıya itibar edilir. Sadece yazı veya rakam kullanılmış ve bunlar arasında farklılık bulunursa poliçenin az olan miktar için düzenlendiği kabul edilir.
Önemle vurgulamak gerekir ki, senet metninde değişiklik yapılmış olduğu iddiasının mutlak def’î niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği gerek Yargıtay, gerek öğreti tarafından kabul edilmiştir.
Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir.
Öte yandan, bir senetteki tahrifat hâlinde, mahkemenin tahrifat olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir.
Herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve istinaf incelemesinin denetime elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.
Davacı öncelikle takibe konu bonodaki bedel hanesi ve vade tarihinde tahrifat iddiasında bulunmuş olup, söz konusu mutlak definin kesin biçimde yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/236Esas, 2022/718Karar ve 07/11/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 30/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."