T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/317 - 2025/680
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/317 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/680
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/443 E - 2022/635 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... Kimya Boya ve Teks. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan 30/06/2018 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli çekin karşılığının çıkmadığını, çekle ilgili olarak yapılan takibin semeresiz kaldığını, davalı bankanın Çek Kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özen ve dikkati göstermediğini, dava dışı şirketin mali durumunun çek karnesi almaya yeterli olmadığını, davalı bankanın çek hesabı açılmaması gereken şirket adına çek hesabı açarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, yasal özen ve basiret borcunun gereği olarak kredi talep eden her müşteri hakkında yaptığı gibi çek karnesi talep eden müşteri hakkında da istihbarat yapması, müşterinin ödeme gücünü ölçmesi ve çek hesabı açılırken alınması gerekli belgelerin doğruluk ve sıhhatini kontrol etmesi gerektiğini, ayrıca makul bir süre ile müşterinin bankaya tevdi ettiği mevduatın miktarını ve hesap hareketlerini takip etmesi gerektiğini, davalı bankanın dava dışı borçlu şirket ve ortakları hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek şimdilik HMK 107.maddesi kapsamında 1.000,00 TL’nin çekin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 39.200,00 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin çek karnesi talebi üzerine gerekli araştırmaları yaptığını, yeterli düzeyde dikkat ve özeni gösterdiğini, taraflar arasında çek defteri talebine bağlı olarak 11/07/2021 tarihli genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, aynı tarihte GKS'ye bağlı 500.000,00 TL değerinde cari hesap kredi sözleşmesi akdedildiğini ve dava dışı şirket ile KKB Kredi Kayıt Bürosu arasında ... Ticari Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı şirkete 6 farklı bankadan çek karnesi verildiğini, ticari güvensizlik ortaya çıkartacak bir durumun bulunmadığını, müvekkili tarafından çek karnesinin verildiği tarihte dava dışı şirket ve şirket ortaklarının karşılıksız çek kaydının bulunmadığını, çek raporunda dava dışı şirketin o tarihe kadar ibraz edilmiş olan çeklere yönelik 1.662.985,00-TL ödeme yapmış olduğunu, aynı raporda 2018 yılı öncesinde ibraz edilmiş olduğu halde ödenmemiş çek kaydının bulunmadığını, davacının kendi kusurundan kaynaklanan zararlardan dolayı müvekkil bankayı sorumlu tutmaya çalışmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı firmaya ait finansal verilerin incelendiği, davalı bankanın 25/07/2017 tarihinde dava dışı firmaya 1 adet 10'luk çek karnesi verdiği, çek karnesinin verildiği tarihte dava dışı firmanın arkası yazılan çeki bulunmadığı, 6 banka ile Çek Hesabı çalışması bulunduğu, dava dışı firmanın ilk çek yaprağının tarihinin 21/11/2016 tarihi olduğu, ibrazında ödenen çek yaprağının tarihinin ise 16/05/2018 tarihi olduğu, yaklaşık 1,5 yıl keşide edilen çeklerin ödendiği, dava dışı firmanın ilk kez 18/06/2018 tarihinde ibraz edilip arkası yazılan çek yaprağının bulunduğu, davacı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, raporda davalı bankanın çek tesliminden önce dava dışı firmanın ve ortakları hakkında güncel inceleme yapıp yapmadığı hususlarında dosyaya sunulan bilgi bulunmadığının tespit edildiğini, davalı bankanın kusurunun dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davalı bankanın çek karnesi verirken gerekli özen ve dikkati gösterip göstermediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalı banka tarafından bastırılan çekin dava dışı ... Kimya Boya ve Teks. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edildiği, 30/06/2018 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin çekte ciranta olarak yer aldığı, davacı şirketin 16/07/2018 tarihinde çeke dayalı olarak dava dışı borçlu keşideci şirketin de içinde bulunduğu çek borçlularına karşı kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Davacı, dava dışı keşideci şirket hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 5941 sayılı Kanunun ve ilgili yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak tazminat isteminde bulunmuştur. Bir banka yada özel finans kurumu, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise dava tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası ile TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." hükmüne, 3. fıkrası ise "Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir." hükmüne haizdir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu çek yaprağının bulunduğu çek koçanının davalı banka tarafından dava dışı şirkete verildiği 25/07/2017 tarihinde dava dışı şirketin karşılıksız kalan çekinin bulunmaması, dava dışı şirketin toplam 6 farklı bankada çek hesabının bulunması, çek karnesinin verildiği tarihten önce ve sonra çeklerin dava dışı firma tarafından ödenmeye devam edilmesine, ilk karşılıksız kalan çek tarihinin 18/06/2018 tarihi olmasına, çek karnesinin verildiği tarihte dava dışı şirket hakkında olumsuz bir istihbaratın bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."