T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/598 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/552
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/454 E - 2023/593 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan kira sözleşmesi ve müvekkili ile davalı arasında imzalanan işletme devir sözleşmesine dayalı olarak kira bedeli, peşinat, tadilat masrafı ve yönetim gideri açıklaması ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin işletmekte olduğu ... Gündüz Bakım Evi unvanlı işletmeyi, işletme hakkını ve içinde mevcut demirbaşları ile birlikte 10.000,00 TL bedel karşılığında davalıya devrettiğini, bu sözleşme ile tarafların karşılıklı olarak birbirini kayıtsız ve şartsız gayrikabili rücu ibra ettiklerini, davalının işletme devir sözleşmesini icra takibine dayanak yapmak suretiyle müvekkilinden alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, dava dışı ... ile davalı arasında akdedilen kira sözleşmesi nedeniyle müvekkilinden talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile müvekkili arasında akdedilen kira sözleşmesi ile davacıdan devralınan ... Gündüz Bakım Evi unvanlı işletmenin müvekkiline kiralandığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen kira sözleşmesinde kreş - anaokulu olarak kullanılmaya elverişli ve ruhsatlı ibaresinin bulunduğunu, söz konusu işletmenin ruhsatlı olduğunun beyan edildiğini, müvekkili tarafından işletmenin ruhsatlı olduğu inancıyla kira sözleşmesinin akdedildiğini ancak ilerleyen süreçte işletmenin ruhsatının olmadığı ve bu nedenle kreş - anaokulu olarak kullanılmaya elverişli olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin işletmenin ruhsatı olmaması nedeniyle işletmeyi fiili olarak işletemediğini, zarara uğradığını, işletmenin kiralanmasındaki ve devrindeki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan borçtan işletmeyi devreden olarak davacı yanın sorumluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Ankara 31.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/10/2022 Tarih, 2021/618 Esas, 2022/463 Sayılı davanın reddine dair kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/04/2023 Tarih, 2023/259 Esas, 2023/560 Karar sayılı ilamı ile, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararınn kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, işletme devir sözleşmesi kapsamında devrin sadece işletme hakkı ve mevcut demirbaşlara ilişkin olduğu, işletmenin ruhsatına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, işletme hakkından anlaşılması gerekenin ticari hayattaki hava parası olduğu, taraflar arasında işletme devir sözleşmesi dışında hukuki veya ticari başkaca bir ilişki bulunmadığı, tarafların imzalandığı ve içeriği hususunda herhangi bir ihtilaf olmayan sözleşmede açıkça beyan edildiği üzere tarafların arasında alacak veya borç ilişkisinin kalmadığı, işletme devredilirken sözleşme maddelerinde işletmenin ruhsatının varlığı yahut bulunmaması halinde devir bedelinin iade edileceğine yönelik bir ibarenin mevcut olmadığı, sözleşme içeriği nazara alındığında kendisinden basiretli davranması beklenecek olan davalının söz konusu işletmeyi devralırken ruhsatı olup olmadığı hususunda gerekli özeni gösterip araştırma yapması gerektiği, davacının da bu konuda herhangi bir yazılı taahhüdünün bulunmadığı, takibe konu edilen kira sözleşmelerinde davacının imzası bulunmadığından sorumlu tutulamayacağı yine aynı şekilde tadilat masrafı yahut aidat adı altında yapılan ödemelerden de davacının sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalının, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiasının aksini ispata elverişli delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin işletmenin ruhsatlı olduğu inancı ile kira sözleşmesi akdettiğini, davacı adına olan işletme ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle müvekkilinin işletmeyi fiilen işletemediğini, ruhsat alımı için gereken koşullarda aleyhe değişiklik meydana geldiği için yeniden ruhsat da alamadığını, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle borçtan devreden olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin hata-hileye düşürüldüğü konusunda tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının işletme devri sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava işletme devri sözleşmesine aykırılık iddiası ile zararın tahsili için başlatılan icra takibine karşı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2021/3238 Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesine göre; alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 08/03/2021 tarihinde 25.622,59 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan bila tarihli işletme devir sözleşmesinin yapılan incelemesine göre, devredenin ..., devralanın ... ( yerine ...) olduğu, devir sözleşmesi içeriğinde devreden ...'ün ... Gündüz Bakım Evi'ni 10.000,00 TL bedel karşılığında işletme hakkının tamamını ve içinde bulunan bilumum demirbaşları ile birlikte devralana teslim ettiğini, devir bedelini kendisinden nakden ve tamamen aldığını, başkaca bir alacağının kalmadığı, devralan ...'ın ise ... Gündüz Bakım Evi'ni 10.000,00 TL bedel karşılığında işletme hakkının tamamını ve içinde bulunan bilumum demirbaşları ile birlikte devir ve teslim aldığını, devir bedelini nakden ve tamamen ödediğini, kendisine herhangi bir borcun kalmadığının belirtildiği görülmüştür.
Daha sonra dosya kapsamına aynı sözleşmenin davacı tarafından imzalanmış ve 03/10/2020 tarihli olarak ve devralan olarak davalı ... isim ve imzasının bulunduğu bir örneğinin sunulduğu görülmüştür.
Davalı ... ile dava dışı ... arasında 01/11/2020 başlangıç tarihli, 12 ay süreli, kreş anaokulunun kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi imzalandığı, kiralananın durumunun kreş-anaokulu olarak kullanılmaya elverişli ve ruhsatlı olarak belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasında imzalanan işletme devri sözleşmesinde ruhsat devrine ilişkin hüküm bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.714,58 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 428,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.285,93 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 09/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."