T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1358 - 2025/257
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1358 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/24 E 2023/322 K
DAVANIN KONUSU :(Alacak)
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; dava dışı Borçlu ... İnş. Taah... Ltd. Şti tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan 30/09/2018 keşide tarihli 45.420,00 TL bedelli 0027419 seri nolu çekin karşılığının çıkmadığını, davalı bankanın çek kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediğini, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı bankanın dava dışı borçlu şirket ve ortakları hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini müvekkilini zarara uğrattığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK 107 hükmü gereğince arttırılmak üzere şimdilik 1.000.TL'nin öncelikle çekin karşılıksız çıktığı (zararın doğduğu ) keşide tarihinden itibaren, bu talepleri kabul görmez ise dava tarihinden itibaren 3095 sok m.2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili bankanın, Çek Kanunu'nundan kaynaklanan yükümlülüklerinin farkında olduğunu, çek karnesi verilmeden önce ... İnşaat Taahhüt Gıda Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında, Kanunda istenilen araştırmalarının yapıldığını, tüm çek karnesi talep eden banka müşterilerine yapılan araştırma ve sorgulama işlemlerini , ... İnşaat hakkında da yapıldığını, müvekkili bankadan kaynaklanan bir kusur veya eksikliğin bulunmadığını, ... İnşaat'a çek karnesi verilmesinde (çek karnesi verildiği tarihte) hukuken bir engel olmadığının görüldüğünü, davacı şirketin temel ilişkide; ticaret yaptığı ... İnşaat şirketi hakkında araştırma yapmadan ve teminatlar almadan, piyasa araştırması yapmadan ve özen göstermeden alışveriş yapmasının, herhangi bir teminat istememesi nedeniyle başlı başına kendisinin kusuruyla gerçekleştiğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; dava konusu 27419 seri nolu çek yaprağının dava dışı ... İnşaat Taahhüt Gıda Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne 08.02.2018 tarihinde verilmesi işlemi ile ilgili olarak davalı banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve 5941 Sayılı Çek Kanunu hükümlerine aykırı olduğu iddiasının haklılık taşımadığı, çek yaprağının dava dışı şirkete verilmesi işlemi ile ilgili olarak davalı banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi için yasal süresi içerisinde 24.05.2023 günü saat 13:57'de 11875531702 iş emir numarası ile Mahkeme dosyasına UYAP üzerinden sunulmuş olmakla birlikte, duruşma saati olan 11:00'da ilgili dilekçe mahkemece görülmediği ve değerlendirilmediğini, buna rağmen duruşma tutanağına geçirilen gerçeğe aykırı beyanın kabulü mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz süresinin dolmasını beklemeden ve itirazlar değerlendirmeden sanki dilekçe verilmişcesine mazeret de reddolunarak dosya hakkında karar verilmiş olmasının hukuka aykırılık yarattığı bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, toplanması gereken deliller olmakla incelenmesi gereken bir çok husus bulunduğunu, ihtilafın bankanın çek hesabı açarken gerekli özen ve dikkati gösterip görmediği noktasında toplandığını, 5941 sayılı Çek Kanunun 2. maddesi uyarınca bankaların, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin TC Merkez Bankası kayıtlarını almakla yükümlü oldukları 6728 sayılı yasa ile getirilen değişiklikle beraber bundan sonra bankaların, çek hesabı açtırmak isteyenlerden Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi kayıtları ile adli sicil kayıtlarını istemeleri zorunluluk haline getirildiğini, böylece kişinin adli sicil kaydında karşılıksız çek keşide etmekten dolayı verilmiş bir mahkumiyet olup olmadığının ve kişinin ekonomik durumunun çek hesabı açmaya yetip yetmeyeceğinin incelenmesi gerektiğini, davalı bankaca yükümlülüklerin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi bu hususlarda bilirkişilerce değerlendirme de yapılmadığını eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Oturum arasında verilip hükme esas alınan bilirkişi raporunun mahkemece taraflara tebliğ edilip, beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verildiği ve raporun davacıya 10/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde; iki haftalık süre geçmeden önce yapılan 24/05/2023 tarihli duruşmada davacının bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduğundan bahisle mazeretinin reddine karar verilerek tahkikat bitirilerek dosya karara bağlanmıştır. Ancak duruşmanın yapıldığı saat 11.00 itibariyle davacının bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesini henüz sunmadığı duruşma saatinden sonra uyap üzerinde yapılan inceleme sonucu 13.57 itibariyle itiraz dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde yapılan yargılama işlemiyle, davalının bilirkişi raporuna karşı yapabileceği savunma imkanı elinden alınmış, bu suretle davacının adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırılık oluşmuştur. Açıklanan nedenle davalının esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin hükmün bu sebeple kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 355 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/24Esas, 2023/322Karar ve 24/05/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 355 .maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 363/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."