T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/713 - 2025/280
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/713 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/393 E - 2022/870 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket sahibi ve yetkilisi ... ...’un oğlu olan ... arasında imzalanan 17/11/2017 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, davacı şirkete 450.000,00 TL tutarında asansör malzemesi vermesi karşılığında davacının belirtilen adresteki taşınmazı devretmeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin sözleşme konusu daireyi ...'un annesi davalı ...'ye devrettiğini, ancak bunun karşılığında davalı tarafça taahhüt edilen asansör malzemelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, davacı şirketin 16/07/2019 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ve sözleşme bedelinin yasal ferileri ile beraber davacıya iadesi talep edildiğini, ancak davalının herhangi bir cevap vermediğini belirterek akdi edim tutarı olan 450.000,00 TL'nin tapu devir tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili, 17/11/2017 tarihli sözleşmede ...'nin adının geçmediğini, davalının taşınmazı 160.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelini nakit olarak ödediğini, bu hususun taşınmazın resmi senet kayıtlarında açıkça belirtildiğini, ayrıca arabulucuk sürecinin müvekkili yönünden işletilmediğinini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 17/11/2017 tarihli satış sözleşmesi şekil şartlarına uymadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmelerin taraflara hak ve borç doğurmayacağından davacının sadece bu sözleşmeye dayanarak alacak talep etmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkili yönünden arabuluculuk sürecinin işletilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını, “asansör malzemesi satımına” ilişkin sözleşme altındaki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, sözleşmeyi kabul anlamına gelmemekle sözleşmede sözde davalı şirketin gösterdiği vekiline satışın yapılacağının yazılı olduğunu, davalı şirket yetkilisi tarafından satışın kime yapılması gerektiğini gösterir bir kaydın da bulunmadığını, 17/11/2017 tarihli sözleşmenin adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi olduğunu, resmi şekil şartına uymadığını, davacının aynı taşınmaza ilişkin başka bir şirket ile de sözleşme imzaladığını, resmi senet ve tapu kayıtlarına göre davacının, dava konusu taşınmazın bedelinin ...'den tahsil etmiş ve tapuda devretmiş olduğunu, davacının aynı taşınmaza ilişkin birçok firma ile sözleşme yaptığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 17/11/2017 tarihli sözleşmede davacı şirket ve "mütaahhit firma" imzaları bulunduğu, müteahhit firma adına imzanın davalı şirket yetkilisi ... ...' a ait olmadığı, davalı ...'un sözleşmenin akdedildiği tarihte şirket adına sözleşme akdetme yetkisi bulunmadığı, 17/11/2017 tarihli, 57478 yevmiye numaralı resmi senedin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın 160.000,00 TL "nakden ve tamamen" bedelle ... tarafından davalı ...'ye devredildiği, davacı tarafından sunulan sözleşmenin adi şekilde olduğu, davacı vekilinin 05/03/2021 tarihli celsede sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ikrar ettiği, taraf defterlerinin incelenmesinde dava konusu sözleşme ve taşınmaza ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının iddialarını ispatlar nitelikte başkaca bir yazılı belge sunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edildiği, tanık dinlenmediği, banka kayıtlarının istenmediği, ...’un davalı şirket çalışanı olup olmadığının araştırılmadığı, yine dosya kapsamındaki vekaletnamelerinin bu kapsamda değerlendirilmediği, attığı imzanın şirketi bağlaması gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık 17/11/2017 tarihli sözleşme kapsamında mal teslim edilmediğinden sözleşmenin geçersizliği nedeniyle sözleşme bedelinin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından davalı şirket ile ticari mal alım satım ilişkisi olduğu iddiası ile sözleşme konusu edimin karşı tarafça yerine getirilmediğinden bahisle açılan alacak davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalı ..... Limited Şirketi'nin 17/11/2017 tarihi itibariyle yetkilisinin ... ...' olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu ... adresindeki taşınmaza ilişkin takyidatlı tapu kaydının incelenmesinden taşınmazın ... tarafından davalı ...’ye 160.000,00 TL bedelle satıldığı, bedelinin tam ve nakden alındığı hususunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tapu resmi senedinin aksinin davacı yanca ispat edilememiş olmasına, davalı şirket yetkilisi tarafından satım sözleşmesinin imzalanmamış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."