T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1890 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2019/523 E - 2022/628 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...A.Ş. arasında bulunan ticari ilişki kapsamında müvekkiline ait piyasa değeri yaklaşık 6.000.000,00 TL, irsaliye değeri ise 4.234.315 TL olan çeşitli çap ve ebatlarda "tij sondaj borularının" kullanım çerçevesinde mülkiyeti davacı şirkette kalmak kaydıyla, ekte sundukları sevk irsaliyelerinde belirtilen tarihlerde davalı ... şirketine teslim edildiğini, boruların sevk irsaliyesi karşılığında emanet olarak ... Şirketinin zilyetliğinde olduğunu, faturalandırma yapılmadığını ve taraflar arasında herhangi bir satış işleminin gerçekleşmediğini, takip eden süreçte davalı ... şirketi tarafından müvekkilline yazılan çeklerin karşılıksız çıkmaya başladığını, davalı şirketin sık sık adres değiştirdiğini, kendilerini zarara uğratan davalı şirket yetkilileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunulduğunu, müvekkili şirketce yapılan araştırma sonucunda müvekkil şirkete ait tij malzemelerinin davalı ... şirketine ait bir depoda saklandığının tespit edildiğini, davalı şirketler arasında bağlantı olduğunu belirterek müvekkil şirketin davalıya sevk irsaliyesi karşılığında teslim ettiği 5913 adet tij sondaj borularının davalı ya da davalılardan alınarak taraflarına iadesine, tijlerin aynen iadesinin mümkün olmaması halinde, taraflarına ait bu malların değerinin şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının davalılardan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiş, Mahkemece mal değeri olarak gösterilen bedel üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ...A.Ş. vekili, taraflar arasındaki ilişkinin davacının iddia ettiği gibi ödünç sözleşmesi olmadığını, dava konusu edilen tijin sarf malzemesi niteliğinde sondaj borusu olduğunu, kullanılmakla işlevini tamamladığını, yeniden kullanılmasına imkan olmadığını, bu sebeple kullanım ödüncü sözleşmesine konu edilemeyeceğini, taraflar arasında yazılı ya da sözlü herhangi bir ödünç sözleşmesinin bulunmadığını, davacının ödünç olarak verildiğini öne sürdüğü, sevk irsaliyesi karşılığı faturalandırılmadığını iddiasını aksine davacı tarafından faturalandırıldığını, 31.01.2019 tarihli, 1.418.980,68 TL bedelli, 31.01.2019 tarihli, 2.426.202,72 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli 1.162.252,80 TL bedelli toplam 3 adet e-faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, davacının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, son irsaliye tarihinden sonra davacıya 6.100.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kendilerine satış yaptığını, satış bedelinin nakden ve çekle ödendiğini, davacının taahhütlerini tam yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilinin ceza ödemek zorunda kaldığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...…A.Ş. vekili, davanın konusu itibari ile müvekkilli şirket ile diğer davalıya karşı birlikte dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu ile hukuki ya da fiili herhangi bir irtibatı bulunmadığını, davacının dava konusu ettiği taleplerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında hukuki ya da ticari herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi davacının varlığını iddia ettiği tijlerin müvekkilinde olmadığını, müvekkili şirketin de tij üreticisi olduğunu, davacı ve diğer davalı ile herhangi bir ticarette bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanca davaya konu boruların gönderildiği hususunun ikrar edildiği, ancak bunun davacı tarafından ileri sürülen nedenle değil, başka bir hukuki nedenle gönderildiğinin savunulduğu, buna göre davalının savunmasının vasıflı ikrar niteliğinde olduğu, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğünün ikrar eden tarafta değil, vakıayı ileri süren tarafta olduğu gözetildiğinde somut olayda ispat yükü davacıda olup davacı dava konusu boruların kullanım ödüncü kapsamında verildiğini ve iadesi gerektiğini ispat etmesi gerektiği, davacının dava konusu boruların kullanım ödüncü kapsamında verildiğini soyut iddiası dışında, yazılı ve kesin delille ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Taraflar arasında satım sözleşmesi bulunmadığını, irsaliye ile teslim edilen ürünlerin emaneten davalıya verildiğini, soruşturma dosyası kapsamında KYOK kararı verilmiş ise de yeni delillerin varlığı sebebi ile soruşturmanın genişletilmesinin talep edildiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediğini, tijlerin değerinin tespit edilmesi gerektiğini, yeminin güncel şirket yetkilisine yaptırılmasının doğru olmadığını, ayrıca her iki yana karşı da yemin hakkının kullanılmak istendiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TBK' nın 379 ve devamı maddelerine dayalı kullanım ödüncü sözleşmesine konu boruların iadesi, olmadığı taktirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket, dava konusu boruların, davalılardan ... A.Ş.'ye kullanım ödüncü sözleşmesi kapsamında verildiğini, akabinde iade edilmediğini, boruların ...'un deposuna götürüldüğü iddiası ile boruların iadesini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılardan ... AŞ. vekili, davacı ile aralarında satış sözleşmesi olduğunu, dava konusu boruların kendilerine satıldığını ve bedelinin ödendiğini savunmuş, diğer davalı ise davacı ve diğer davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı tarafın şikayeti üzerine dava konusu borularla ilgili davalılar hakkında Ankara CBS'nın 2019/104758 sayılı soruşturması sonucunda KYOK verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin yemin teklifi üzerine, davalı ... A.Ş. temsilcisi 29/09/2022 tarihli celse duruşmaya katılarak, "dava konusu boruların kullanım ödüncü sözleşmesi kapsamında, mülkiyeti davacıda kalmak kaydıyla kendilerine teslim edilmediğine" dair yemin etmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinden davacı ... AŞ.nin dosyaya sunduğu ve davalıya ödünç verdiğini iddia ettiği 3 adet irsaliyedeki malzeme miktarının toplam 5.441 adet olduğu, davacının iddiasının ise 5.913 adet olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından dava konusu malzemelerin kendisine satıldığına dair dava dosyasına sunduğu faturalar ile irsaliyeler karşılaştırdığında faturalar üzerindeki irsaliye no ve irsaliye tarihlerinin dava konusu teslimi yapılan ürünler kapsamındaki irsaliyelerin numaraları ve tarihleri ile uyumlu olmadığı, irsaliyeye konu malın kullanım ödüncüne uygun bir ürün olup olmadığının tespiti ile irsaliyelerdeki malzeme cislerinin aynı olup olmadığı hususlarının uzmanlık alanları dışında kaldığını bildirdikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."