T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1903 - 2025/285
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1903 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/285
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/646 E - 2022/347 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, araflar arasında 03/11/2011 tarih, 2012/94125 ihale kayıt numarası ile "Çok Amaçlı, Masa Tipi Lokomotif / Tren Seti Simülatörlerin Alımı Teknik Şartnamesi ve Ek (Fren sistemi genel arıza senaryoları) Yayımlanması" hakkında açılan ihaleye dayalı olarak 08/04/2013 tarihli 4500278345 sayılı 20 adet masa tipi simülatör ve 4 adet eğitici kontrol istasyonu alımı işine ait sözleşme düzenlendiğini, sözleşme kapsamında davalı kullanımında bulunan farklı ülkelerdeki farklı şirketler tarafından üretilen 9 farklı marka ve modeldeki lokomotif ve tren setine ilişkin 20 adet masa tipi simülatör ve 4 adet eğitici kontrol istasyonunun eğitim amaçlı kullanılmak üzere aynı anda görüntülenebilir şekilde makinistlere eğitim imkanını sağladığını, sözleşmenin 08/04/2013 tarihinde imzalanmış olup, sözleşme hükümlerine göre 425 günde 09/04/2014 tarihinde geçici kabulü yapılması beklenen işin kesin kabulünün tarihinin 06/04/2014 olduğunu, davalının, sözleşme süresince kusurlu hareket ettiğini ve müteaddit defalar sözleşmeyi esaslı şekilde ihlal ettiğini, sözleşmenin niteliğinin tespitinde hataya düştüğünü, eser sözleşmesi niteliğine haiz bu iş için mal alım sözleşmesi örneğini kullandığını, bu hatanın sözleşme koşulları ile işin gereği yapılması gereken işlemler, gecikme cezasının uygulanmasından, kabul heyetinin oluşturulmasına dair niteliklere kadar işin yapımının olağan akışına aykırı pek çok sonuç doğurduğunu, yer tesliminin hiç ya da gereği gibi yapılmadığını, teknik şartname gerekleri dikkate alınmaksızın sözleşme sürecinin sübjektif karar ve fiillerle yürüttüğünü, davalının teknik şartnamenin konu başlıklı 1. maddesi hükmüne rağmen simüle edilmesi talep edilen kapsama ve teknik gerekliliklere ilişkin bilgi paketini sunmadığını, işin yapılması için tetkik edilmesi gereken hat, trenler, trenlere ve tren hatlarına ilişkin belge-bilgileri ve sahaları gecikmelerle ya da eksikliklerle teslim ettiğini, TCDD tarafından davacıya teslim edilmesi gerekli teknik bilgileri içerir bilgi paketlerinin gecikmelerle veya büyük eksikliklerle temin edildiğini, bazen de hiç temin edilmediğini, işin yapılmasının beklenmeye devam edildiğini, simülatörün geliştirilmesi için sahada tespit edilmesi gereken TCDD uhdesindeki sahaları gereği gibi yüklenicinin incelemesine bırakmadığını, simülatörün geliştirilmesi için proje kapsamındaki tespitlerin davacı yüklenici tarafından yapılamamasına ve pek çok gecikmelerle yapılmasına sebep olduğunu, davalının, cezasız süre verdiği uzatım yazılarında gecikmelerin açıkça TCDD'den kaynaklandığını, davacı şirket tarafından sözleşme teknik şartlarına uygun şekilde hazırlanan test prosedürlerinin davalı tarafından bildirilen görüşler doğrultusunda revize edildiği halde ne geçici kabul sürecinde ne de kesin kabul sürecince bu test prosedürlerinin uygulanmadığını, kabul heyetinde yer alan TCDD eğitimcilerinin sübjektif istekleri nezdinde bu kabul testlerinin gerçekleştirildiğini, sürecin TCDD'nin bu fiil ve davranışları, sübjektif istekleri sonucu öngörülmez ve katlanılmaz şekilde geliştiğini, simülasyonun yapımının davalının nezaretinde gerçekleşmesine rağmen, yapım aşamasında ileri sürülmeyen istekler ve uygunsuzluklar ileri sürerek sözleşmesinin imzasından yaklaşık 4 yıl sonra 02/12/2016 tarihinde geçici kabul ve onay verildiğini, bu süreye kadar 2 cezasız, 2 cezalı süre verildiğini ve bu süre için 748.416,32 USD tutarında cezai şart tahakkuk ettirildiğini, geçici kabul sonucu davacı şirketin sözleşme bedelinin %90'ına hak kazandığını, bu bedelden tahakkuk ettirilen cezai şart çıkarılarak ödeme yapıldığını, TCDD kesin kabulün gerçekleştiğini, ancak 15/11/2018 tarihini kabul ettiğini, bu zamana kadar geçen süre içerisinde 2 cezalı süre daha verildiğini, geçici kabul sırasında malın %90 bedelinin ödenip malın esaslı şekilde teslim edilmiş olmasına rağmen teslim edilmeyen kısma haiz sözleşme bedelinin %10'u üzerinden gecikme cezasının uygulanmayıp sözleşme bedelinin tamamı üzerinden gecikme cezası uygulanarak ek bir ceza daha tahakkuk ettirilerek hakkaniyete aykırı davranıldığını, TCDD'nin sözleşmenin devamına açıkça onay verdiğini, sürenin uzamasının davalının kusuruna dayandığını, aksi taktirde sözleşmenin 34.4 maddesi uyarınca fesih edilmiş olması gerektiğini, sözleşme feshedilmeyip cezai şartlar tahakkuk ettirilerek ifaya devam ettirildiğini, kesin kabul tarihi itibariyle davacının bakiye proje alacaklarından mahsup edilmek suretiyle teminat mektuplarının paraya çevrilmesi baskısıyla cezai şart alacağı olarak 3.555.957,55 TL tutarında hesaplanıp davacının TCDD nezdinde ifa etmekte olduğu Ortaklar - Denizli ve Konya - Karaman projelerindeki başka alacaklarından mahsup edildiğini, davacı tarafından emsalsiz bulunan ve neredeyse gerçek tren kullanımı deneyimi sunan bu sistemin davacı tarafından ortaya konulmasına rağmen davalının sözleşme bedelinin %62,6'sını teşkil eden tutarda gecikme cezası tahakkuk ve tahsil ettiğini, tüm yaşanan haksız ve dayanaksız istek ve iddialara rağmen davacı şirket tarafından proje işine devam edildiğini, tüm isteklerin tam ve eksiksiz bir şekilde tamamlanıp simülatöre işlendiğini, ancak kesin kabul sürecinde dahi kabul heyeti tarafından 328 adet hata daha ortaya çıkarıldığını, 328 adet hata adı altında yapılan tespitlerden 34 tanesinin tamamen yeni özellikler olarak davacı şirketin karşısına çıktığını, davacının davalı karşısında olan güçsüz konumu ve ihalelerden yasaklanma endişesi ve diğer taraftan çok emek verdiği eserin milli ekonomiye kazandırılması arzusu neticesi gereği bu yeni özellikler için dahi ilave bedel talep etmeksizin işlemleri yerine getirdiğini, TCDD'nin malların teslim tarihinde kabule hazır hale getirilmemiş olması durumunda, sözleşmeyi fesih bakımından seçimlik hakkı bulunmadığını, 34.4 madde gereği sözleşmeyi feshetme yükümü altında olup ilanihaye gecikme cezası tahakkuk ettirilerek sözleşme süresini uzatmasının kabul edilemeyeceğini, davalının uyguladığı gecikme cezasının hukuka uygun olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tamamen kendi kusuru dolayısıyla gecikmeye sebebiyet verdiği iddiasının gerçek olmasının düşünülmesi halinde dahi cezasız süre uzatımının bitim tarihi olan 07/08/2015 tarihinden verilecek 30 günlük ihtar sonucu bu sürenin dolması ile sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini, bunun cereyan etmediğini, sözleşme kapsamında düzenlenen teslim süresi üzerinden 5 yılı aşkın bir zaman geçmesi üzerine kesin kabul işleminin yapıldığını, davalının kusurlu hareket edip dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, çeşitli fiillerle sözleşmeyi esaslı şekilde ihlal ettiğini, sözleşme kapsamında süre uzatımı verilecek haller kapsamında yüklenicinin kusurlu halinin bulunmadığını, gecikme cezasının uygulandığı USD / TL kurunun yanlış hesaplandığını, bu kapsamda da davacıdan fazla tahsilat yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasına kadar tahakkuk edilen haksız ve kötü niyetli gecikme cezasının iptali ile şimdilik 100.000,00 TL tutarındaki kısmın zararın doğduğu tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, geçici kabul ile kesin kabul tarihleri arasında haksız olarak gecikme süresi olarak tespit edilen süreler bakımından tahakkuk ettirilen 851.148,00 USD gecikme cezasının iptali ile şimdilik 6.741.092,16 TL kısmının zararın doğduğu tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, hukuka aykırı ve dayanaksız bir şekilde uygulanan kur farkı nedeniyle fazladan tahsil edilen 1.895.450,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının her ne kadar dava konusu sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi olduğunu iddia etse de sözleşmenin 4734 sayılı yasa uyarınca imzalanan ve 4735 sayılı yasada öngörülen bir mal alım sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin türüne ilişkin herhangi bir ihtilaf olmadığı gibi davacının da bugüne kadar bu yönde bir itirazının bulunmadığını, ihale ilan bilgisinde "simülatör ile eğitici kontrol istasyonu satın alınacaktır." şeklinde ihale konusu malzeme alımı ve süresinin net ve açık olarak belirtildiğini, yer teslimi ile ilgili bir gecikme yaşandığını, restorasyon faaliyetinin bitimini müteakip 11/02/2014 tarihinde düzenlenen yer teslim tutanağında belgelenen yer tesliminin yapıldığını, yaşanan net 8 aylık gecikme için 08/12/2014 tarihine kadar 8 aylık cezasız süre uzatımı verildiğini, bununla da kalınmayıp Bozüyük - Osmaneli YHT hattının inşaasından kaynaklı gecikmenin davacıya olumsuz şekilde rücu etmemesi için 07/08/2015 tarihine kadar 2. kez 8 aylık cezasız süre uzatımı verildiğini, çok amaçlı masa tipi lokomotif / tren seti simülatörlerin alımı teknik şartnamesi uyarınca simülatörlerin imalat sürecinde gerekli olabilecek bilgi paketinin, doğal olarak endüstriyel standartlarda ilgili araçlar ve altyapıyı kullanan işletmeci bir kuruluşun sahip olacağı, işletme ve temel seviye bakım/onarım kapsamını içeren bilgi ve belgelerden oluştuğunu, ilgili araç ve altyapı üreticilerinin ticari gizlilik ya da güvenlik gerekçesi ile TCDD ile paylaşmadığı ya da üçüncü şahıslarla paylaşım konusunda yasal sınırlılıklar getirdiği üretim ve işletim bilgilerinin, davacıya aktarılmasının beklenemeyeceğini, TCDD'nin tüm simülatör projelerinde bu yaklaşımın uygulandığını, bilgi ve belge paylaşımının ses ya da görüntü kayıt izni, araç üstü seyahat, araç ya da altyapı incelemesi, özel test treni tahsisi gibi davacının talep ettiği bütün isteklerin TCDD tarafından karşılandığını, işin kapsamının, dava konusu sözleşmede ve sözleşmenin dokümanları olan idari ve teknik şartnamelerde net bir şekilde çizildiğini, açıklamaya muhtaç teknik konuların, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen üç farklı tasarım toplantısı sonrasında onaylanarak karşılıklı imza altına alınan onaylı tasarım dokümanı ile sonuçlandırıldığını, müvekkili idarece sözleşme ve dokümanları haricinde herhangi bir istek ve talepte bulunulmadığını, davacının ilave bir ihtiyaç talebi olarak göstermeye çalıştığı işlerin, dava konusu sözleşmenin gereği olduğunu, geçici kabul sonrası dönemde yüklenicinin geçici kabul tutanağı eklerinde belirtilen tespitleri giderme adına yaptığı, düzeltici ve iyileştirici faaliyetleri sebebiyle simülatörleri kullanma imkanının olmadığı, kesin kabul tutanağının düzenlendiği 15/11/2018 tarihinden önce teşekküllerince makinistlerin eğitiminde kullanılamadığını, komisyonun belirli sayıda A tipi hata bulma gibi bir önyargı sergilemesi ya da çabasının söz konusu olmadığını, en son cezasız süre uzatımının sonunun 07/08/2015 tarihi olup, geçici kabul ödemesinde bu tarihteki TCMB döviz satış kuru esas alınarak ödeme yapıldığını, davacının dava dilekçesinde talep ettiği efektif satış kurunun uygulanmasının sözleşme açık hükmü karşısında uygulanabilirliğinin bulunmadığını, sözleşmenin 34. maddesi uyarınca günlük 2.556 USD olmak üzere 333 gün üzerinden toplam 851.148 USD gecikme cezası hesaplandığını ve sözleşme bedelinin kalan %10 tutarı düşüldüğünde 595.548 USD gecikme cezası olduğunu, davacıdan talep edildiğini, davacı tarafça kesinleşmiş alacaklardan takas yapılması talebinde bulunulduğunu, buna istinaden Denizli ve ayrıca Konya Karaman Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon projelerindeki alacaklarından kesilerek tahsil edildiğini, takas tarihinde 595.548 USD borcunu karşılayan 3.555.597,55 TL kesilmiş olup, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 1.895.450,62 TL fazla tahsil edilen tutar bulunmadığını, kur farkı adı altındaki iddiaların asılsız olduğunu, sözleşmeye göre simülatörlerin geçici kabule hazır hale getirilmesi gereken 07/04/2014 tarihinden kesin kabulünün yapıldığı 15/11/2018 tarihine kadar olan süre içinde %90 bedeli ödenerek satın alınan simülatörlerden faydalanma olanağının olmadığını, davacı yüklenici tarafından olası bir fiyat farkı talebinin sözleşmenin fiyat farkı başlıklı 14.maddesi açık hükmü karşısında uygun olmadığını, geçici kabul esnasında davacının işi tam ve eksiksiz teslim edemediğini, geçici kabule ilişkin ceza kesilmesinin kesin kabul sürecine yönelik yükümlülüğü ortadan kaldırmasının kabulünün mümkün olmadığını, teşekküllerinin sözleşmenin gereğini yerine getirdiğini, takdir yetkisi kullanmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 24 ve 27.maddesinde ihale ilanı ve ihale dokümanında bulunması gereken evrak ve sair hususlar düzenlenmiş olup, 55.maddesinde şikayet başvurusunun, ihale sürecindeki işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiası ile bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21.maddenin b ve c bentlerine göre yapılan ihalelerde 5 gün, diğer ihalelerde ise 10 gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından önce ihaleyi yapan idareye yapılacağı, ilanda yer alan hususlara yönelik başvuruların ise ilk ilan tarihinden, ön yeterlilik veya ihale dokümanının ilana yansımayan diğer hükümlerine yönelik başvuruların ise dokümanın satın alındığı tarihten başlayacağı hükmüne yer verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin dayanağı ihale dokümanında 2012/94125 ihale kayıt numaralı olup mal alımına ilişkin sözleşme tasarısı ve ekinde idari şartname ve teknik şartnamenin bulunduğu, davacı tarafça 4734 sayılı yasanın 55.maddesi uyarınca bir şikayet başvurusunda bulunulmadığı,imzalanan sözleşmenin mal alımına ilişkin sözleşme olduğu, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 2 ay içerisinde yüklenici firmaya yer tesliminin davalı tarafça yapılması gerektiği halde gecikmeli olarak yapılması sebepli 2 kez cezasız süre uzatımı verildiği, ancak sonrasında davacı tarafça geçici kabul aşamasına 24/08/2015 tarihinde geçilmiş olup, bu tarihten sonraki süreçte eksikler ve eksiklerin tamamlanma yükümlülüğünün davacıda olduğu, süreç itibariyle davalı tarafça cezalı süre verilmesinin yapılan yazışmalar ve tüm dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, davacı yüklenicinin 24/02/2017 tarihli geçici kabul testleri sırasında tespit edilen eksikliklerin tamamlanamadığı belirtilerek sözleşmeye uygun olarak teslim yapılabilmesi için cezasız ek süre verilmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin, talep içeriği de nazara alınarak kabul edildiği, 24/08/2017 tarihinde tekrar ek süre talebinde bulunulduğu, 3 ay cezalı süre verildiği, 24/08/2017 tarihli yazı içeriği ve tüm dosya kapsamı itibariyle idare kaynaklı işi aksatacak bir husus olduğunun belgelendirilmediği, süreç itibariyle davalı tarafça cezalı süre verilmesinin yapılan yazışmalar ve tüm dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca bu sözleşme ile tespit edilen teslim tarihindeki TCMB satış kuru esas alınmak suretiyle malzeme bedelinin TL olarak ödeneceğinin ve döviz bazında yapılan siparişlerde malzeme tesliminde gecikme meydana geldiği taktirde faturanın, malzemenin normal teslim edilmesi gereken kur üzerinden tanzim edileceği ve ödemenin de bu kur üzerinden yapılacağı, davalı tarafça hesaplanan toplam 333 gün üzerinden günlük 2.556,00 USD olmak üzere 851.148,00 USD gecikme cezası olduğu, sözleşme bedelinin %10'u tutarında olan 255.600,00 USD düşüldüğünde 595.548,00 USD gecikme cezası ödenmesinin istenildiği ve bu tutarın davacının başka projelerinden olan alacaklarından mahsup edildiği, davalı tarafın tahsile esas tutar bakımından kuru 5,9709 olarak belirleyip uyguladığı, sözleşme gereği teslim tarihi olarak belirlenen 07/08/2015 (uzatılmış süre esasına dayanılarak) tarihli kurun 2,7882 olduğu, sözleşmenin 10.3.1. maddesi uyarınca işe başlama tarihinden itibaren 425 takvim günü olan sözleşme süresinin 365 takvim günü geçici kabul, 60 takvim günü kesin kabul olarak belirtilmiş olup, 07/08/2015 tarihine 365 gün eklenmesi ile geçici kabul süresinin 06/08/2016 tarihine kadar uzadığı, bu tarihteki TCMB döviz satış kuru 3,0095 olup, sözleşmenin 34.2.maddesinde gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %01'i oranında gecikme cezası uygulanacağı kararlaştırılmış olup, buna göre yapılan hesaplamada 600.712,65 TL kur farkı kapsamında iadeye konu davacı alacağının olduğu, idareden kaynaklı gecikme nedeniyle 07/08/2015 tarihine 365 günün eklenmesiyle 06/08/2016 tarihine kadar uzamış olup, 27/02/2017 kesin kabulün yapılması gereken tarihi sonrasında kesin kabulün süresinde yapılamaması nedeniyle 6 aylık cezasız süre verildiği, bu sürenin 06/08/2016 tarihine eklenmesi ile 05/02/2017 tarihine kadar uzamış olmakla 05/02/2017 tarihli satış kuru 3,7545 olup, kesin kabul (%10) aşamasındaki kur farkı nazara alınarak kur farkından kaynaklı alacak 291.443,81 TL olup, toplamı 892.156,46TL yönünden davacının haklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece itiraz edilen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiği, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği, davalı yanın veri aktarımı ile ilgili eksikliğinin bulunduğu, müvekkili tarafından bu eksikliğin kendi imkanları ile giderildiği, raporda teknik yönden yapılan değerlendirmede de ifade edildiği üzere sözleşme konusunun eser niteliğinde olduğu, dosya kapsamına sunulan uzman görüşünün nazara alınmadığı, kur farkına yönelik hesaplamanın yerinde olmadığı, müvekkilinin alacağının eksik hesaplandığı,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece kur farkına yönelik talebin kısmen kabulü kararının doğru olmadığı, teslim süresinin tespitinde hataya düşüldüğü, sözleşme bedeline dair ödemede esas alınacak kurun belirlenmesine karşın gecikme cezasına dair kesintilerde esas alınacak kura ilişkin bir tespite sözleşmede yer verilmediği, ayrıca esas alınan kurun da hatalı olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, gecikme cezasına ilişkin davalı uygulamalarının yerinde olup olmadığı, kur farkı nedeniyle fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan 20 adet masa tipi simülatör ve 4 adet eğitici kontrol istasyonu alımı işine ait sözleşme uyarınca geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasına kadar, geçici kabul ile kesin kabul tarihleri arasındaki haksız gecikme süreleri tespiti ve bu sürelere ilişkin gecikme cezası tahakkukuna konu bedellerin ve ayrıca kur farkı nedeniyle fazladan tahsil edilen bedelin iadesi isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davalı TCDD tarafından 03/11/2011 tarihinde 2012/94125 ihale kayıt numarası ile "çok amaçlı, masa tipi lokomotif/tren seti simülatörlerin alımı teknik şartnamesi ve ek yayınlanması" hakkında açılan ihaleye dayalı olarak taraflar arasında 08/04/2013 tarihli 20 adet masa tipi simülatör ile 4 adet eğitici kontrol istasyonu mal alımına ait sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin konusunun sözleşmenin 5. maddesinde, "idarenin ihtiyacı olan ve aşağıda miktarı belirtilen ve teknik özellikleri teknik şartnamede düzenlenen 20 adet masa tipi simülatör ile 4 adet eğitici kontrol istasyonu, ihale dokümanı ile bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından temini ve idareye teslimi işi" olarak belirtildiği, sözleşmenin türü ve bedelinin 6.maddede, birim fiyat sözleşme olup, idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 2.556.000,00 USD bedel üzerinden akdedildiğinin belirtildiği, sözleşmenin eklerinin 8.maddede düzenlendiği, ihale dokümanının sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, 8.2.maddesinde ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasının idari şartname, teknik şartname, sözleşme tasarısı, yazılı açıklamalar olduğunun belirtildiği, sözleşmenin süresinin 9.maddede, işe başlama tarihinden itibaren 425 takvim günü olduğunun belirtildiği, malın / işin teslim alma şekil ve şartları ile teslim programının 10.maddede düzenlendiği, 10.3.1 maddesinde, işe başlama tarihinden itibaren toplam 425 takvim günü içinde teslim edileceği, (geçici kabul 365 takvim günü + kesin kabul 60 takvim günü toplam 425 takvim günü) olarak belirtildiği, teminata ilişkin hükümlerin 11.maddede düzenlendiği, sözleşmenin 12.maddesi ödeme yeri ve şartları başlıklı olup, 12.2.1 maddesinde ödemeye esas para biriminin TL, USD, Euro olduğu, 12.2.2 maddesinde geçici kabulü müteakip %90'ı, kesin kabulü müteakip %10'u olmak üzere muayene ve kabul raporunun düzenlenmesini müteakip faturanın ilgili muhasebeye intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde mal bedelinin ödeneceğini, sözleşmenin döviz bazında imzalanmış olması durumunda bu sözleşme ile tespit edilen teslim tarihindeki TCMB satış kuru esas alınmak suretiyle malzeme bedelinin TL olarak ödeneceği, döviz bazında yapılan siparişlerde malzeme tesliminde gecikme meydana geldiği taktirde faturanın malzemenin sözleşmeye göre normal teslim edilmesi gereken tarihteki kur üzerinden tanzim edileceği ve ödemenin de bu kur üzerinden yapılacağı,... hususunun belirtildiği, fiyat farkının 14.maddede düzenlenmiş olup buna göre bu ihalede fiyat farkı hesaplanmayacağının 14.1 maddede belirtildiği, idarenin yükümlülüklerinin 27.maddede belirtildiği, 27.4.1.maddede; "sözleşme konusu ile sınırlı olmak ve ihale dokümanında belirtilmiş olması kaydıyla malların teslimi, montajı, işletmeye alınması ve bu mallarla ilgili eğitim verilmesi için yüklenicinin, idarenin personelinden yardım alması veya birlikte çalışması gerekirse idare, yüklenicinin personeline gerekli yardımda bulunur ve/veya birlikte çalışacak personelinin adını, soyadını, çalıştıkları birimleri, yardım veya işin kapsamı ile süresini yükleniciye yazılı olarak bildirir" hususunun belirtildiği, sözleşmenin 30.maddesi denetim, muayene ve kabul işlemleri başlıklı olup, 30.1 maddesi teknik şartnamesine ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapılan ihalelere ilişkin denetim, muayene ve kabul işlemlerine dair yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılacağı, 30.2.maddesinde bu sözleşme ve eklerinde, muayene ve kabul işlemlerine ilişkin düzenlenmeyen hususlarda kamu ihale kurumu tarafından yayımlanan mal alımları denetim muayene ve kabul işlemlerine dair yönetmelikte hüküm bulunması halinde bu düzenlemelerin esas alınacağı hususunun belirtildiği, sözleşmenin 34.maddesi gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi başlıklı olup 34.1 maddesinde, idare tarafından, bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı veya malları süresinde teslim etmemesi halinde 30 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağının, 34.2 maddesinde gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %01 oranında gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesinin 35.maddede düzenlendiği ve toplam 36 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflarca imzalanan sözleşmenin mal alımına ilişkin sözleşme olmasına, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan davacının süresi içerisinde sözleşmeye dair itirazlarını ileri sürmemiş olmasına, davalı tarafça cezalı süre verilmesine dair uygulamalarda bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 60.943,21TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 15.236,00TL harcın mahsubu ile bakiye 45.707,21TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."