T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1481 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2022
ESAS-KARAR NO : 2017/143 E - 2022/323 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 277/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkili şirketin kozmetik, bakım, güzellik salonları hizmetleri ve bu hizmetler ile ilgili cihaz pazarlama dağıtım eğitim işleri ile ilgili olarak uzun yıllar ticari faaliyet sürdürdüğünü, bu kapsamda pek çok ilde bayilik verip seminerler düzenleyip güzellik merkezleri işlettiğini, davalıların ise aynı faaliyet konusuna yönelik olarak cihazlar ve kozmetik ürünlerin pazarlamasını yaptıklarını, 2007 yılında davalıların teklifi üzerine müvekkili şirketin davalılar ile çalışma kararı aldığını, varılan anlaşmaya göre her iki tarafta yer alan gerçek kişilerin ortak olacağı bir şirket kurulup, kurulacak bu şirketin faaliyet konusu malzemeyi davalılardan ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden temin edeceğini, davacı şirketin de distribütör sıfatıyla bu ürünlerin pazarlamasını yapıp aynı zamanda müvekkili şirketin güzellik salonu için de ürün alımı yapılacağını, 2008 yılında müvekkilli ...'ın % 40, davalılardan ...'in % 50, dava dışı kardeşinin ise %10 payla hissedar olduğu davalılardan ... Sağlıklı Yaşam Ürünleri Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, geçen bir yıllık süreçte % 40 komisyon karşılığı alımların davalı ... ... Ltd. Şti.'nden yapıldığını, ortak kurulan şirketin faaliyete başlaması ile malzeme tedariki sırasında yurt dışından ... ... Ltd. Şti.'ne, oradan doğrudan müvekkilinin faaliyet yürüttüğü bayilere pazarlandığını, malların doğrudan komisyon karşılığı fatura edilmeyip müvekkili şirketin bayilerine ulaştırılmakla ve yapılan satış karşılığında müvekkili şirkete % 40 hizmet bedeli ödendiğini, gelinen süreçte taraflar arasındaki anlaşmazlıklar olduğunu, müvekkilleri aleyhine icra takipleri yapıldığını, ancak ...'in davalı şirketin sahibi ve tek yöneticisi olup ortak kurulan diğer davalı şirketin de büyük hissedarı olup tek başına yönettiğini, yine ... ... Ltd. Şti.'ne ait malları müvekkili ile ortak kurdukları ... ... Ltd. Şti. üzerinden müvekkili şirket bayilerine satıp karşılığında da hizmet bedeli adı altında ödemeler yaptığını, ortada üçlü bir ilişki varmış gibi görülmesine rağmen davalının her iki şirketi de istediği gibi yöneterek mal varlıklarını birbirine karıştırıp birbirine fatura kesip karşılıksız paralar aktararak gerek müvekkilinden gerekse sahte para transferi ile devletten para kaçırdığını, ... ... Ltd. Şti. ile ilişki devam ederken, müvekkili şirketin ödemelerini tek başına sahibi olduğu şirket hesabına yönlendirerek pos cihazları ve havaleler yoluyla birinin giderini diğerine mahsup ettiğini, müvekkilinin yönlendirmesi ile alım yapan müvekkilli bayilerinin 2008-2011 pos ödemeleri celp edildiğinde ödemelerin bir kısmının ... .. Ltd. Şti. yerine davalının diğer şirketi ... ... Ltd. Şti. hesaplarına yapıldığının rahatlıklı görüleceğini, yine ... .. Ltd. Şti.'ni zarar göstererek sözde müvekkilli gerçek kişinin payına düşen zarar tutarını ... ... Ltd. Şti.'nin ödemesi gereken hizmet bedelinden mahsup ettiğini, davalı şirkete verilen çeklere, ticari muhatap olmadığı halde müvekkili gerçek kişinin cirosunun alındığını, davalının şirketine yapılan ödemelerin bir kısmının, son satıcı bayi kredi kartları ve özellikle de müvekkili gerçek kişinin şahsi kredi kartından yapıldığının öğrenildiğini, müvekkilleri tarafından borçlu olmadığı halde protokol dahi imzaladığını, tüm tarafların bir bütün olarak değerlendirilerek tüzelkişilik perdesinin aralanması suretiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilebileceğini belirterek ...'ın davalı ...'e Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16484 esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken tahsiline, müvekkillerin Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16482 E, 2013/16483 E, 2013/17167 E. sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu takiplerin iptaline, takipler “konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken tahsiline, müvekkil ... Estetik Sağlıklı Yaşam Ürünleri Dağ. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, ... Sağlıklı Yaşam Ürünleri Dağ. ve Tic.Ltd.Şti.den olan 130.640,53 TL alacağının, müvekkilleri hakkındaki takip konusu borçlardan takas ve mahsubuna, müvekkillerin Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16525 E (fatura içeriklerini kabul “etmediğimizden bu kısma ilişkin fazlaya dair haklarımız saklıdır) sayılı dosyasından, takip tarihi itibariyle 59.996.00 TL borçlu olmadığının tespiti ile takibin bu miktar üzerinden iptaline, söz konusu miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, takip sonrası yapılan toplam 79.560,00 TL ödemenin TBK madde 102 uyarınca öncelikle işbu dosyadan mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... ve ... Medikal ... Ltd. Şti. vekili, ... ... Lti. Şti.'nin 02/07/1998 tarihinde kurulduğunu, 06/03/2015 tarihinde kapatıldığını, davacı ...'ın 23/11/2008 tarihinde şirkete ortak olup ortaklığın zarar etmesi nedeniyle 23/01/2012 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, şirketin 25/02/2012 tarihinde tasfiyeye girip tasfiye kararının 06/03/2015 tarihinde gerekli ilanlar da yapılmak suretiyle tescil olunduğunu, müvekkillerinden ... ... Ltd. Şti. ile davacı ... ve şirketi arasında 01/04/2011 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlenip sözleşme koşulları çerçevesinde çalışmaya başlanıldığını, müvekkili şirketin tüm kayıtlarının düzgün olup davacı şirketin aldığı ürünler karşılığı sözleşme gereğince belirli vadelerle çekleri vererek ödeme yapması gerekirken önce ödemeleri geciktirip daha sonra da çekleri ödememeye başladığını, en son 217.500,13 TL'lik fatura borcu için çek vermekten imtina ettiğini, davacının satışlar ve çalışma şekli ile ilgili sıkıntı yaşadığını söylemesi üzerine tarafların anlaşarak 07/12/2013 tarihli protokol ile 01/04/2011 tarihli Bayilik Sözleşmesini feshettiklerini, tarafların protokolde yazılı alacak borç dışında birbirlerinde alacakları bulunmadığını, protokolde düzenlenen alacak ve borçlar ödendiği takdirde, tarafların birbirinden maddi manevi tazminat, icra inkar tazminatı ve benzer taleplerinin olmayacağının kararlaştırıldığını, ödenmeyen çekler, faturaya dayalı alacaklar için yapılan takipler ile ilgili yetki itirazı ve esasa ilişkin itirazlar yapılmış ise de daha sonra borçlarını vadelere yaymak suretiyle ödemek istediklerini bildirmeleri üzerine icra dosyalarındaki tüm borçlar kabul edilmek suretiyle ödeme vadelerinin belirlendiği 07/12/2013 tarihli protokol imzalanmak suretiyle borca itirazların geri alındığını, icra takiplerine dayanak alacakların müvekkili ... ... Ltd. Şti.'nin davacı şirketin satın aldığı ve ödemediği ürün bedellerine dayandığını, ... ... Ltd. Şti. ve ... ile bir ilişkinin bulunmadığını, ...'ın borçlu olduğu icra takip dosyalarının ödenmeyen ve arkası yazılan çek alacaklarına ilişkin olup davacı ...'ın şahsi cirosu olduğu için şahsına karşı da takip yapıldığını, dolayısıyla tüzel kişilik perdelenmesi durumunun söz konusu olmadığını, müvekkili ...'in alacaklı, davacı ...'ın borçlu olduğu Ankara 32.İcra Müdürlüğü'nün 2013/16484 esas sayılı dosyasındaki alacağın, müvekkilinin şahsi alacağından kaynaklandığını, 01/12/2012 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun 244.250,00 TL'lik kısmının ... tarafından ödendiğini, kalan ve ödenmeyen 255.750,00 TL için ise icra takibi yapıldığını, 07/12/2013 tarihli protokol ile ...'ın bu borcunu kabul ederek ödeme vadesi verdiği için protokol kapsamına alındığını, 07/12/2013 tarihli protokolü geçersiz kılan bir belge veya neden bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sağlıklı Yaşam Ürünleri Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti. unvanını alan 17/02/2015 tarihinde tasfiyesine karar verilen ve daha sonra hakkında ihya kararı alınarak tasfiye memuru atanan şirket tasfiye memuru, taraflar arasında düzenlenen 07/12/2013 tarihli protokol ile davacıların borcu kabul etmesine karşın mevcut davanın haksız açıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ana dayanağı sadece davalılardan ... ... Ltd.Şti.'nin yer almadığı 01/04/2011 tarihli sözleşme olup, iddia ve savunma değerlendirildiğinde tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektirir bir ticari ilişkinin yine davacı gerçek kişinin de bir dönem davalılardan ... ... Ltd. Şti.'nin hissedarı olduğu da dikkate alındığında bulunmadığı, protokol ile dava konusu borçların varlığı davacılar tarafından kabul edildiği, mevcut davada davacılar tarafından protokolün Türk Borçlar Kanunu’nun 30. ve 36.maddeleri uyarınca geçerli olmadığını da savunulmuşsa da TTK’ nın 18/2.maddesinde her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, dava konusu alacak bütününü kapsayacak şekilde, tarafların müşterek vekilleri aracılığıyla 07/12/2013 tarihli protokol ile yapılandırıldığı, yazılı belgeye dayalı ve kesin delil niteliğindeki söz konusu protokolün geçersizliğinin gerek dava tarihinden önce Türk Borçlar Kanunu 30.ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan bir dava ile kanıtlanmadığı gibi, mevcut davada davacı tarafça sunulan ve toplanan deliller ile de kesin delil niteliğindeki protokolün geçersizliğinin kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacılar vekili tarafından;
Mahkemece iddiaların hatalı değerlendirildiğini, müvekkilleri tarafından protokolün borçlu olduğu düşüncesiyle imzalandığını, protokolün baştan itibaren geçersiz olduğunu, zira hata ve hile ile imzalanan protokolün geçersiz olacağını, dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalı defterlerinde dahi takiplerde talep edilen kadar alacak görünmediğini, Mahkemece öncelikle hata ve hile iddiasının incelenmesi gerektiğini, bu yönde yeterli araştırma yapılmadığını ve dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirmeler bulunmakla birlikte müvekkillerinin borçlu olmadığının tespit edildiğini, bilirkişilerin sorunu ele alma biçimlerinin hatalı olduğunu, ödemelerin davalı defterlerinde gösterilip gösterilmediğinin anlaşılamadığını, tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına dair taleplerin değerlendirilmediğini, borçlusu davacı ... olan icra dosyası ile ilgili inceleme yapılmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık 07/12/2013 tarihli protokolün geçerli olup olmadığı, davacıların takipler nedeniyle tüzelkişilik perdesinin aralanması suretiyle borçlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle 07/12/2013 tarihli protokol altındaki imzanın taraflarca inkar edilmemiş olmasına, bu protokol ile taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin kabul edilerek yapılandırılmış olmasına, protokolün geçersiz olduğuna yönelik davacı yan iddialarının usulüne uygun delillerle dosya kapsamı itibariyle ispat edilememiş olmasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 07/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."