T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/660 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/190
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/772 E - 2023/197 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, ..., ... gibi markaların Türkiye Genel Distrübütörü olan davalı tarafından müvekkili şirkete 2005 yılında LCD TV ve müzik aletleri gibi ürünlerin satışı ile ilgili yetkili bayi belgesi verdiğini, 2005 yılında kısa dönemde 132.424,92 TL ciro yaptığını, 2006 yılında hedeflenenin 7 katı oranında ciro yapıldığını, 2007 yılında taraflarca belirlenen ciro hedefinin 4.579.580,00 TL olduğunu, müvekkilinin taahhütlerini gerçekleştirmek ve hedeflenen ciroya ulaşmak için personel istihdam ettiğini, reklam hazırladığını, müvekkili şirketin 2007 yılında ciddi bir hazırlığa girmişken davalının aynı semtteki bayisi olan ... Ticaret ... ... firmasının bayiliğini iptal ettiğini, ... Ticaret'in iflas ettiğğini, 2007 yılı 3 aylık döneminde davalının siparişleri keserek müvekkiline ürün göndermediğini, davalının bölge müdürü ve satış müdürünün Ekim 2007 sonuna kadar bayiliğini askıya alındığının bildirildiğini, siparişlerin gönderilmemesi nedeniyle 2007 yılı 2. 6 aylık hedeflerin tutturulamadığını, ayrıca ... Ticaret'in haksız rekabet nedeniyle zararına satışlar nedeniyle 503.000,00 TL ciro yapıldığını, ... Ticaret'in eldeki ürünleri elinden çıkarmak için % 50 indirim yaptığını, müvekkilininde rekabet edebilmek için aynı oranda indirim yaptığını, bu nedenle müvekkilinin 300.000,00 TL civarında zarara uğradığını, müvekkilinin işlerin düzeleceği umuduyla çeklerin ertelenmesini istediğini ve 47.000,00 TL vade farkını da kabul ederek, davalıya daha önce verilen toplam 370.000,00 TL değerindeki 6 adet çek alınarak tekrar 47.000,00 TL vade farkı ile ...’a ait 28/02/2008, 15/03/2008, 05/04/2008, 20/04/2008, 05/05/2008 keşide tarihli her biri 83.400,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, çeklerin değiştirilmesi sırasında davalıda toplam 258.144,00 TL değerinde henüz vadesi gelmemiş ... Bankası’na ait 25/12/2007 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 26/01/2008 keşide tarihli 38.144,00 TL bedelli, 02/02/2008 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli, 09/02/2008 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli,16/02/2008 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli çeklerin bulunduğunu, buna göre toplam borcun 628.148,00 TL olduğunu, müvekkilinin çek değiştirme işlemini yaptıktan sonra çalışmasını iyi niyetle devam ettirdiğini, davalı tarafından yeni bir mal gönderilmediğini, askıya alma sürecinin fiilen sonlanacağının düşünüldüğünü, ancak 10.000,00 TL ve 38.144,00 TL bedelli çeklerin ödenemediğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından tehditler başlatıldığını, davalı tarafından elinde bulunan çekler iade edilmeden toplam 785.000,00 TL değerinde 30/10/2008 tarihli 100.000,00 TL bedelli, 30/11/2008 tarihli 115.000,00 TL bedelli, 30/09/2008 tarihli 60.000,00 TL bedelli, 28/02/2008 keşide tarihli numaralı 10.000,00 TL bedelli, 30/03/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 30/04/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli,30/05/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 30/06/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 30/07/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 30/08/2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli, 30/12/2008 keşide tarihli 115.000,00 TL bedelli, 30/01/2009 keşide tarihli 115.000,00 TL bedelli, 28/02/2009 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 30/03/2009 keşide tarihli 110.000,00 TL bedelli çeklerin davalıya verildiğini, bunların dışında ayrıca diğer davacı ...'nun kefil olarak imzaladığı 10 adet toplam 450.000,00 TL değerinde bononun davalıya verildiğini, bunların 6 adedinin Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5571 E. Sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili şirket tarafından 200.000,00 TL değerinde 3 adet gayrimenkulün davalı şirketin sahibi ...'e verildiğini, davalıya teminat olarak verilen ... ... şubesinden verilen 100.000,00 TL meblağlı teminat mektubunun davalı tarafından nakte çevrildiğini, müvekkilinin toplam 40.000,00 TL ödeme yaptığını, 2007 yılında gerçekleştirilen cirolar nedeniyle ciro primi olarak 42.179,00 TL müvekkil şirketin alacaklı olduğunu, gerçekleşmesi hedeflenen ve davalı tarafından haksız olarak engellenen alınamayan fiyat farkı olarak tahsil edileyemen 29.585,00 TL, 40.079,00 TL reklam prim alacağı, 30/09/2007 tarihinde bayiliğin iptalinden sonra ... marka plazma TV'lerin fiyatlarında yaptığı indirim ile ödenmeyen fiyat farkından doğan 67.150,00 TL, eksik kalan prim alacağından 51.021,00 TL, ... Ticaret'in haksız olarak bayiliğinin iptal edilmesinden meydana gelen 300.000,00 TL zarar alacağının bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemeler ile müvekkilinin alacaklarının toplamının 870.008,00 TL olduğunu, 675.000,00 TL borçtan mahsup edildiğinde müvekkilinin 195.008,00 TL alacaklı olduğu, bu alacak için dava açmak için saklı tuttuğunu, müvekkili tarafından alacağı mal bedelinin güvencesi olarak davalıya verilen çek ve senetlerin sebepsiz kalmasından dolayı iadesini ya da iptalini talep ettiklerini belirtmiş ve müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bayiilik sözleşmesi gereğince verilen senet ve çeklerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 01/12/2011 tarihli duruşmada davacı vekiline eksik harcı ikmal etmek üzere süre vermiş, davacı vekili tarafından belirlenen değer üzerinden harç ikmali yapılmıştır.
Davacı yanca 05.10.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile alacaklı olduğu ve dava açma hakkını saklı tuttuğu kalemlere yönelik alacaklarını ıslah etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, 2005 yılından itibaren davacı şirketin müvekkili şirket ile çalışmaya başladığını, 2007 yılının son çeyreğinde ticari açıdan sıkıntıda olduğunu beyan ederek 6 adet toplam 370.000,00 TL bedelli çeklerin temdidini talep ettikleri, müvekkil tarafından talebin olumlu karşılandığını ve 5 ay ek süre tanıyarak 417.000,00 TL’lik yeni çekler alındığını, söz konusu çekler haricinde temdit talep edilmeyen 5 adet toplam 258.144,00 TL’lik çeklerle birlikte davacının 675.144,00 TL borcu bulunduğunu, çeklerin keşide tarihlerinin ödenmemesine rağmen müvekkil tarafından takibe geçilmediğini, davacının ticari açıdan sıkıntılı olduğunu müvekkilinden sakladığını, davacı taraf ve ortaklarına ... A.Ş. tarafından 5.000.000,00 TL'lik takip başlatıldığının öğrenilmesi üzerine 675.144,00 TL’lik çeklere karşılık yeni bir temdit yaptığını, davalının borcunu 1 yıla yayarak toplam 715.000,00 TL bedelli 14 adet çek alındığını, davacı tarafla 04/02/2009 tarihinde yapılan protokolde borcun 715.000,00 TL olduğunu belirtildiğini, ayrıca ilgili çeklerin teminatının teşkil etmek üzere diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 450.000,00 TL bedelli toplam 10 adet bono alındığını, senetlerde herhangi bir tahrifat yapılmadığını, davacı tarafça sadece 40.000,00 TL’lik ödeme yapıldığını, buna göre kalan borcun 675.000,00 TL olduğunu, 100.000,00 TL’lik teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucunda 575.000,00 TL borç kaldığını, bu borcun ödenmemesi üzerine alınan bonolardan 305.000,00 TL’lik kısmının tahsili için Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5571 E. sayılı dosyasında takip başlattıklarını, ayrıca 270.000,00 TL’lik çeklerden dolayı İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17124 - 12889 ve 20380 E. sayılı dosyalarında takip yaptıklarını, davacıdan borcun teminatı karşılığında ... tarafından alınan taşınmaz değerinin tapu kayıtlarında 15.000,00 TL olarak belirtildiğini, dava dilekçesinde belirtilen değerin kabul edilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın teminat olarak verildiğini, müvekkilinin mükerrer takip yapmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan protokolde davacının ticari defterleri dikkate alındığında, 02/08/2008 tarihi itibariyle davacının davalıya 675.144,00 TL borcunun bulunduğu, bu borçtan 40.000,00 TL’lik ödeme, 100.000,00 TL’lik teminat mektubunun paraya çevrilme bedeli ve 15.000,00 TL’lik taşınmaz bedeli düşüldüğünde sonuç olarak dava tarihi itibariyle davacı şirketin 520.144,00 TL borcunun kaldığı, davacı tarafından toplam 1.910.000,00 TL'lik miktar için borçlu olmadığının tespiti ve çek ve senetlerin iadesi talep edildiğinden, davacı şirketin davalıya 1.390.000,00 TL miktarla borçlu bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen ve davalıya verilen çekler ile yine davacı tarafından düzenlenip, diğer davacı ... tarafından aval verilen senetlerden dolayı davacının davasının kısmen kabulü gerektiği, davacı şirketin borcu ...'nun avalist olduğu bono bedellerinden fazla olduğundan ...'nun davasının da reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacılar vekili tarafından;
Mahkemece BAM kararı doğrultusunda inceleme yapılmadığını, menfi tespite konu çek ve bonoların bayilik ilişkisinin sona ermesinden sonra tehdit ile alındığını, kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, Mahkeme kararının dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara açıklık getirmediğini, taşınmazların teminat olarak alındığını, 15.000,00 TL tapu değeri olarak düşülmesinin doğru olmadığını, avalist yönünden kararın yeterli açıklıkta olmadığını, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
Ek kararı istinaf eden- davacılar vekili tarafından;
Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin görevsizlik nedeni ile reddi kararının yerinde olmadığını,
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiğini, mahkemenin kararının gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki bulunduğunu, müvekkilinin evraklarının tamamının tahsiline yönelik bir iradesinin bulunmadığını, bu hususunda cevap dilekçesi ile de belirtildiğini, müvekkilinin külfet altında bırakılmasının da doğru olmadığını, hüküm kısmında davacıların hangi evraklardan ne miktardan borçlu olduğunun anlaşılamadığını, yine borçlu olunmayan evrakların ne olduğu hususunun da anlaşılamadığını, hüküm kısmında da yargılama harç ve giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacının çek ve senetlerden dolayı borcunun bulunup bulunmadığı varsa takip ve dava tarihi itibariyle alacak ve borç durumundan kaynaklanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72 maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekili 05/04/2024 tarihli istinaf dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep etmiş ise de açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda dava dilekçesinde davacının iadesini talep ettiği çek ve senetlerin yenilemeye konu muhtelif tarih ve bedelli toplam 417.000,00 TL bedelli çekler ile yenileme sırasında henüz vadesi gelmemiş muhtelif tarih ve bedelli 258.144,00 TL bedelli çekler olduğu, yine ikinci yenileme sırasında verilen muhtelif tarih ve bedelli toplam 785.000,00 TL değerinde çekler olduğu, ayrıca 6 tanesi icra takibine konu edilen 4’ü ise icra takibine konu edilmeyen 10 adet bono olduğu, bir başka ifade ile iadesi talep edilen menfi tespit istemine konu bono ve çek bedellerinin toplamının toplam 1.910.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle mahkemece davacının borçlu olduğu miktarın tespitinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın değerinin yüksek olduğu belirtilmiş ise de taraflar arasında imzalanan resmi senette belirtilen bedel üzerinden değerlendirme yapılmasının yerinde olmasına, avalist ...’nun aval olarak sorumlu olduğuna ilişkin taraf iddiaları ve davacı şirketin borçlu olduğu miktar gözetildiğinde mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmamasına, ek kararın istinafı kabil olmadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan 1.710,40TL istinaf karar ve ilam harcından, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.095,00TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 94.950,90TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 23.737,72TL harcın mahsubu ile bakiye 71.213,18TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 25/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."