T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/982 - 2025/174
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/982 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2022
ESAS-KARAR NO : 2014/348 E - 2022/166 K
ASIL DAVADA
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekili, davalı tarafından 4046 Sayılı Yasa çerçevesinde yürütülen elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinde dağıtım sisteminin (Eylül 2036 ya kadar) işletme hakkına, dağıtım ve perakende satış lisansına sahip şirketin %100 hisselerinin blok olarak satışı yöntemi uygulandığını; bu yönteme göre, faaliyetlerini rutin olarak yürüten şirketin alacak, hak ve borçlarıyla birlikte yani bilanço mevcutlarıyla birlikte özel sektöre devredildiğini; İhale şartnamesinin 22 ncı maddesinin (e) bendinde yer alan istisna hükmü çerçevesinde, devir tarihinden bir önceki ay sonu itibariyle şirket bilançolarında yer alan birikmiş kamu ve tarımsal sulama alacakları ile enerji borçlarının şirket bilançosundan çıkarılarak ... bilançosuna aktarıldığını, söz konusu bilanço kalemleri dışında diğer kalemlerin ise dağıtım şirketi bilançosunda bırakıldığını; ilgili şirketin mevcut bilançosuyla ve alacak, borç, hak ve hükümlülükleriyle birlikte özel sektöre devredildiğini; bu hususların yatırımcılar tarafından teklif öncesi yapılan fizibilite çalışmalarında dikkate alındığını ve buna göre teklif verildiğini, müvekkili şirketin özelleştirmeye ilişkin hususlarda uygulamaya dair usul ve esasları güncel piyasa ve ekonomik koşullara göre belirleme yetki, görev ve sorumluluğunun mevzuat uyarınca ÖYK ve ÖİB uhdesinde bulunduğunu; özelleştirme kapsamına alınan şirketlerin değerlerinin tespiti sırasında özelleştirilecek şirketin aktif ve pasiflerinin tamamının dikkate alındığını; şirketin aktifinde yer alan bir mal zaten şirketin değerini yükselttiğini, aktifte yer alan malların özelleştirilecek şirketle birlikte alıcıya verilmesinin özelleştirmeyi yapan idareye haksız bir kazanç yarattığını; , özelleştirme kapsamında davalı şirketin elektrik dağıtımına ilişkin olarak oluşan ve dağıtım bölgelerinde faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin hisselerinin 4046 sayılı Kanun kapsamında % 100 Hissenin Blok Olarak Satış Yöntemi ile müvekkiline devri aşamasında banka hesaplarında bulunan paranın mutat olduğu üzere kısa vadeli repo yapıldığını, davalı tarafın bu repo işlemleri nedeniyle müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğinden bahisle alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin ihtirazı kayıt ile davalıya 12.861.000,00 TL’yi ödediğini, bu bedelin zaten denkleştirme ile sermaye artırımında dikkate alındığını, satış bedeline yansıtıldığını belirterek; 12.861.000,00 TL alacaklarının 25.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline haksız yere ödenen bedelin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24/06/2010 tarih ve 2010/42 nolu kararı doğrultusunda 31/07/2010 tarihli muhasebe kayıtları baz alınarak 31/08/2010 tarihinde devredilen ...'ın devrine ilişkin mizan kayıtlarına göre devre esas bilanço tarihinde banka hesaplarında bulunan paranın kısa vadeli repo yapılması nedeniyle bakanlığın 03/09/2013 tarihli denetim raporu sonucu müvekkilinin 8.125.282,06 TL asıl alacak, 564.985,37 TL işlemiş faiz ve KDV'si olarak toplam 8.791.964,79TL alacağın davalı şirket ile repo işlemlerinde imzaları bulunan eski müdür yardımcısı ile muhasebe finansman eski müdürü davalılardan dava tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ve KDV'si ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekili, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Yasa kapsamında özel sektör devri yapılan ..., ... ve diğer sekiz ayrı Elektrik Dağıtım Şirketinin (...) hisselerinin özel sermayeli firmalara fiili devri ( Blok Hisse Satış Yöntemiyle İşletme Hakkı Devri yapılmak suretiyle özelleştirilmeleri) aşamasında şirketleri ile anılan EDAŞ'lar arasında gerçekleşen para (fon) hareketlerinin ( Bahsi gecen EDAS’laıın devre esas bilançolarında bulunan serbest ve blokeli hazır değerlerin “kasa, banka, yoldaki paralar, kısa vadeli repo) söz konusu işletmenin özelleştirilmesi ilgili mevzuat ve ilgili ihale dokümanında öngörüldüğü şekilde işleme tabi tutulup tutulmadığı; personelin devir aşamasında hataen, kasten veya ihmalen mevzuat hariç işlemlere yer verip vermediği; bu neviden işlemler var ise, sonucunda zararın oluşup oluşmadığı; oluştu ise sorumluların tespiti ve oluşan zararın tazminine dair hususların incelenmesi neticesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığı denetçileri tarafından düzenlenen 03709/2013 tarih, 80-7 sayılı Soruşturma Raporu’nun “Sonuç ve Öneriler” bölümünde; “4046 sayılı Yasa çerçevesinde yürütülen elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirmesinde dağıtım sistemlerinin (Eylül 2036’a kadar) işletme hakkına ve dağıtım ve perakende satış lisansına sahip şirketin %100 hissesinin blok olarak satışı yöntemi uygulandığı, bu yönteme göre faaliyetlerini rutin olarak yürüten tahsilat ve ödemelerine rutin olarak devam eden şirketin alacak, hak ve borçlarıyla birlikte yani bilanço mevcutlarıyla birlikte özel sektöre devredildiği, buna göre devir (hisse satış sözleşmesinin imzalanması) işleminin devir tarihinden önce kamuya ait olan şirket hislerinin devir tarihinden itibaren özel sektöre geçmesinden ibaret olduğunu, bu nedenle devir sırasında devir bilançosu, kasa, stok veya demirbaş sayımı, sayaç okuma gibi uygulamalar yapılmasının söz konusu olmadığını, nitekim devir aşamasında bu neviden işlem ve uygulamaların icra edileceğine dair ilgili ihale dokümanında ( ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi, işletme hakkı devir sözleşmesi) herhangi bir hükme yer verilmediği gibi, önceki bölümlerden bu yana değinilen mevzuatta da bu yönde uygulamayı öngören hükümlerin yer almadığını, öte yandan, ihale şartnamelerinde ver alan istisna hükmü çerçevesinde devir tarihinden bir önceki ay sonu itibariyle şirket bilançolarında ver alan birikmiş kamu ve tarımsal sulama alacakları ile enerji borçlarının şirket bilançosundan çıkarılarak ... bilançosuna aktarıldığı, söz konusu bilanço kalemleri dışında diğer kalemlerinse dağıtım şirketi bilançosunda bırakıldığını, ilgili şirketin mevcut bilançosuyla ve alacak, borç, hak ve yükümlülükleriyle birlikte özel sektöre devredildiğini, bu hususların yatırımcılar tarafından teklif öncesi yapılan fizibilite çalışmalarında dikkate alındığını ve buna göre teklif verildiğini, diğer bir söylemler ilgili dağıtım şirketinin bilançosundaki tüm unsurların özelleştirme bedeli içerisinde değerlendirildiğini, bu süreçte, 09.07.2008 tarih, 5784 sayılı Kanun ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasasına “dağıtım şirketi, dağıtım bölgesinde ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde otoyollar hariç kamunun genel kullanımına yönelik cadde ve sokak aydınlatmasında ve bunlara ait gerekli ölçüm sistemlerinin tesis edilmesi ve işletmesinden sorumlu olduğunu, bu tür aydınlatmaya ve trafik sinyalizasyonlarına ait tüketim giderleri, 01/01/2009 ila 31.12.2015 tarihleri arasındaki dönem için Hazine Müsteşarlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. “ şeklindeki hükümleri içeren geçici 17.maddenin eklendiği, anılan değişiklik üzerine, inceleme konusu EDAŞ’ların (ihalesi henüz gerçekleşmemiş olan Çoruh, Osmangazi, Yeşılırmak, Çamlıbel, Fırat, Uludağ, Trakya) özelleştirilmesi sürecinde kullanılan ihale şartnameleri ve son teklif verme tarihinden önce yatırımcılar ile paylaşılan hisse satış sözleşme taslaklarında, şartnamenin 22.maddesi (e) bendinde “Şirket muhasebe kayıtlarında ver alan 01.01.2009 tarihinden önceki döneme ait genel aydınlatma alacakları ve ibadethanelerden olan alacaklar ...’a aktarılacağını, Sözleşmenin imzalandığı tarihten önceki ayın son günü itibariyle şirket muhasebe kayıtlarında yer alan resmi daireler, belediyeler, iç tüketim ve içme suyu tesislerinden kaynaklanan alacaklar ve tarımsal sulama alacakları ile şirket muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışından kalan EÜAS ve bağlı şirketleri ile TETAS ve TEİAŞ' a olan borçlar ...’a aktarılacaktır” yönünde hükümlere yer verildiğini, ... Teftiş Kurulu Başkanlığınca inceleme konusu EDAŞ’ların özelleştirilmeleri aşamasında ... ile anılan EDAŞ’lar arasında gerçekleşen para(fon) hareketlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen soruşturma ve inceleme raporlarında yer verilen ve her bir EDAŞ için farklı miktarlarda olmak üzere “ Devire esas bilanço tarihinde ve bu bilançolara göre kasa ve bankalarda bulunduğu anlaşılan serbest hazır değerler takasa. banka, yoldaki paralar, kısa vadeli repo) ile blokeli hazır değerlerin ilgili şirketin iki günlük cari harcamalar düşüldükten sonra kalan kısmının, hissesi özel sermayeli firmalara devredilen EDAŞ’ların bünyesinde bırakıldığı, halbuki bu tutarların EDAŞ’ın geçmiş dönemlere ilişkin EÜAS ve diğer Enerji KİTTerine olan borçlarının ihale Şartnamesinde yer alan düzenlemeler gereğince TEDAS’a devredildiği dikkate alındığında) ...’ın hakkı olduğu” şeklinde ifade edilen gerekçelerle adı geçen EDAŞ’lardan ve bir kısmı da sorumlu görülen personelden talep ve tahsilinin önerildiğini, ... Teftiş Kurulu Başkanlığının anılan raporların da ilgili personelin sorumluluğunun aranması yoluna gidilmesi noktasındaki önerinin dayanağının ... Genel Müdürlüğünün 2006 ve 2011 yılları arasında inceleme konusu EDAŞ’lara muhatap mali konulara ilişkin muhtelit tarih ve sayılı yazıların oluşturduğu, söz konusu yazıların içeriğinde, şirket kasa ve banka hesaplarında bulunan tutarların kullanımına ilişkin yapılacak harcamaların öncelik sırasına dair esaslara ver verildiği, yanı sıra kasa ve banka hesaplarında bir iki günlük cari harcama miktarını aşan tutarda nakit bulundurulmamasının istenildiğini, bu şekilde kısa vadeli nakit ihtiyacını aşan kısımların enerji KİT’lerinin finansman ihtiyacı da dikkate alınarak enerji borcu ödemesinde kullanılması gerektiği yönünde ifadelere ver verildiğini, ... Yönetim Kurulunun 05/10/2006 tarih ve 42-627 sayılı Kararı ile dağıtım şirketlerinin nakit akışı ve fon yönetiminin yeniden düzenlendiğini ve bu düzenlemenin ... Mali İşler ve Finans Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından 13/10/2006 tarih, 9933 sayılı yazı ile tüm elektrik dağıtım şirketlerine bildirilerek gereğinin talimatlandırıldığını, anılan Daire Başkanlığı tarafından dağıtım şirketlerine gönderilen muhtelif tarih/sayılı yazılarda, genel olarak28708/2009 tarih, 3952 sayılı yazıda olduğu gibi, şirketler tarafından yapılacak enerji bedeli ödemeleri kapsamında, TEİAS ile EÜAS bağlı ortaklarına ait enerji ödemeleri yapıldıktan sonra bankada atıl para bırakılmaksızın kalan bakiyenin tamamının TETAŞ Genel Müdürlüğüne aktarılması, cari dönem faturasını aşan kısım için geçmiş dönem faturalarına mahsuben TETAS Genel Müdürlüğüne ödeme yapılması ve bankalarda kısa vadeli (1-2 günlük) finansman ihtiyacı dışında nakit bulundurulmamasının istenildiği, yine 26/07/2010 tarih, 3710 sayılı talimatta; şirketlerce her ay sonunda bankalardaki tüm hesap bakiyelerinin alınarak ve gerekirse yoldaki paraların da takip edilerek kısa vadeli (1-2 günlük! finansman ihtiyacı dışında nakit bulundurulmaması ve bu konu ile ilgili gerekli tedbirlerin alınarak yapılan enerji bedeli ödemelerinin geciktirilmeden süresinde Günlük Nakit Takip Programı tablosuna işlenmesi gerektiği belirtilerek, özellikle devir aşamasındaki dağıtım şirketlerinin bu çerçevede işlemleri yerine getirme hususunda daha hassas olmaları gerektiği halde bu talimatları yerine getirme hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini, Özelleştirme Yüksek Kurulunun muhtelif tarih ve sayılı Kararı doğrultusunda, yine ÖİB'ce belirlenen tarihlerde hisseleri özel sektöre devredilen EDAŞ’ların devire esas mizan kayıtlarına göre enerji kitlerine borçları bulunduğu halde tutar hariç serbest hazır değerlerin bu borcun ödenmesinde kullanılması ve repoya bağlanması böylelikle hisseleri devralan alıcı şirketlerin devredilen hazır değer tutarı kadar sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, devre esas bilanço tarihinde ve bu bilançolara göre kasa ve bankalarda bulunduğu anlaşılan serbest hazır değerler (kasa,banka. yoldaki paralar, kısa vadeli repo) ile blokeli hazır değerlerin ilgili şirketin iki günlük cari harcamaları düşüldükten sonra kalan kısmının, hissesi özel sermayeli firmalara devredilen EDAS’ların gönyesinde bırakıldığını, halbuki bu tutarların (ilgili EDAS’ın geçmiş dönemlere ilişkin EUAŞ ve diğer Enerji KIT’lerine olan borçlarının İhale Şartnamesinde ver alan düzenlemeler gereğince ...’a devredildiği dikkate alındığında TEDAS’ın hakkı olduğunu, bu nedenle de bahsi geçen bu tutarların öncelikle özelleştirilen (%100 oranındaki hisseleri özel şirketlere devredilen ) EDAS’lardan, bunun mümkün olmaması halinde ise ilgili EDAŞ’ın hisselerini blok olarak satın alarak mülkiyet hakkını kazanan firmalardan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesi gereğince belirtilen nedenlerle, devire esas bilanço tarihinde söz konusu bilançoda görüldüğü şekilde geçmiş aylarda yapılan miktarı üzerinde olacak şekilde ( bu tutarın enerji KİT'lerine olan borcun ödenmesinde kullanılması imkanı var iken bu yola gidilmeyerek) repo yapılmasının değinilen yükümlülüğün gereğine aykırı bir işlem anlamına geldiğini, bu nedenle ilgili personelin bu yönden mali, disiplin ve cezai yönlerden sorumluluğunun aranması gerektiğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, 4046 sayılı yasanın 2 ve 4.madde hükümleri, ihale şartnamesinin 22.maddesi ile ÖİB, TBMM KİT Komisyonu raporları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sayıştay Başkanlığı karar ve yazışmaları ile ... Genel Müdürlüğü yazışmalarına göre haksız ve mesnetsiz hukuk ve mevzuata aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Asıl davada belirtildiği gibi davacı şirket davalıya ödediği 12.861.000,00 TL'nin iadesini talep etmekte, birleşen davada ise davacı ise, davalı ve asıl davaya konu kesinti haricinde bakiye 8.125.282,06 TL alacağını talep ettiği, asıl ve birleşen dava ile ceza davasındaki mevcut delillere göre her ne kadar davalı şirketin özelleştirilmesine yönelik ihale şartnamesinde hüküm yok ise de; özelleştirmenin 26/06/2010 tarihli resmi gazetede yayımlanmasından sonra asıl dosyanın davacısı şirket yetkilileri tarafından, ...'ın talimatlarının aksine ve mutad uygulamalara aykırı olarak dava dışı EÜAŞ ve bağlı şirketlere ödenmesi gereken borçların ödenmeyip, devir tarihinden önce 14.186.000,00 TL'yi repoya yatırmak suretiyle şirketi özelleştirmeden devralan asıl dosyanın davacısı şirket yararına, davalı ...'ın zararına sebep oldukları gerekçesiyle çalışanların yargılandığı ve ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararının Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı göz önünde bulundurulduğunda asıl dosyanın davacısından yapılan kesinti ve tahsilatın yerinde olduğu, asıl davada davacı kesinti ve ödemelerin iadesini isteyemeyeceği, birleşen davada ise ; davacı asıl dosyanın davacısı yararına birleşen dosyanın davacısı aleyhine şirket paralarını repoya yatırmak suretiyle zarara uğrattıklarından birleşen davada davacının 25/03/2014 tarihi itibariyle ödenmeyen KDV ve gecikme faizi alacağı toplamı 20.986.282,06 TL'den asıl dosyanın davacısından tahsil edilen 12.861.000,00 TL'nin mahsubu ile kalan 825.282,06 TL ile 25/03/2014 ile 27/10/2014 tarihleri arası işlemiş 564.985,37 TL gecikme faizi ve 101.696,36 TL KDV toplamı olan 8.791.964,79 TL alacağı birleşen dosya davalısından talep edebileceği, toplanan delillere göre asıl dosyada talebe konu edilen miktarın davalı tarafından haklı olarak kesinti yapılıp tahsilat yapıldığı asıl davanın reddine, birleşen davada ise talebe konu edilen miktar kadar davacı alacağı belirlenmekle birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı asıl dava davacı birleşen davada davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili ; satış işlemine ilişkin esaslar İhale Şartnamesinde belirlenmiş olup anılan şartnamede sermaye devrinin ne şekilde olacağına dair hüküm ÖİB'nin ... ile ilgili İhale Şartnamesinde ya da 31.08.2010 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi öncesindeki 18.03.2010 ve 17.08.2010 tarihli İhale Şartnamelerinde sadece, devir tarihi itibariyle hangi aktif ve pasif bilanço kalemlerinin ... bilançosu dışına çıkarılarak ... bilançosuna aktarılması gerektiğine dair düzenleme yapıldığını, müvekkili şirketin satışına ilişkin olarak ÖİB'ce yayınlanan İhale Şartnamesi ve 18.03.2010 ile 17.08.2010 tarihli İhale Şartnamelerinin "Diğer Hususlar" başlıklı 21'inci maddesinin (e) bendinde yer alan; "Şirket muhasebe kayıtlarında yer alan 01.01.2009 tarihinden önceki döneme ait genel aydınlatma alacakları ve İbadethanelerden olan alacaklar ...'a aktarılacağını, hisse satış sözleşmesinin imzalandığını, tarihten önceki ayın son günü itibariyle şirket muhasebe kayıtlarında yer alan Resmi Daireler, Belediyeler (iç tüketim ve içme suyu tesislerinden kaynaklanan alacakları) ve tarımsal sulama alacakları ile şirket muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışında kalan Elektrik Üretim A.Ş. ve bağlı şirketleri, ... A.Ş. ve ... A.Ş.ye olan ticari borçları ...'a aktarılacaktır." hükmü uyarınca bilançonun hangi aktif ve pasif hesaplarının bakiyelerinin (alacaklar ve borçlar) ... bilançosundan çıkarılarak ... bilançosuna aktarılacağı sınırlı olarak sayıldığını, söz konusu hükümle bilançonun aktifindeki ve pasifindeki tek tek belirlenen hesap bakiyelerinin ...’a aktarılacağı diğer aktif-pasif hesapları bakiyelerinin tamamının ...'a aktarılmayıp ... bilançosu içerisinde kalması gerektiğinin öngörüldüğünü, nitekim özelleştirme işlemlerini gerçekleştiren ÖİB da dava konusu bilanço kalemlerinin ... bünyesinde kalmasında şartname hükümlerine aykırı bir husus bulunmadığı açıkça beyan edildiğini, bu nedenle repoya bağlanan dava konusu bedelin ... bilançosu dışına çıkartılarak ...’a aktarılmasının hukuken zorunlu ve gerekli olmayıp ortada bir zarar veya sebepsiz zenginleşme bulunmadığını, hazır değerlerin ticari borçlara mahsup edileceği hususu daha sonraki ihale şartnamelerinde açıkça düzenlenmiş olup başlı başına bu husus dahi müvekkilinin ihale şartnamesinde bulunmayan hükme göre işlem yapılamayacağını gösterdiğini, dava konusu alacağa esas ihale şartnamesinde, hazır değerlerin mevcut borçların kapatılmasında kullanılacağına dair bir hüküm olmadığını, kasa ve repoda değerlendirilen hazır değerlerin bilanço aktifinde tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu repo edilen bedel, yine enerji borcunun ödenmesinde ve KİT’lere borcun azaltılmasında kullanıldığından davalı Kurum zarara uğramadığını, dava konusu uyuşmazlık, bir kısım müvekkiller bakımından gerçekleştirilen işlemlerle davalı kurum zararına neden olunduğu ve buna bağlı olarak müvekkili şirketin sebepsiz zenginleştiği ve fakat davalı kurumun ise sebepsiz fakirleştiği iddiasına dayalı olduğunu, davalı idarenin bir zarara uğramadığını, davaya esas soruşturma raporunda, Blok Satış Yönteminin niteliğinin göz ardı edilmesi ve özellikle hisse devir sözleşmesinin imzalanması tarihi ile düzenlemeye esas bilanço tarihlerinin birbirine karıştırılması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın ortaya çıktığını, dava konusu bedelin Ağustos 2010 tarihi itibarıyla borç ödemesinde kullanıldığı sabit olup davalının zarara uğratılmadığını, dava konusu repo edilen bedel, sermaye artırımı ile yapılan dengelemede ve sonraki sermaye artırımında dikkate alınmış olmakla davanın haklılığının ortada olduğunu, başka bir ifade ile dava konusu miktar, hangi işleme tabi tutulursa tutulsun, bir şekilde yeniden oluşturulan sermayeye yansıyacak ve her halükarda ...’ın sermayesine yansıtılan miktar aynı olacağını, bu hususun ikinci bilirkişi raporunda da ifade edilerek gerekli örnek hesaplama yapıldığını dolayısıyla ortada bir zarar söz konusu olmadığı gibi, müvekkil şirketin sebepsiz zenginleşmesinin de söz konusu olmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; asıl dava davacısından tahsil edilen paranın haksız olarak alınıp alınmadığı, birleşen davada ise davalıdan yapılan kesintinin haklı olup olmadığı, bakiye alacağın tayini hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, haksız tahsil edilen paranın iadesine, birleşen dava ise eksik tahsilatın gecikme faizi ve KDV'si ile birlikte tahsiline yöneliktir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bekletici mesele yapılan Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/240 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile birleşen davalılar ... ile ... hakkında üzerlerine atılı görevin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek davalı –birleşen davacıya ait nakit varlıkların üçüncü kişiye intikalini sağlamak suretiyle mağduriyetine ve alacağını tahsil etmesinin gecikmesi sebebiyle maddi zararına neden olduğu, alacaklı olduğu üçüncü kişinin bu suretle haksız menfaat sağlamasına sebebiyet vermek suretiyle görevi ihmal suçu işlediğinin sabit olduğu, ceza mahkemesince verilen kararın kesinleştiği, asıl davada davacı şirketin davalıya ödediği bedelin iadesinin gerektiği, birleşen davada ise davacı kurumun alacaklı olduğu, birleşen davalıların mahkumiyetine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesine, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin kabulünün TBK 74.maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl ve dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Birleşen dava yönünden alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 24/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."