T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1021 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/181
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2022
ESAS-KARAR NO : 2018/138 E - 2022/328 K
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28/02/2017 tarihinde 60 adet kastre edilmemiş Avrupa Birliği ülkeleri menşeli etçi erkek besilik sığır satışı için anlaşma imzalandığını, hayvanların 21/07/2017 tarihinde Bandırma Limanında teslim alınarak beslenmeye başlandığını, bazı hayvanların etçi ırk değil sütçü ırk olduğundan şüphelenilmesi üzerine mahkemece yapılan delil tespitinde 13 baş hayvanın sütçü ırk olduğu ve 1 baş hayvanın ırkının belirlenemediğinden toplam 14 baş hayvanın yapılan sözleşmeye uygun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin hayvanları teslim alırken bu durumu anlamasının mümkün olmadığını, davalının müvekkilinin bilgisizliği ve deneyimsizliğinden faydalanarak sözleşmeye aykırı hayvan teslim ettiğini, sütçü hayvan ithal etmenin de yasak olduğunu, davalının sözleşmeye ve mevzuata aykırı teslimat yaptığını, etçi ırk besi danası ile sütçü ırk danası arasında yaklaşık 1/4 oranında fiyat farkı olduğunu, bütün hayvanların etçi ırk fiyatı üzerinden ücretlendirildiğini, edimler arasında açık ve aşırı orantısızlık bulunduğunu, müvekkilinin etçil ırk olarak gelmesi gereken hayvanların kilosuna KDV hariç 3,95 Euro ödediğini, sütçü ırk olan yada ırkı belli olmayan hayvanları aynı rakamlar üzerinden satılmadığını, satış bedelleri arasındaki farkın ödenmesi gerektiğini (şimdilik 100,00 TL), etçi ırk hayvanların 10 ayda 450 kg ulaşarak satılabilir duruma geldiğini, sütçü ırk hayvanların ise 10 ayda ancak ve yaklaşık 350 kg ulaşmakta olduğunu, bu hayvanlar arasındaki kilo alımı nedeniyle oluşan farka ilişkin zararın ödenmesi gerektiğini (şimdilik 100,00 TL), etçi ırk hayvanların karkas et satış bedeli ile sütçü ırk hayvanın karkas et satış fiyatlarının da aynı olmadığını, etçi ırk hayvan etinin et borsasında 25,00 TL bedelle satıldığını, sütçü ırka ait hayvan etinin borsada aynı bedelle satılmadığını, bu husustaki zararın da giderilmesi gerektiğini(şimdilik 100,00 TL) belirterek belirsiz alacak olarak dava açtıkları davada şimdilik 300,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 21/02/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini edimler arası orantısızlıktan kaynaklanan ilk alım esnasında oluşan zarar kalemi için 2.058,00 Euro, etçil ve sütçül ırk et satış fiyatı farkından kaynaklanan zarar olarak 10.260,00 TL, etcil hayvan karkas randıman farkı olarak 6.893,00 TL, beslenme şekillerinden kaynaklı olan kilo alım nedeniyle oluşan farka ilişkin zarar olarak 33.920,00 TL olmak üzere toplam talebini 2.058,00 Euro ve 51.373,00 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu, ithal edilecek hayvanların bakanlıkça görevledirilen personel tarafından yurt dışında seçimlerinin yapıldığını, ülkeye girişlerinde tekrar görevlendirilen heyet tarafından kontrol edildiklerini, sorunlu hayvanların yurda girişlerine izin verilmediğini, veteriner giriş belgesi verilen canlı sığırların müvekkili kurum tarafından oluşturulan muayene kabul komisyonu tarafından da sözleşme ve eki teknik şartnameye uygunluk yönünden kontrol edilerek besiciye teslimi yapıldığını, hayvanların seçimi ve sağlık kontrolünde müvekkilinin aktif rolünün bulunmadığını, bu hususta yetkili personelin bakanlık personeli ve gümrük personeli olduğunu, davacıya teslim edilen hayvanların Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı veteriner hekimleri tarafından teslim edildiğini, teslimatın sözleşmeye uygun olduğuna dair davacının tutanağı imzaladığını, teslimatın sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, ağır kusurun bulunmadığını, müvekkili tarafından yazılı bir sorumluluk üstlenilmediğini, davacının ihbar ve gözden geçirme külfetini yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, delil tespiti dosyasında ve mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında davalı tarafından davacıya teslimi yapılan 60 adet sığırdan 14 tanesinin etçi sığır ırkı özelliği taşımadığı, dolayısıyla davacıya teslim borcu doğuran sözleşme kapsamında etçi sığır ırkı yerine 14 tane sütçü ırka sahip sığır teslim edildiğinden yapılan teslimin ayıplı olmayıp aliud teslim olduğu, dolayısıyla davacının bundan kaynaklı var ise zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, aliud ifa nedeniyle davacının 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde zararını talep edebileceği, ayıplı ifa bulunmaması nedeniyle davacının TBK md. 221 uyarınca hayvanları muayene ve ihbar külfeti olmaksızın işbu haklarını kullanabileceği, eldeki davanın süresinde açıldığı, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunduğu, davacının gabin iddiasına bağlı olarak satış bedelleri arasındaki farktan kaynaklı zararının ayrıca aliud ifa sebebiyle satış bedelleri arasındaki farkın, satılabilir hayvan kilosunun az olması nedeniyle oluşan zararın ve karkas et satış bedeli nedeniyle oluşan zararın tahsilini davacıdan talep ettiği, hayvan alım ve satım işi ile uğraşan ve besici durumundaki davacı yönünden gabin şartları oluşmadığından davacının talep arttırım dilekçesine konu ettiği 2.058,00 Euro ile gabine bağlı olarak tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının diğer zararları yönünden; talep olunan her bir zarar kalemi hakkında tafsilatlı ve somut hadiseye, teknik verilere uygun olarak düzenlenen 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği, 14 adet süt ırkı sığırın et ırkı özelliği taşımadığından et karkas satış fiyatı üzerinden ve kilo kaybından kaynaklı satılabilir hayvan kilosu üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 51.373,00 TL zararının oluştuğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2.058,00 Euro zarar kaleminin gabine dayanacak şekilde hesaplama yapılamayacağı gerekçesiyle red edildiğini, yurt dışından hayvan ithalini sürekli yapan ve alanında uzman kişilerin çalıştığı davalı kurumun sözlemeye aykırı olarak ülkeye hayvan girişi yapılmasına sebebiyet vermesinin açıkça sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalının sözleşmeye ve kanuna aykırı şekilde ithal getirilmesi yasak olan ırka mensup hayvanları ülkeye getirerek etçil ırk fiyatına müvekkiline sattığını, ithal hayvanların ülkeye girişlerinde gerekli kontrollerin davalı tarafından yapılması gerektiğini, müvekkilinin hayvanların cinsini ayırt etmesinin mümkün olmadığını, davalı kurumun kusurlu olduğunu ileri sürerek red edilen kısım yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası için gerekli şartların bulunmadığını, davacının talep edilen maddi tazminatları belirle imkanının bulunduğunu, zararın ispatlanamadığını, son alınan raporda hesaplama yapmaya yarar bilgi ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulmadığından hesaplama yapılamadığının belirtildiğini, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davadan kısa bir süre sonra davacının tüm hayvanları sattığı/kestirdiği hayvan pasaportlarından anlaşılmasına rağmen davacının satış faturalarını verilen süreye rağmen dosyaya sunmadığını, raporda davacının incelenen ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ilişkiyi ispatlayacak bilgi ve belgeye rastlanmadığının tespit edildiğini, tespit raporunda 13 adet hayvanın sütçü ırk olduğu, 1 adet hayvanın ırk tasnifinin yapılamadığı belirtilmesine rağmen 14 adet hayvan için yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğunu, davacının davaya konu 14 hayvanı kestirip kazanç elde ettiğini, bu miktarın zarardan mahsubu gerektiğini, lehe olan delillerin hangi gerekçe ile dikkate alınmadığının açıklanmadığını, müvekkilinin ithalat prosedürüne riayet ettiğini, tüm hayvanların resmi veteriner hekimler tarafından sözleşmeye uygunluğu tespit edilerek müvekkiline teslim edildiğini, hayvanların pasaportlarına göre davacıya teslim edilen hayvanların tamamının etçi ırk olduğunu, davacının hayvanları ihtirazi kayıt olmaksızın teslim aldığını, müvekkilinin ağır kusurlu kabul edilemeyeceğini, davacının ayıp iddiasında bulunduğunu, mahkemece ayıplı ifa bulunmadığı tespit edilerek genel tazminat hükümlerine göre karar verildiğini, aleyhe hükmedilen yargılama giderleri yönünden kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından 900,00 TL ve 250,00 TL tercüme gideri yatırılmasına rağmen mahkemenin sadece 250,00 TL tercüme giderine hükmettiğini, lehe olan son raporun dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, hayvan satımı nedeniyle zararın tahsili istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosya kapsamına göre davalının davacıya sözleşmeye aykırı hayvan teslim ettiğinin sabit olmasına, gabin şartlarının somut olayda gerçekleşmemesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı olup zararın hesaplanmış olmasına, yargılama giderlerinde hata bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.509,29 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.960,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 548,57 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."