T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/275 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/135
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/389 E - 2023/689 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2023/2227 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bononun davalı ...’in sahibi olduğu “C Plaka” olarak tabir edilen servis plakasının müvekkili şirket tarafından kiralanması nedeniyle düzenlenen teminat senedi olduğunu, bedelinin süreç içerisinde ödenmesine karşın anlaşmaya aykırı doldurularak icra takibine konu edildiğini belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, iş bu senede konu bedele ilişkin davalı tarafından düşük kısmi ödemeler yapıldığı hususunun taraflarınca iyiniyetli olarak kabul edierek ve bu miktar toplam bedelden düşürülerek icra takibine konu edildiğini, dava konusu bono “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğinde olduğunu, kıymetli evrakta benimsenen mücerretlik ilkesi gereği, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağ ortadan kalktığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosya kapsamına sunulan dekontlarda gönderenin davacı, alıcının ise davalı olduğu ve havale tarihlerinin bonoların tanzim tarihi olan 20/09/2011 tarihinden sonra olduğu, tüm ödemelerin mahsubu sonrasında takip konusu bono nedeniyle davacının borçlu olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, tanık dinlenmediği, müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığı gibi vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığı, müvekkili ile dava dışı ... arasında kira sözleşmesi bulunduğu, davacı şirket ile aralarında kira ilişki bulunmadığı, dava dışı kişi tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin bono alacağından mahsup edilemeyeceği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık davacı borçlunun takipten önce banka havaleleri ile yaptığı ödemelerin davaya konu bono için yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında başkaca alacak borç ilişkisinin olup olmadığı, davalının, davacı aleyhine icra takibine koyduğu senetten dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise tutarı, takibin ve senedin iptalinin gerekip gerekmediği, kötüniyet tazminatı koşullarının olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2023/2227 E. takip sayılı dosyasının incelenmesinden, davalı arasında düzenlenen takibe konu 20/09/2011 tanzim tarihli, 01/03/2020 vadeli ve 200.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacı borçlu aleyhine bir kısım ödemeleri mahsup ederek 154.000,00 TL asıl alacak, 12.660,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 166.700,00 TL toplam alacak yönünden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığı anlaşılmıştır.
Davacı davaya konu senedin taraflara arasında akdedilen kira sözleşmelerinin teminatı olarak boş olarak verildiği iddia ederken, davalı bu hususta beyanda bulunmamıştır.
Davacı davaya konu senedin banka havaleleri ile ödendiğini, taraflara arasında düzenlenmiş başkaca senedin olmadığını iddia ederken, davalı dosyaya sunulan ödeme dekontlarında yapılan ödemelerin taraflar arasındaki senet borcuna ilişkin bir ödeme olmadığını, bu dekontlara bir itirazlarının olmadığını, ancak müvekkilinin alacağına özgülenmiş bir ödeme olmadığını savunmuştur.
Yapılan banka ödemelerinde açıklama kısmında "senede istinaden", "Senet bedeli" şeklinde açıklama olan ödemelerin incelenmesinden, davacı tarafından davalı hesabına
*22/03/2022 tarihinde vakıfbankası hesabından- "Plaka hissesi Senet istinaden" açıklaması ile yapılan 30.000,00 TL,
*23/03/2022 tarihinde vakıfbankası hesabından- "Plaka hissesi Senede istinaden" açıklaması ile yapılan 30.000,00 TL,
*24/03/2022, tarihinde ... hesabından- "Plaka hissesi Senet bedeli" açıklaması ile yapılan 15.000,00 TL,
*24/03/2022 tarihinde ... Bankası hesabından- "Plaka hisse Senet bedeli" açıklaması ile yapılan 5.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
*22/03/2022 tarihinde ... Bankası hesabından- "Plaka hissesine ait Senede istinaden" açıklaması ile yapılan 270.000,00 TL şeklinde yapılan dekont fotokopisinin incelenmesinden dava dışı ... tarafından davalı hesabına gönderildiği anlaşılmıştır.
BK.nun 86.maddesine göre ödeme belgesinde ödemenin hangi borca ilişkin olduğu konusunda bir açıklık yoksa ödemenin mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Davalı taraf ödemeleri kabul etmiş, ancak neye ilişkin olduğu hususunda da bir açıklama yapmamıştır. Eğer davalının dava konusu bonolardan başka davacıdan bir alacağı varsa bunu ispatla yükümlüdür. Şayet böyle bir alacak mevcut değilse yapılan ödemenin anılan hüküm uyarınca mevcut borca ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.415,50TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."