T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1999 - 2024/1365
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1999 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1365
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/501 E - 2022/965 K
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı ile aralarındaki hizmet ilişkisi kapsamında davalının temin etmesi gereken malı davalı adına temin ettiğini, temin edilen mala ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve alacak için ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili firma ile davacı firmanın 04.09.2020 tarihinde teklif formu ve sözleşmesi kapsamında anlaştığını, sözleşmenin 11. Maddesinde “Boru, flanş, fittings, daldırma galvaniz kaplama tarafımıza aittir” düzenlemesi gereğinin müvekkil firmaca yerine getirilmediği ve bu sebeple müvekkilce temin edilemeyen fittings olarak adlandırılan TE parçalarının davacı tarafça satın alınıp, ücreti karşılığı satıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili firmanın sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini bildirerek müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafın, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirerek davacıya teslim ettiği ve buna ilişkin fatura düzenlediği, davacının da sözleşmeye konu ifayı kabul ederek faturaya itiraz edilmeksizin fatura bedelini davalıya ödediği, dosya kapsamına göre davacı yanın eksik veya ayıplı ifa konusunda bir beyanı, itirazının bulunmadığı, dosyaya sunulu bulunan teklif formunun 11. Maddesinde, boru, flanş, fittings, daldırma galvaniz kaplama olarak sayılan ürünlerin teklif veren davalı şirkete ait olduğunun düzenlendiği, ancak davalı tarafça temin edilmemesi halinde davacı tarafça temin edilerek davalıya fatura edileceği yönünde bir düzenlemeye, anlaşmaya, rastlanılmadığı, nitekim davacı tarafça düzenlenen faturanın davalı taraf defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi Ba formuyla da vergi dairesine bildirilmediği, ispat yükü üzerinde olan davacı yanın faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı ispatlanamayan davanın reddine, takibin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında ispat edilmiş bir iddia bulunmadığı davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; uyuşmazlığın pompa istasyonu spool imalatı işi kapsamında yapılacak işin malzeme teminli olup müvekkili tarafından davalının temin ettiği malların ayıplı olamsı, ayıplı mal teslimi nedeniyle yeniden dava dışı kişiden mal temine edilerek sonradan alınan mal bedeli için davalı adına fatura tahakkuku yapılarak tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, faturaya dayalı alacağının sabit olduğunu alına bilirkişi raporu ile de alacağının tespitine rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derce mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu alacağın varlığının davacı yanca ispat edilip edilmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, özelikle davacının alacağının varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının ve yemin deliline de dayanmadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."