T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1928 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/336 E - 2022/503 K
MÜTEVEFFA
DAVACILAR
KISITLI
VASİ
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkillerinin müteveffa ...'in mirasçıları olduğunu, ...'in 30/11/2020 tarihinde vefat ettiğini, davalı yanın ölü kişiye takip yapılmasının yasaya aykırı olması ve takibin iptalini gerektirmesi nedeniyle bonolarda TCKN bulunmasına rağmen TCKN belirtmeyerek 23/12/2020 tarihinde muris ... aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12038 esas sayılı takip dosyası ile davaya konu takibi başlattığını, daha sonra mirasçılık belgesinin dosyaya sunulması suretiyle takibin müvekkillerine yöneltildiğini, takibe konu bonolarda keşideci imzalarının muris ...'in resmi kurumlarda attığı imzalarıyla gözle görünür farklılık içerdiğini, bu sebeple imzaya itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an imzanın murisin el ürünü olduğu düşünülecek olsa bile takibe konu senetlerdeki yazı ve rakamların muris ...'in el ürünü olmadığını, kuvvetle muhtemel davalının el ürünü olduğunu, davalının Ankara İcra daireleri'nde borçlu olduğu iki icra dosyasının bulunduğunu, takibe konu bonolarda bedel kısmının yazı ile yazılmadığını, rakamın ilk harfinin sonradan eklendiği izlenimini verdiğini, yine 09/12/2018 vadeli bonoda 325 yazısı ile devamında gelen sıfır rakamı arasında boşluk bulunduğunu, bu sebeple senet metninden çıplak gözle bile anlaşılan bu tahrifatın da incelenmesini talep ettiklerini, muris ...'in 2018 yılında 78 yaşında olduğunu, murisin hasta olduğunun belgelendiğini, murisin akli melekelerini her zaman düzgün kullanamadığını, davalı yanın Ankara 61. Noterliği aracılığıyla murise keşide ettiği 29/07/019 tarih ve 13613 sayılı ihtarnamede 65.000,00 TL alacaklı oludğunu ve ödenmesini istediğini, ancak takibe konu senetlerden bahsetmediğini, murisin davalıdan borç para almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, davalı yanın senet metninden anlaşılan alt ilişkiyi talil etmediğini, ispat yükünü üzerine aldığını, muris ile davalının yakın temasta olduklarını ancak davalının takibi açtığında murisin öldüğünü bilmediğini iddia ettiğini, müvekkillerinin hayatlarında ilk defa icra takibine uğradıklarını, müvekkillerinin bu takiplerden dolayı zarara uğradıklarını ve üzüldüklerini, bu nedenle müvekkillerinin yaşadığı travmayı bir nebze hafifletmesi amacıyla tüm müvekkilleri adına toplam 40.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, 05/10/2018 keşide tarihli, 09/11/2018 vade tarihli, 325.000,00 TL bedelli ve 05/10/2018 keşide tarihli, 09/12/2018 vade tarihli 325.000,00 TL bedelli keşidecisi ... ve lehtarı ... olan iki adet bono ile ilgili senetlerdeki imzanın müteveffa borçluya ait olmaması sebebiyle, bonoların bedelsiz olması sebebiyle, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12038 sayılı dosyasında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, borçlunun hata hile ikrah sebepleriyle imza attığının kabulü veya bonolarda tahrifat yapıldığı sebepleriyle bonoların iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın vefat edip mirasının paylaşılmasından önce davacıların kayda değer mal varlıkları bulunmadığını, davacıların uzun yıllar müteveffa ile küs bir hayat yaşadıklarını, müteveffanın 2016 yılında oğlu ...'in eşi ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlaması ile şikayetçi olduğunu, müteveffanın çocuklarının yanında değil huzur evinde kaldığını, müteveffanın müvekkilinin zarara uğrattığını, ondan alacaklı olduğunu, davacı tarafın babaları hayatta iken müvekkilinin bu iddialarını kabul ettiklerini, ancak babaları öldükten sonra maddi çıkarlar nedeniyle bu iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin hali hazırda 3 inşaatta birden müteahhitlik yaptığını, devam eden inşaatlarından elde etmeyi beklediği net gelirin en az 3-4 milyon olduğunu, müvekkilinin aynı anda birden fazla inşaatın taahhüdü altına girdiğinden nakit döngüsünün bozulmamasının son derece önemli olduğunu, davacıların amacının işbu icra dosyasındaki alacağını geciktirerek müvekkilinin nakit döngüsünü bozmak ve onu anlaşmaya zorlamak olduğunu, müvekkilinin üzerine taşınmaz mal bulunmamasının sebebinin birikimlerini gayrimenkul olarak değil altın olarak yapması olduğunu, müvekkilinin müteveffaya dava açacağını, zararlarını isteyeceğini belirttiğinde diğer arsa sahiplerinin ve ortak tanıdıkların da araya girmesi ile müteveffanın müvekkilinin zararlarını karşılamayı taahhüt ederek uzlaşma yoluna gitmek istediğini, bu kapsamda müvekkiline icra takibine konu 09/11/2018 vadeli iki senedi teslim ettiğini, bu hususta müvekkilinin eski çalışanı ...'in şahit olduğunu, müvekkilinin alacağının nakit bir para alacağı olduğunu, senet metninde de kayıtsız şartsız nakit bir borç ikrarının olduğunu, senetlerin vadesine 10 gün kala müteveffanın müvekkiline ulaşarak senetleri ödeyecek nakit parası olmadığını ancak buna karşılık iki tane daire verebileceğini belirttiğini müvekkilinin bunu kabul etmesi üzerine senetlerin vadesine 8 gün kala Ankara 25. Noterliği'nin 01/11/2018 tarih ve 19760 yevmiyeli vekaletnamesi ile kendine ait 2 adet dairenin satış yetkisini müvekkiline verdiğini, vekaletname verilmesinden bir süre sonra müteveffanın müvekkiline haber vermeden tapu dairesine giderek bizzat gelmeden işlem yapılmaması yönünde tapuya şerh düşürtüldüğünü ve müvekkiline tuzak kurulduğunu, nitekim müvekkilinin bu olaylardan sonra kalp krizi geçirdiğini, davacıların işbu davayı açmadan önce sadece tedbir kararı almak için sırayla 3 dava uydurduklarını, üçünden de tedbir kararı alamadığını, son çare olarak işbu davayı açtıklarını, sonuç olarak davanın reddini, davacıların takip miktarının %40'ı oranında inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, alınan raporlardan takibe dayanak bonolardaki keşideciye atfen atılan imzaların davacılar murisi "..." eli ürünü olduğu davalı alacaklının dayanmış olduğu deliller ve bu arada bilirkişi incelemesi ile ispat edilemediği; davacıların borçlu olmadıkları yönündeki iddiaların dayandırıkları diğer vakıaların araştırılmasına da imzanın davacılar murisine ait olduğu ispat edilememiş olması nedeni ile geçilmediği; davacıların kötüniyet tazminatı yönünden ise lehtar olan davalının takibe geçtiği bonolardaki imzanın murise ait olup olmadığı hususunu bilebileceğinden takibe geçmekte haksız olduğu gibi kötüniyetli olduğunun da kabulü sonucunu doğurduğu; davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, TBK m. 58 hükmü uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini talep edebileceği, bununla birlikte davacıların kişilik haklarının zarara uğradığı iddiasını ortaya koydukları deliller ile ispat edemedikleri anlaşıldığından bu yöndeki davalarının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; Davanın KABULÜNE, 05/10/2018 keşide tarihli, 09/11/2018 vade tarihli, 325.000,00.-TL bedelli ve 05/10/2018 keşide tarihli, 09/12/2018 vade tarihli 325.000,00.-TL bedelli senetlerin konusunu oluşturduğu Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12038 sayılı dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespitine, davacı yanın kötü niyet tazminat talebinin kabulüne, takip konusu alacağın % 20'si oranında belirlenen 172.839,45.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna davalı vekili; Eksik araştırma yapıldığı, tanıklarının dinlenmediği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava konusu senetler nedeniyle davacıların sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12038 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; 05/10/2018 keşide tarihli, 09/11/2018 vade tarihli, 325.000,00.-TL bedelli ve 05/10/2018 keşide tarihli, 09/12/2018 vade tarihli 325.000,00.-TL bedelli keşidecesinin ..., lehtarının ... olduğu senetler konu edilerek komisyon, işlemiş faizle 864.197,27TL toplam alacağın tahsili istemi ile 26/12/2020 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 13/12/2021 tarihinde mirasçılara tebliğ edildiği, mirasçıların imzaya itirazı üzerine Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/704 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı anlaşılmıştır.
Takibe konu senetlerin incelenmesinde; 05/10/2018 keşide tarihli, 09/11/2018 vade tarihli, 325.000,00 TL bedelli, nakten ihdas edilen; 05/10/2018 keşide tarihli, 09/12/2018 vade tarihli 325.000,00 TL bedelli nakten ihdas edilen keşidecisi ... ve lehtarı ... olan bonolar olduğu anlaşılmıştır.
Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/704 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından ... aleyhine (müteveffa ...) Ankara 8. İcra Müdürlğü'nün 2020/12038 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu edilen senetlerdeki imzalara itiraz istemiyle 19/04/2021 tarihinde açıldığı, İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamada 21.06.2021 tarihli bilirkişi incelemesinde takibe konu bonolar üzerindeki davacılar murisi keşideci ...'e atfen atılan imzaların "..." elinden çıkmadığının bildirildiği; 27.09.2021 tarihli bilirkişi incelemesinde de imzaların ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği ve yine 3. İcra Hukuk Mahkemesince yargılamada alınan 22.02.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporunda da imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'in eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, ayrıca inceleme konusu senetlerdeki rakamla miktar belirtir sol başta yer alan (3) rakamının farklı fiziki evsafta bir kalem ile sonradan ilave edilmiş olduğu değerlendirilmiştir.
Eldeki davada mahkemece alınan Ankara Jandarma Genel Komutanlığı Kriminalastik Laboratuvar Başkanlığınca düzenlenen 09.06.2022 tarihli raporda da inceleme konusu senetlerin ödeyecek hanesinde ... adına atfen bulunan imzaların kişiye atfedilebilecek kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen kolaylıkla taklit edilebilecek tarzda basit tersimli imzalar olduğu, yine inceleme konusu senetlerin ödeyecek hanesinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayese imzalar arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada söz konusu imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, inceleme konusu alacaklısı ..., ödeyecek ... olan 325.000,00.- TL tutarında, 05/10/2018 düzenleme tarih ve 09/11/2018 ödeme günlü senedin Türk Lirası hanesinde tahrifat yönünden yapılan incelemede orijinalinde #25.000# olan ibarenin sol tarafına farklı bir cins mavi mürekkepli kalem ile "3" rakamı yazılarak #325.000# ibaresine dönüştürülmesi suretiyle tahrifat yapıldığının tespit edildiği, alacaklısı ..., ödeyecek ... olan 325.000,00.- TL tutarında, 05/10/2018 düzenleme tarih ve 09/12/2018 ödeme günlü senedin Türk Lirası hanesinde tahrifat yönünden yapılan incelemede orijinalinde #25.000# olan ibarenin sol tarafına farklı bir cins mavi mürekkepli kalem ile "3" rakamı yazılarak #325.000# ibaresine dönüştürülmesi suretiyle tahrifat yapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle dava konusu senetteki imzanın davacıların miras bırakanının eli ürünü olduğunun alacaklı davalı tarafça kanıtlanamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59.033,32 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.758,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.274,98 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."