T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1345 - 2024/1684
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1345 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/1684
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/260 E 2022/454 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı 35.519,72 TL alacaklı olduğunu, davalının borcu istinaden herhangi bir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin davacıdan herhangi bir mal ve hizmet almadığını, bunun aksini gösterir herhangi bir delilde dosyaya ibraz edilmediğini, dayanağı tek taraflı kendi kestiği faturalar olduğunu, bu nedenle tek başına ticari kayıtların lehine delil olamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının ticari defter kayıtları uyarınca davacının davalıdan 35.519,72 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davalının davacıya 1.889,00 TL borcunun bulunduğu, iki ticari defter arasındaki farkın davacı tarafından düzenlenen 33.630,72 TL miktarlı faturaların davalının ticari defter kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, davalının ticari defter kayıtlarında yer almayan 33.630,72 TL miktarlı fatura, sevk irsaliyelerini davacının davalıya dava dışı ... Kargo Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. aracılığı ile teslim ettiği, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 35.519,72 T alacaklı olduğu bilirkişi raporu, tarafların ticari defter kayıtları, tarafların Ba-Bs formları, dava Dışı ... Kargo Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. den getirtilen Cd içerisindeki fatura ve sevk irsaliyelerinin tebliğine ilişkin bilgiler ve tüm dosya içeriği ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığını, mal tesliminin davacı yanca kanıtlanamadığını , mal teslimi yönünden davacı tarafından kargo şirketinin kayıtlarına dayanıldığını, kargo şirketinden gelen kayıtlarla davacının alacağının dayandığı faturalar arasında irtibat kurulamadığını, müvekkili defter kayıtlarından da tespit edildiği gibi 2016,2017,2018 tarihleri arasında müvekkil şirket ile davacı arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğu, teslimatların müvekkil tarafından borçları ödenen malların teslimine ilişkin olup olmadığı veya ne kadarı müvekkil tarafından ödenen bedellere karşılık yollandığı açık bir şekilde tespitinin yapılarak müvekkilin borçlu olup olmadığı tespit edilmesi gerekirken bu tespit yapılamadan davanın kabulüne karar verilmesinin eksik araştırma ve incelemeye dayandığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki mal alım satımına ilişkin ticari ilişki kapsamında mal teslimi olgusunun kanıtlanıp kanıtlanamadığı, sonuçta da alacaklı/davacının düzenlediği faturalardan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı/alacaklı şirket; davalı aleyhine cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalı/borçlunun haksız itirazının iptalini istemiş; faturalar sevk irsaliyeleri ve cari hesap kayıtlarına bilirkişi incelemesine ve yemin deliline dayanmıştır.
Davalı/borçlu, davacı/alacaklıya hiçbir borcu olmadığı itirazıyla; yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı/borçlular, davacı/alacaklıya hiçbir borcu olmadığını, faturalara ve mal teslimi yönünden dayanılan kargo belgelerine itiraz etmiştir.
Mahkemece; davacının ticari defterleri, davalının bir kısım ( yevmiye defteri) BA/BS vergi bildirimleri ve teslime dair kargo teslim belgeleri getirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş, davalının itirazları yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan mal teslimi olgusu kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; akdi ilişki kapsamında davacının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı ve mal teslimi olgusunun kanıtlanıp kanıtlanamadığı, sonuçta da alacaklı/davacının alacaklı olup olmadığı, noktasındadır.
Hemen belirtilmelidir ki taraflar arasında yazılı bir akit bulunmamaktadır. Davacı/alacaklı, cari hesap ilişkisine faturalara ve sevk irsaliyelerine dayanarak sözlü satış akdinin varlığı iddiasıyla, Ankara 31 İcra Dairesi 2019/14323 Esas sayılı dosyası ile takip alacaklısı/ davacı, takip borçlusunun /davalı takip konusunun 35.519,72 TL‘lık fatura alacağı olduğu, borçlunun 04/12/2019 tarihli itirazı üzerine; “alacağın tamamına, ferilerine ve takibe itirazlarımızdır” açıklaması ile “alacaklı görünen tarafa böyle bir borcumuz yoktur. Bu nedenle alacağın tamamına, ferilerine ve takibe itiraz ediyoruz.” ifadelerine yer vererek takibin durdurulmasını istemiştir.
Borca ve ferilerine itiraz üzerine takibin durmasına karar verilmiş; yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli dava açılmıştır.
İcra takibinin ve eldeki davanın dayanağı; davacı/alacaklı şirket tarafından davalı/borçlu adına düzenlenen toplam 35.519,72 TL bedelli mal satışına ilişkin faturalardır.
Davacı/alacaklı faturalara, ticari defter kayıtlarına, bilirkişi incelemesi ve yemin deliline dayanmaktadır. Davalı/borçlu ise akdi ilişkiyi inkar ederek mal teslimini kabul etmeyerek malların teslim alınmadığını savunmaktadır.
Satıcı/davacı/alacaklı akdi ilişkinin varlığı yanında teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda davacı tarafından sunulan dayanılan faturaların e-fatura olup elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalı teslimi inkar etmiştir. Davacı faturaya konu mal teslimlerinin kargo yoluyla yapıldığını iddia etmiş, celp edilen kargo belgelerinde bir kısım kargo içeriklerinde dosya, koli, paket açıklamasının bulunduğu, ihtilafa konu fatura muhteviyatı malların kargo ile gönderildiğine ilişkin açık bir bilgi bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar mahkemece kargo belgeleri ile teslimin yapıldığı kabul edilmiş ise de, hangi faturaya konu malların hangi kargo belgeleri ile teslim edildiği açıklanmadığı gibi teslim belgelerinde teslimatın dava konusu mallara ilişkin olduğu hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığından mahkemenin kabulü yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, davalı/borçlunun malların teslim alınmadığı savunması karşısında, varsa davalı yanın, defteri kebir ve envanter defter ve kayıtlarının tamamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaması da önemli bir eksikliktir. Mahkemece davacıya dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı dikkate alınarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/260Esas, 2022/454Karar ve 08/06/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."