T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1832 - 2024/1236
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1832 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1236
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/760 E - 2022/266 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, Lazer KesimTezgahı ... Lazer Tezgahı kodlu ürünün davalı tarafından 110.000,00 USD bedelle müvekkili şirkete satılması konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerine uygun olarak toplamda 75.000,00 USD'yi davalıya ödeme yaptığını, fakat söz konusu tezgahın üretimi ile ilgili davalıdan hiçbir geri dönüş alamadığını, daha sonrasında davalı firma ile yapılan harici görüşmelerde kur farkı ve navlun ücretleri sebebiyle ürünün fiyatının arttığı, aynı koşullarda aynı ürünü getirmelerinin mümkün olmayacağı, müvekkilinin istemesi durumunda daha düşük bedelli bir ürün ile değiştirilebileceği bilgisinin verildiğini, müvekkilinin daha düşük bedelli bir ürünü kabul etmeyeceğini, ya sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesini ya da para iadesi yapılmasını talep ettiğini, ancak davalı şirket ile yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, davalı tarafın müvekkilinin parasını da iade etmediğini belirterek şimdilik davalıya ödenen 75.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, 10.12.2019 tarihinde imzalanan sözleşmede, davacı tarafından 10.000,00 USD teminat çeki, 35.000,00 USD peşin, 65.000,00 USD tezgah fabrikadan yüklenmeden önce olup kalan bedel olan 10.000,00 USD'nin ise tezgah kurulumu ile ödenecektir şeklinde anlaşmaya varıldığını, davacı tarafından 11.12.2019 tarihinde ... kanalıyla 202.811,00 TL, 16.06.2020 tarihinde ... Bankası kanalıyla 40.000,00 USD gönderildiğini, davacı şirketin anlaşmaya göre 10.000,00 USD teminat çeki vermediğini, buna rağmen müvekkilinin Çin'e sipariş geçtiğini, makinenin üretimi için 202.811,00 TL'yi Çin'e gönderdiğini, 11.12.2019 tarihinde makine üretimine başlandığını, sözleşmeye göre makine üretiminin 100 gün içerisinde tamamlanması gerektiğini, makine üretimi devam ederken davacının zamanında ödeme yapmamasından kaynaklı navlun ücretlerinde ciddi artış olduğunu, navlun ücretlerinin 4.000,00 USD den 40.000,00 USD kadar çıktığını, bu durumdan kaynaklı ciddi zarar oluştuğunu, müvekkili tarafından 12 Kasım 2020 tarihinde yine maille makine sipariş güncellemesi yapılacağı bilgisi verildiğini, en son süreçte davacının zamanında ödeme yapmadığı için kendisine yeniden başka bir makine teklifinde bulunulduğunu, ancak bu makine ile ilgili de dönüş yapılmadığını, Çin'de bulunan şirketin makine ile ilgili navlun ücretlerinin arttığınının ve depolama maliyetlerini davacı tarafından karşılanmadığı belirtildiğini, yine müvekkili tarafından sorunu çözmek adına makine teklifinde bulunulduğunu, ancak kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının dava dilekçesinde 75.000,00 USD ödenmiş gibi belirtmesine rağmen ödenen bedelin 202.811,00 TL ve 40.000,00 USD olduğunu, davacı şirket tarafından açıkça sözleşmenin feshine dair ihtarname veya açık sözleşme feshinin söz konusu olmadığını, kaldı ki ödenen bedel karşılığında makinenin yapıldığını, ancak kalan bedeli ödemedikleri için depolama ve bekleme masraflarının ortaya çıktığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, iş bu dava açılmakla sözleşmeden dönüldüğü, davalı şirketin edimlerini yerine getirmediği, aldığını iade etmesi gerektiği, uğranıldığı iddia edilen zararlara ilişkin belge sunulmadığı gibi açıkça takas-mahsup talebinde de bulunulmadığı, sözleşme bedelinin yabancı para (USD) cinsinden kararlaştırıldığı ve ...'ın 11.12.2019 tarihli dekontunda 202.811,00 TL ödemenin 35.000,00 USD karşılığı olarak yapıldığının açıklandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece gerekçeli karar ile duruşmada alınan karar arasında çelişki yaratıldığını, süre uzatım kararının tebliğe çıkarılmadığını, ilk ödemenin TL yapıldığını, Mahkemece bu ödemeye dair kur araştırmasının yapılmadığını, mahsup hakkının kullanılmasının istenilip istenilmediğine dair soru sorulmadığını, mahkemece acele şekilde hatalı karar verildiğini,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hükmolunan vekalet ücretinin hesabında karar tarihindeki kur yerine dava tarihindeki kurun dikkate alınmasının doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtianın teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine konu emtianın teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştı
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, süresi içerisinde verilen bir cevap dilekçesi ile açıkça takas mahsup talebinde bulunulmamış olmasına, sözleşme bedelinin yabancı para (USD) cinsinden kararlaştırıldığının her iki yanın da kabulünde olmasına ve 11.12.2019 tarihli ödeme dekontunda 202.811,00 TL ödemenin 35.000,00 USD karşılığı olarak yapıldığının açıklanmasına ve davalı yanca bu açıklama ile ödemenin kabul edilmiş olmasına, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yapılan maddi hatanın Mahkemece ek karar ile düzeltilmiş olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 58.814,91 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.703,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.111,19 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 21/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."