T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1379 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/1315
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/774 E 2022/669 K
DAVACILAR
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 23/07/2020 tanzim, 28/08/2020 vade tarihli, 770.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, Jandarma Genel Komutanlığı'nın 6 kısım 13 kalem malzeme tedariki işine ait ihalenin davalı şirket tarafından kazanıldığını, işin 12/05/2020 tarihli 4 adet sözleşme ile müvekkili şirkete taşere edildiğini, sözleşmelerin teminatlar başlıklı 7. maddesi uyarınca davalıya 770.000,00 TL bedelli bono verildiğini, teminat niteliğindeki bononun sözleşme hükümlerine aykırı ve kötüniyetli bir şekilde davalı tarafından icra takibine konulduğunu, senet metninde malen ya da nakden ibaresinin mevcut olmadığını, senedin şirket kaşesi üzerinde imzası bulunan şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını, ... adı altında yer alan imzaların ise kendisine ait olmadığını, protestonun yalnızca davacı şirkete ve ...'a gönderildiğini, daha sonra alacaklı tarafından takibe geçilirken ...'in de eklendiğini, şirket yetkilisi ... tarafından senetin şahsi olarak imzalanmadığını, taraf ticari defterleri incelendiğinde takibe konu senet dolayısıyla müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit edileceğini belirterek müvekkillerinin senet ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen paraların istirdatına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin mal aldığı muhtelif şirketlere davacı adına gönderilen paralar nedeniyle davacı şirketin müvekkiline olan borcuna karşılık bononun düzenlendiğini,4 adet sözleşmenin toplam bedelinin 2.399.618,50 TL olup bu miktarda teminat senedinin ayrıca alındığını, davaya konu bononun teminat senedi olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacı şirketin keşideci, diğer davacılar ... ve ... ise avalist sıfatıyla borçtan dolayı sorumlu olduklarını, davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ticari defterlerin takdiri delil niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bonoda davalının lehtar, davacıların keşideci ve avalist konumunda oldukları, davacı şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın şirket yetkilisi ... tarafından atıldığı, hemen yanındaki boş alanda bulunan imzanın da ... tarafından atıldığı, davacı ...'in bu bonoda aynı zamanda avalist sıfatının bulunduğu, davacı tarafın bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, davacının tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması talebinin kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi dikkate alınarak reddedildiği, ancak davacı taraf açıkça yemin deliline dayandığından davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı şirket temsilcisinin yemini eda ederek bono bedelinin ödenmediğini açıkça söylediği, davacının bononun teminat senedi olarak düzenlendiğini ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, sözleşmeler nedeniyle bononun teminat olarak verildiğini, müvekkili ... adına atılan imzaların kendisine ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ...'in senedi şahsi olarak imzalamadığını, ticari defterler incelendiğinde müvekkillerinin senet nedeniyle borçlu olmadığının anlaşılacağını, ön inceleme duruşmasında mahkemenin ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmesini istediğini, adres bildirilmesine rağmen sonraki duruşmada dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddine karar verildiğini, senet teminat senedi olduğundan davalı tarafın ticari defterlerine işlenmediğinin bilindiğini, nakit para karşılığı teminat senedi alındığı iddiasının yargıtay tarafından hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirildiğini, senedin teminat senedi olduğu ve riskin gerçekleşmesi ile borcun sona erdiğinin ticari defter kayıtları ile ispat edilebilmesinin mümkün olduğunu, defter incelemesi sonucunda müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının ortaya çıkacağını, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile vasıflı ikrarda bulunduğunu, vasıflı ikrar çerçevesinde bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu bononun teminat senedi olup olmadığı, senetteki davacı ...'un imzasının sahte olup olmadığı, bono nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/20888 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 21/09/2020 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 770.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 778.678,19 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senedin 23/07/2020 keşide tarihli, 28/08/2020 vade tarihli, 770.000,00 TL bedelli olduğu, ihdas nedeninin boş olduğu, davacı şirketin keşideci olduğu, davacı ... avalist olduğu, şirket kaşesi dışında ayrıca açığa davacı ... tarafından imza atıldığı, davalı şirketin lehtar olduğu, senedin kambiyo vasfını taşıdığı görülmüştür.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan davacı ...'nin kefil olarak imzasının bulunduğu 12/05/2020 tarihli 4 adet sözleşmenin 7.maddesinde "Taşeron tarafından imzalanan teminat senedi verilmiştir. " hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve sözleşmelerin teminatı olarak ayrıca verildiği beyan edilen senedin 12/05/2020 keşide tarihli, 2.339.618,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin keşideci, davacı ...'nin avalist, davalının lehtar olduğu ve senedin malen kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davacılar vekili dava dilekçesinde senedin teminat senedi olduğunu, müvekkili ...'in şahsi olarak senedi imzalamadığını, davacı ... adına atılan imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davacılardan ...'un imza inkarına yönelik herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi tarafların delil olarak ticari defterlere dayanması ve mahkeme kararı gereği ticari defterlerin yeri bildirilmesine rağmen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan, deliller tam olarak toplanmadan davacılara yemin delili hatırlatılarak sonuca gidilmesi de yerinde olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 33/1-a-6 maddesi uyarınca mahkeme kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2022 tarih ve 2021/774 Esas, 2022/669 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacılara İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 01/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."