T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/375 - 2026/725
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/375 (ESASTAN RET)
KARAR NO : 2026/725
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2023
ESAS-KARAR NO : 2021/76 E - 2023/73 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin uzun yıllardır inşaat işi ile uğraştığını, 2018
yılından itibaren bazı nedenlerle borçlarını ödeyemediğini, bu kapsamda davacı şirketin, borçlarına karşılık üç (3) tanesi davalı ...'in bir (1) tanesi ise ismi geçen davalının akrabası olan ...'in alacaklısı göründüğü dört (4) adet çeki düzenleyerek verdiğini, müvekkil şirketin bu dört (4) çekten 15/10/2018 vade tarihli çek ile 25/11/2018 vade tarihli çeke karşılık
16/01/2019 tarihinde ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümü davalı alacaklı ...'in gösterdiği ... isimli kişiye devrettiğini, bu konuda adi yazılı bir sözleşme imzalandığını, dolayısıyla söz konusu iki çek yönünden müvekkil şirketin borcunun sona erdiğini, ancak davalı ... tarafından, 15/10/2018 tarihli çekin ciro yoluyla diğer davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı şirketin Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12874 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığını, ayrıca Ankara 14. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/12 Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek suçundan dava açıldığını, yine davalı ... tarafından, 25/11/2018 tarihli çekin ciro yoluyla diğer davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı şirketin Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6160 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığını, ayrıca Ankara 9. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/373 Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek suçundan dava açıldığını, 25/11/2018 tarihli çekin karşılıksız çıkmasından sonra davacı şirketçe 5.000,00 TL ödemede bulunulduğunu, ceza dosyasının 04/04/2019 tarihli ilk celsesinde dosyada "vekalet ücreti ve
masrafların ödenmediği, ancak çek bedelinin ödendiği; şikayetin vekalet ücreti ve masraflar
yönünden devam ettiği" hususunun bildirildiğini, davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takiplerinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve takiplerin iptaline, davalı şirkete ödenen paranın istirdatına, ayrıca davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın süresi içerisinde açılmadığını,
taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin müvekkile borçlu olduğunu, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin icra dosyasına bir itirazının olmadığını, dosyaya sunulan belgenin geçerliliğinin bulunmadığını, sözleşme niteliği taşımadığını ve borcu ortadan kaldıran
bir ödeme belgesi mahiyetinde olmadığını, icra takibine konu çekler yönünden herhangi bir ödemede bulunulmadığını, ayrıca müvekkilin
tacir sıfatına haiz olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının 16/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ismi geçen şirket yetkilisinin/temsilcisinin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı ... arasında protokol akdedildiği, çeklere ilişkin vade tarihlerinin ve toplam bedelin sonradan eklenmiş olduğu ve davacı şirket tarafından imzalandığı, davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin davacı şirketin çek nedeniyle ödeme yaptığını iddia ettiği protokolde taraf sıfatının olmadığı, çeki ciro yolu ile devraldığı, bu nedenle davacı şirketin 25/11/2018 vade tarihli ve bedeli 40.000,00 TL olan çek lehtarına karşı ileri sürebileceği ödeme iddiasını cirantaya karşı ileri süremeyeceği, dolayısıyla bu çek yönünden menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde bulunmadığı, diğer yandan davacı şirket vekilince, icra takibine konu 15/10/2018 vade tarihli ve 40.000,00 TL bedelli çekin davalı ... ile yapılan protokol uyarınca ödendiği iddia edilmiş ise de, protokol içeriğinde çek bedellerinin ödenmemiş olduğunun, devredileceği belirtilen bağımsız bölümün, çek miktarlarının ödenmesi karşılığında teminat olarak verildiğinin yazıldığı anlaşılmakla, protokol geçerli kabul edilmiş olsa dahi çek bedellerine karşı taşınmaz devri hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, bununla birlikte protokole konu bağımsız bölümün tapu kayıtlarında davacı şirket adına kayıtlı olmadığı, hal böyle olunca davacı şirketin ödeme iddiasını ispat edemediği, yine icra takibinin durdurulmadığı ve davacı şirketin kötüniyetli olduğunun davalı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı tarafça, protokolde yer alan imzanın davalı ...'e ait olmadığı yönünde itirazda bulunulduğunu, bu hususta gerekli ara kararların kurulduğunu, ancak imza incelemesine ilişkin belgelerin süresinde sunulmaması nedeniyle imza incelemesinden vazgeçildiğini, dolayısıyla protokoldeki imzanın davalı ...'e ait olduğunun kesinleştiğini, protokol içeriğine bir itirazın bulunmadığını, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümün protokolün imzalandığı gün dava dışı ...'e devredildiğini, borcun müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ciro yolu ile çeki aldığını ve müvekkilin icra takibi nedeniyle çek bedelinin tamamını yeniden ödemek zorunda kaldığını, Ankara 14. İcra Mahkemesi'nin 2019/12 Esas sayılı dosyasında 04/04/2019 tarihli celsede davalı şirketçe "vekalet ücreti ve
masrafların ödenmediği, ancak çek bedelinin ödendiği; şikayetin vekalet ücreti ve masraflar
yönünden devam ettiği" hususunun bildirildiğini, ödeme iddiasının ispat edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu çekler nedeniyle borçlu olup olmadığı, bu kapsamda icra dosyasına ödenen paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çeke dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu 15/10/2018 tarihli çek nedeniyle, davalı alacaklı şirket tarafından 08/11/2018 tarihinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12874 Esas sayılı takip dosyası ile toplam 39.053,77 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,
Davaya konu 25/11/2018 tarihli çek ve dava dışı 31/01/2019 tarihli çek nedeniyle, davalı alacaklı şirket tarafından Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6160 Esas sayılı takip dosyası ile toplam 89.364,26 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, istinaf edenin sıfatı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."