T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/94 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2026/712
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2023
ESAS-KARAR NO : 2019/671 E - 2023/664 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiklerini, faaliyetleri kapsamında dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne ait 30/06/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli, 30/08/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli, 30/11/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekleri müvekkili ...'ın alarak çekleri diğer müvekkili ... şirketi lehine ciroladığını, daha sonra çeklerin müvekkili şirket tarafından davalı şirkete cirolandığını, çeklerin vadesinden önce davalı firmaya ödendiğini, ödemelerden 289.800,00 TL'lik kısmının 21/08/2019 tarihine kadar müvekkili şirketin banka hesabından davalı şirketin banka hesabına gönderildiğini, bakiye 10.200,00 TL'nin ise davalı şirketin başlattığı icra takibi sonrasında yine vadesinden önce ödendiğini, takip sonrası yapılan toplam 37.400,00 TL ödemenin (37.400,00-10.200,00) 27.200,00 TL'sinin davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli olarak tahsil edildiğini, çek yapraklarını iade etmeyen davalı şirketin 30/08/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çeki 80.000,00 TL üzerinden takibe koyduğunu ve haciz işlemi uygulandığını, müvekkillerinin davalı ile bir protokol ve ödeme planı hazırlamak zorunda kaldığını, protokol dahilinde müvekkilleri tarafından davalı takip alacaklısına bugüne kadar 37.400,00 TL ödeme yapıldığını, protokol çerçevesinde davalı şirketin müvekkillerinin sadece banka blokelerini kaldırmayı kabul ettiğini, davalı şirketin yapılan 27.200,00 TL fazla ödemenin ve çek yapraklarının iade edilmesi talebini yerine getirmediğini belirterek istirdat talepleri dışında kalan 142.600,00 TL hakkında müvekkillerinin davalı şirkete borcunun olmadığının tespitine, dava konusu 30/08/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 30/11/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çeklerin iadesine ya da iptaline, cebri icra tehdidi altında fazladan ödenen 27.200,00 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu dışında başkaca çeklerin de müvekkiline verildiğini, dava konusu olan 30/08/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden davacı tarafından sadece 20.000,00 TL ödeme yapıldığı için 80.000,00 TL'nin tahsiline yönelik takip başlatıldığını, icra hukuk mahkemesinde açılan davanın red edildiğini, takip kesinleştikten sonra davacıların taksitli ödeme teklifi üzerine protokol düzenlendiğini, protokolden sonra davacı tarafın yaptığı 37.400,00 TL ödemenin icra dosyasına bildirildiğini ve borçtan düşüldüğünü, dava dışı çeklere yönelik yapılan ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin yapıldığına ilişkin davacı iddiasının kötüniyetli olduğunu, dekontlarda sadece 30/08/2019 tarihli çeke ilişkin yapılan 20.000,00 TL ödemenin olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 01/11/2019 tarihli protokolle dava konusu 30/08/2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekle ilgili bakiye 80.000,00 TL alacak yönünden başlatılan takipte davacıların çek bedelini, faizi ve fer'ileri ile birlikte taksitler halinde ödemeyi taahhüt ederek çeke dayalı borcu kabul etmeleri nedeniyle bu çeke ilişkin menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olmadığı, diğer çek yönünden ise, bilirkişi raporuna göre taraflar arasında 30/01/2019 tarihinden itibaren ticari ilişkinin bulunduğu, ticari ilişkide işlem hacminin toplam 789.579,93 TL'ye ulaştığı, ticari ilişki nedeni ile davacılar tarafından davalıya, dava konusu iki çekin de dahil olduğu çeklerin verildiği, davacı şirket tarafından banka kanalı ile davalıya yapılan ödemelerin açıklamasında "çek istinaden ödenen" ibaresinin yazılı olduğu, ödemenin hangi çeke yönelik olarak yapıldığının belirtilmediği gerekçesiyle bu çeke yönelik menfi tespit talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın konusunun hatalı değerlendirildiğini, yargılama sırasında davalı tarafa yapılan haksız ödemeler nedeniyle menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğünü, protokolün icra tehdidi altında imzalandığını, kesinleşmiş icra takibinin icra tehdidi olduğunu, ödemelerde çeke istinaden açıklamasının bulunduğunu, davalı tarafa verilen çeklerin belli olduğunu, bütün çeklerin üzerlerinde yazılan tarihten önce tamamen ödendiğini, raporlara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, dava konusu çeklerin ödenip ödenmediği, davacıların borçlu olup olmadığı, istirdat talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle kesinleşen takipten sonra taraflar arasında imzalanan protokolle takibe konu çekteki borcun kabul edilmiş olmasına, takibe konu olmayan dava konusu diğer çek yönünden ise taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmasına, cari hesap ilişkisi kapsamında faturaların düzenlenmesine ve çeklerin verilmesine, ödemenin dava konusu çeklere ilişkin olduğunun ispat edilememesine göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.899,76 TL harcın mahsubu ile artan bakiye 2.167,76 TL harcın istinaf eden davacılara iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."