T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2025/577 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2026/545
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/759 E 2023/531 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından 05/03/2018 tarih 166.592,40TL bedelli ve 06/03/2018 tarih 148.361,40 TL bedelli faturalarda belirtilen malların davalıya satıldığını, satış ve teslimi yapılan tarafların defterlerine işlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12181 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itirazda bulunduğunu, söz konusu alacağa ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'sinin 11.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talebiyle kısmi dava açıldığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.10.2019 tarihli, 2018/997 Esas - 2019/756 Karar sayılı kararı ile 10.000,00 TL'nin 11/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, bunun üzerine bakiye alacağın 11/10/2018 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte toplam 512.222,87 TL'nin tahsili için Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2022/18038 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibine devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı 05/03/2018 tarih 166.592,40 TL bedelli ve 06/03/2018 tarih 148.361,40 TL bedelli faturalardan kaynaklı bakiye alacak olan 304.953,80 TL'nin 11.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin alacak davası olarak ıslah etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davanın fatura alacağına dayalı kısmi dava olduğunu, dolayısıyla belirsiz alacak olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dava şartı arabuluculuktan 1 yıldan fazla süre sonra davanın açıldığını, bu nedenle itirazın iptali dava açma süresinin aşıldığını, davacının düzenlediği faturaların sahte olduğunu, şirketin ortada olmadığını, fatura gereği teslim etmesi gereken malları da teslim etmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12181 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında 05/03/2018 tarihli 166.592,40 TL bedelli ve 06/03/2018 tarihli 148.361,40 TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak 341.836,24 TL'nin ödenmesi için takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/997 Esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen faturalar nedeniyle kısmi alacak davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, İİK'nin 68/1. maddesi uyarınca itirazın kaldırılması istenilmeden veya itiraz üzerine duran takip herhangi bir şekilde sonlandırılmadan yeniden ilamsız icra takibi başlatılamayacağı, buna rağmen davacı tarafından 11/11/2022 tarihinde davaya konu Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18038 Esas sayılı dosyası ile daha önce genel haciz yolu ile takibe konu ettiği ve itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verilen takibe dayanak ve kısmi alacak davasına konu etmiş olduğu faturalara dayalı olarak 512.222,84 TL'nin ödenmesi için takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, davaya konu Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18038 Esas sayılı icra takibinin Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12181 Esas sayılı dosyası ile mükerrer nitelikte olduğu, İİK'nin 68/1. maddesi uyarınca mükerrer ilamsız takip yapılamayacağı, usulüne uygun başlatılmış takip bulunmasının itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartı olduğu, dava konusu takip mükerrer nitelikte ve usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartının gerçekleşmediği, itirazın iptali davasının alacak davası olarak ıslah edilebilmesi için usulüne uygun şekilde açılmış ve itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verilmiş bir takip ile dava şartları yerine getirilmiş itirazın iptali davasının bulunmasının gerektiği, usulüne uygun olarak açılan itirazın iptali davasının bulunmaması nedeniyle davanın tam ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmesinin de mümkün olmadığı, davaya itirazın iptali davası olarak devam edilmesinin gerektiği ve itirazın iptali davası yönünden ise geçerli icra takibinin bulunmasına ilişkin dava şartının bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece davanın ıslah edildiği dikkate alınmaksızın hatalı karar verdiği, her ne kadar dava itirazın iptali davası olarak açılmış ise de 08/05/2023 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile davanın faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline dair alacak davası olarak ıslah edildiği, takibin temerrüt tarihinin belirlenmesi için adının yazıldığı, takip ile iş bu davanın bağlantısının bulunmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık dava şartları noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline dair alacak davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12181 Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 11.10.2018 tarihinde, 05/03/2018 tarihli 166.592,40 TL bedelli ve 06/03/2018 tarihli 148.361,40 TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak toplam 341.836,24 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2022/18038 Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 11/11/2022 tarihinde, 05/03/2018 tarihli 166.592,40 TL bedelli ve 06/03/2018 tarihli 148.361,40 TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak toplam 512.222,87 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/997 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... Müh...Ltd Şti tarafından, davalı ......Ltd Şti aleyhine, Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12181 Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeniyle bu takibe dayalı olarak 10.000,00 TL'nin tahsili için kısmi alacak davası açıldığı, mahkemece 21/10/2019 tarihinde davanın kabulüne 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, davalının istinaf talebi üzerine Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2022 tarihli 2020/384 Esas - 2022/1201 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, kararın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “ıslah ve maddi hataların düzeltilmesi” başlığı altında 176 ile 182. maddeleri arasında ıslah düzenlenmiştir. Islah, iddia ve savunmayı genişletme ve değiştirme yasağının istisnası olup iddia ve savunmayı genişletme ve değiştirme sayılmayan hallerde yahut karşı tarafın buna rıza gösterdiği hallerde ıslaha başvurulmasına gerek yoktur. HMK’nın 176. maddesi gereğince taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir ve aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islah tamamen veya kısmen olabilir. Maddenin gerekçesinde de davacının dava dilekçesinde belirttiği dava sebebini de-ğiştirebileceği, örneğin; daha önce belirttiği ödünç sözleşmesi sebebini değiştirip, sebepsiz zenginleşme sebebine dayanabileceği, daha önce istediği Ellibin Türk Lirasını Yüzbin Türk Lirasına çıkarması mümkün olduğu gibi, aynen talep ettiği otomobilden vazgeçip, ıslah yolu ile değerini isteyebi-leceği yahut otomobilden tümüyle vazgeçip, ıslah yolu ile bilgisayar istemesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Kanunun davanın tamamen ıslahını düzenleyen 180. maddesine göre davasını tama-men ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Davacı, davasını değiştirmek için tam ıslah yoluna başvurmakla, ıslahla talep sonucu yahut dava sebebi değiştirilebilir. Talep sonucunun veya dava sebebinin kısmen genişletilmesi yahut de-ğiştirilmesi tam ıslah olmayıp HMK 181. madde kapsamında kısmen ıslahtır.
Islahın etkisi HMK 179. maddesinde düzenlenmiş olup ilk fıkraya göre, ıslah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğu-rur. Usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunun doğmasına yönelik kuralın istisnaları ise ikinci fıkrada sayılmıştır. Buna göre ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getirebileceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yemin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz. Ancak ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılacaktır. Davanın tamamen (kamilen) ıslah edil-mesi halinde dava dilekçesi dahil, yapılmış olan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır. Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekir (HGK, 29.06.2011 gün ve 2011/1-364 E., 453 K.).
Somut olayda, davacı tarafından icra takibine itiraz üzerine 512.222,87 TL dava değeri üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, yargılama sırasında dava dilekçesinin tamamının ıslahı yönünde 08/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunularak 304.953,80 TL'nin 11.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair alacak talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı yanın 08/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davası alacak davasına çevrilmiştir. Bundan böyle alacak davasına ilişkin şartlar değerlendirilecek olup, takibin mükerrer nitelikte olup olmadığı denetlenemeyecektir.
Mahkemece davacının 08/05/2023 tarihli ıslah ve yeni dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilerek davanın ıslah edilmiş haliyle görülüp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken 08/05/2023 tarihli ıslah öncesi dava dilekçesindeki itirazın iptali talebine göre değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir (Yargıtay 11.HD’nin 17/10/2023 tarih 2022/3786 E. 2023/5927 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir).
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/759 Esas, 2023/531Karar ve 05/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."