T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2025/586 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2026/547
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/01/2025
ESAS-KARAR NO : 2021/893 E - 2025/109 K
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, davacı İran merkezli müvekkili firma ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında mal alım-satımının süreklilik arz ettiğini, müvekkilinin davalı yandan fatura alacaklarını tahsil etmek amacı ile Kahramankazan İcra Dairesi'nin 2021/524 ve 2021/525 E. sayılı dosyaları üzerinden takibe giriştiğini, davalının haksız yere takiplere itiraz ettiğini, davalının ticari defterleri incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını belirterek asıl ve birleşen davalarda itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, takiplerin usul ve yasalara aykırı olduğunu, takip talebinde borcun sebebi olarak fatura gösterilmemesine rağmen davanın faturaya dayalı açılamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davaların dayanağı takip dosyaları incelendiğinde takip talebi ve ödeme emrinde alacağın USD cinsinden gösterildiği, ancak alacak yabancı paraya dayanıyorsa Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesinin zorunlu olduğu, aynı zorunluluğun İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerli olduğu, bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiği, takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/6385 Esas, 2024/7541 Karar sayılı karada ve benzer diğer kararlarda belirtildiği gibi ), somut olayda itirazın iptali davası için özel dava şartı olan bu zorunluluk yerine getirilmediğinden asıl ve birleşin davaların ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, eksik karar verildiğini, ödeme emirlerinin de iptaline karar verilerek davaların esastan reddedilmesi gerektiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerinin usulüne uygun olup olmadığı, kararda takdir edilen maktu vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle usulüne uygun icra takibinin itirazın iptali davası için özel dava şartı olmasına, asıl ve birleşen davalara dayanak icra takiplerinin usulüne uygun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi ile yetinilmesinin yerinde olmasına, dava şartından davanın reddi halinde AAÜT göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir (Yargıtay 11. HD’nin 05/02/2026 tarih 2025/3899 E. 2026/773 K. Sayılı kararı da benzer yöndedir).
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-Asıl davada, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,40 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-Birleşen davada, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,40 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 24/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."