T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/147 - 2024/206
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2024/147
KARAR NO: 2024/206
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07.11.2023
ESAS-KARAR NUMARASI: 2023/664 E., 2023/634 K.
DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI
Davalı tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dışı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Yapı Kooperatifi'nin TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtara, Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanlara rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından, 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğini, ancak müvekkili şirketin yaptığı işlerden dolayı kooperatifin kestiği stopajı vergi dairesine yatırmaması nedeniyle zarara neden olduğunu, bu maddi vakıanın çok sonradan ortaya çıktığını, bu nedenle oluşan 61.326,00-TL stopaj alacağı ve bunun tecil faizinden oluşan zararın kooperatif tarafından karşılanması talebiyle Ankara 13. ATM'nin 2022/422 E. sayılı davasının açıldığını, bu davanın 26.09.2023 tarihli duruşması ara kararıyla, ilgili dosyaya şamil olmak üzere kooperatifin ihya edilmesine dair dava açılması için kendilerine yetki ve süre verildiğini beyan ederek taraf teşkili ve davaya devam için adı geçen kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, söz konusu kooperatifin beş yıldan fazla süre ile genel kurulunu toplamaması nedeniyle 23.01.2024 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiğini, adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini, ticaret sicili müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...İhyası istenilen şirketin ... sicil numarası ile Ankara Ticaret Siciline tescil edildiği, son beş yılda genel kurul yapılmadığından TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan ihtara ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28/01/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiği, ancak söz konusu ihtarın şirket yetkilisine de usulünce tebliğ edilmediği, dosya kapsamında anlaşılmıştır.
TTK'nun geçici 7/1- d maddesinde sayılan son beş yıla ait olağan genel kurul yapılamadığından terkini yerinde isede, geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirket yetkilisine de usulüne uygun ihtarat yapıldığı ispatlanamadığından, bu haliyle dava konusu şirket hakkında TTK'nun geçici 7. maddesinin uygulanarak terkin edilmesi usulsüzdür.
Ayrıca TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında, bu davanın terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması hükmü mevcut ise de, gerek terkin işleminin yasa ve usule aykırı olması, gerekse de Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle nazara alınmamıştır.
Yine ihyası istenen şirketin geçici 7. madde uyarınca sicilden terkin edildiği, terkin sebebinin sermaye artırımına ilişkin olmadığı, tasfiyeli kapanışının bulunmadığı ancak hakkında terkin öncesi neden dayalı dava bulunduğundan TTK'nun 547. maddesi gereğince daha önce bir başka dosyada da atana tasfiye memuru ... in bu dosya ihyasında da atanmasına,
Davalının terkin işleminde kusuru olduğu nazara alınarak, aleyhinde yargı giderine hükmedilmesi gerekmekle, davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı istinaf dilekçesinde özetle:
Sicil kayıtları silinen kooperatif borçlarının, kooperatiflerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağını, geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı olmadığını; kooperatifin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin tebligat çıkarıldığını, ancak tebligatın sürekli kapalı notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiğini, kooperatifin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini; 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen kooperatifin, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için re'sen terkin edildiğini; ticaret sicili müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, TTK m Geçici 7/1,d uyarınca ticaret sicilindeki kaydı silinen kooperatifin ihyası istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/664 E., 2023/634 K. sayılı dava dosyasında verdiği 07.11.2023 tarihli kararına yönelik davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85-TL harcın düşümü ile kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
31.01.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01.02.2024
Başkan Üye Üye Katip