T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2024/47
KARAR NO: 2024/166
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 09.06.2023
ESAS-KARAR NUMARASI: 2023/169 E., 2023/419 K.
DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI:
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkiline ... Yapı Kooperatifi üyesi bulunduğu zaman dilimi içerisinde ... tarafından esaslı unsurları bakımından boş olan bir kooperatif hisse devir sözleşmesi imzalatıldığını, ancak müvekkiline imzalatılan devir sözleşmesinin devralanın kim olduğunun, hangi tarihte devredildiğinin, hangi bedelle devredildiğinin, satış işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmiş ise ödemenin meblağına ilişkin bilgilerin müvekkili tarafından bilinmiyor olması nedeni ile gerek Kooperatife gerekse kooperatifin yönetim kurulu başkanı olan ...'ye Ankara 3. Noterliği aracılığı ile bilgi ve belge istemi içerir ihtarnameler gönderildiğini, ancak gerekli bilgi ve belgelerin müvekkiline ibraz edilmediğini, yine gönderilen ihtarnameye cevap olarak ...'nin bu bilgileri KVKK kapsamında veremeyeceğini, kooperatiften talep edilmesi gerektiğini beyan ettiğini, ayrıca esaslı unsurların tümü bakımından yapılan devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, devir işlemi neticesinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/6 D.İş dosyası ile tespit talep edilmişse de bu tespit talebinin reddedildiğini belirterek davanın kabulüne, kooperatif üyesinin ve hissenin hangi tarihte ve hangi bedelle devredildiğinin, satış işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmiş ise ödemenin meblağına ilişkin bilgilerin tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava usulüne uygun açılmadığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili kooperatifin davacı ...'in de aralarında bulunduğu 12 ortak tarafından kurulduğunu, davacının müvekkili kooperatifin, kurulduğu 06.09.2006 tarihinden 22.12.2015 tarihli olağanüstü genel kurula kadar kooperatifin başkanlığını yürüttüğünü, 22.12.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda kooperatif yönetim kurulu için aday olmadığını, davacı ve diğer kooperatif üyeleri tarafından müvekkili kooperatifteki hisselerin bedelleri ödenerek yeni üyelere devir edildiğini, davacının da müvekkili kooperatifteki hissesini ...'ye devrettiğini, müvekkili kooperatifin kuruluşundan itibaren herhangi bir aidat toplanmadığını, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden satın alınan arsanın bedelinin ödenmesini temin etmek amacı ile aidat toplanılmasına ilişkin kararından sonra aidat ödenmeye başlanıldığını, ancak davacı tarafından herhangi bir aidat ödenmediğini beyan ederek yıllar sonra müvekkili kooperatifte hissesinin bulunduğuna ilişkin iddia ve tespit talebinin kötüniyetli ve haksız talep olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
İlk derece mahkemesince "...Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır.(HMK m 114/1-h) Burada sözü edilen hukuki yarardan maksat, davacının subjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararın bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararından söz etmek mümkün değildir. Bu kapsamda dava dilekçesinde talebin, davacı tarafından devredilen kooperatif hissesini kime hangi tarihte ve hangi devir bedeli ile devredildiğinin tespiti istemine ilişkin olduğu, devrin iptali yada geçersizliğine yönelik bir talebin söz konusu olmadığı, dava konusu talepler yönünden davacının dava tarihi itibariyle dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Müvekkili tarafından birden fazla ihtarname gönderilmesine rağmen davalı kooperatif tarafından hiç bir şekilde müvekkiline bilgi ve belge ibraz edilmediğini, kooperatifin şu an başkanı olan ve müvekkilinden boş kooperatif hisse devir sözleşmesini alan ... tarafından ihtarnamelere cevap verildiğini, ... aynı zamanda kooperatif başkanı olduğundan yalnızca kendi şahsına gönderilen ihtarnameye cevap vererek kooperatife gönderilen ihtarnameye cevap vermemesinin açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu;
Mahkemece kooperatif hissesinin kime, hangi tarihte ve hangi meblağ ile devir yapıldığının tespit edilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin açıkça yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin imzası taklit edilmek sureti ile kooperatif hissesinin usule aykırı şekilde devredildiğini;
Tespit davalarının, bir hukuki ilişkinin veya hakkın varlığını, yokluğunu veya belgenin sahte olup olmadığı konusunun mahkeme kararıyla saptanması olduğunu;
İşbu davanın açılmasına davalı yanın kusurlu ve sorumsuz davranışlarının sebebiyet verdiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, davacı tarafından imza kısmı hariç diğer kısımları boş olarak verildiği belirtilen hisse devir sözleşmesine istinaden devredilen kooperatif hissesinin kime, hangi tarihte ve hangi bedelle devredildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/169 E., 2023/419 K. sayılı dava dosyasında verdiği 09.06.2023 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85-TL harcın düşümü ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
24.01.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25.01.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır