T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO: 2020/102
KARAR NO: 2024/675
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18.09.2019
ESAS-KARAR NUMARASI: 2018/947 E., 2019/774 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR:
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili; davalıların müvekkili ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerine konu çalıştırdığı işçilerin yasadan ve işçilik alacaklarından kaynaklanan haklarını tam olarak ödememesi nedeniyle dava dışı işçiler tarafından arabuluculuk başvurularında bulunulduğunu, işçiler ile karşılıklı pazarlık usulüyle anlaşmaya varıldığını, müvekkili Teşekkül ve davalılar arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından sorumluluğun yükleniciye ait olduğuna ilişkin hükümler bulunduğunu, müvekkilince 136.400,00 TL. işçilik alacağı, 4.130,00 TL. arabulucu ödemesi olmak üzere toplam 140.530,00 TL. ödeme yapıldığını ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıların sorumlulukları oranının belirlenmesi ile her bir davalıdan 100,00 TL. olmak üzere toplam 200,00 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
25.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; mahkemece 17.07.2019 tarihli duruşmada yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, bu sebeple ıslah taleplerini sunma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, dava değerini 36.997,03 TL olarak artırmıştır.
DAVANIN SEYRİ VE SONUCU:
İlk derece Mahkemesince; "Somut olay gözönüne alındığında; davacı ile davalılardan ... arasında yukarıda prensipleri açıklanan 7166 sayılı Yasa ile getirilen değişiklikler kapsamında 11/09/2014 tarihinden sonra olmak üzere hizmet alım sözleşmeleri ile üst işveren durumundaki davacı idarenin ihale konusu işlerine ilişkin hizmetlerin alt işveren konumunda bulunan davalı şirketler eli ile sağlandığı, incelenen 2017 tarihli hizmet alım sözleşmelerinde ve eki şartnamelerde kişilere ödenen kıdem tazminatı ödemelerinden dolayı alt işverenlere rücu edileceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, yukarıda belirtilen 7166 sayılı Yasa hükümlerinin dava açıldıktan sonra davanın devamı sırasında 22/02/2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği açıkça anlaşılmakla, davalı ... hakkındaki davada, 7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleri ile değişik 4857 sayılı yasanın 112. ve geçici 9. maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... ... hakkındaki davada ise; Hizmet alımına konu işte dava dışı işçilerin 11/09/2014 tarihinden önce yapılan hizmet sözleşmesi ile çalıştıkları Silifke arabulucuk bürosuna başvuruları üzerine toplam 140.530,00 TL ödeme yapılmıştır. Dava dışı işçiler iş davacı bünyesindeki çalışmalarının bir kısmında davalı ... ...'de SGK'lı olarak çalışmışlardır.Davacı tarafından ödemesi yapılan kıdem tazminatı yönünden davalı kendisinde gerçekleşen çalışma süresine bağlı olarak sorumludur.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 10/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından yapılan ödemenin 36.997,03 TL'sinin davalı ... ...'den alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 25/07/2019 tarihli dilekçesi ile talebini bu oranda arttırdığı ve harcını yatırdığı, davalı yerine 10/08/2018 tarihinde ödeme yaparak davalıların sebepsiz zenginleşmelerine neden olan davacının ödediği miktar için ödemenin yapıldığı 10/08/2018 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları nedeni ile değişen oranlı avans faizi talep etmesinin mümkün olduğu" gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulüne,
Davalı ... hakkındaki davada; 7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleri ile değişik 4857 sayılı yasanın 112. ve geçici 9. maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aynı yasanın geçici 9. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davalı ... ... hakkındaki davada; 36.997,03 TL'nin 10.08.2018 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince davalılardan ... ile imzalanan sözleşmede açıkça kıdem tazminatından yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu davalı açısından 7166 sayılı kanunun 11. ve 12. maddeleri ile değişik 4857 sayılı yasanın 112. değişik 9. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak hükme esas alınan söz konusu maddelerin Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 tarih 2019/42 E., 2019/73 K. sayılı kararıyla iptal edildiğini, bu sebeple ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini,
Kaldı ki, davalı ile imzalanan sözleşme, eki Teknik Şartnameyle ve Genel Şartname ile yükleniciye çalıştırdığı personelinin tüm ücretlerini ödeme yükümlülüğünün yüklendiğini, Yargıtay'ca dava dışı işçilere yapmış oldukları işçilik alacak kalemlerinin tamamından alt işveren firmaların sorumlu olduğuna karar verildiğini,
Bilirkişi raporunun yanlış değerlendirme ve tespitler içerdiği gibi raporda alacaklarının ödenen meblağdan eksik hesaplandığını, bilirkişi raporu esas alınıp tahkikat aşamasının tamamlanacağının belirtilmesi üzerine kendilerince bilirkişi raporundaki meblağa göre ıslah yapılmak zorunda kalındığını, yeniden yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde kendilerine yeniden davayı ıslah hakkı tanınması gerektiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yapılacak tahkikata göre kendilerince yapılacak ıslah neticesinde alacaklarının tümü için davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
I-Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle T.C. Anayasa'sının 153/5. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son yüklenici sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
Buna göre, davacı ile davalı firmalar arasındaki sözleşmelerde davalıların çalıştırdıkları işçilerin işçilik tazminat ve alacaklarından sorumlu olacaklarına dair düzenleme bulunmasa da, davacı tarafından dava dışı işçiler için ödenen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının kendi ihale dönemleri ile sınırlı olarak tamamından sorumlu olduklarının kabulü gerekir.
Davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilerek yeniden bilirkişi raporu alınması talep edilmiş ise de, İlk derece Mahkemesince 17.07.2019 tarihli duruşmada davacı vekilinin bu talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince davayı ıslah etmek üzere süre verilmesinin talep edilmesi üzerine de davacı vekiline davayı ıslah etmek üzere iki haftalık süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince bilirkişi tarafından belirlenen miktar üzerinden dava ıslah edilmiştir.
İlk derece Mahkemesince bu doğrultuda hükmün gerekçe bölümünde davalı ... ...nin, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının kendi dönemine isabet eden kısmının tamamından sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesi ancak ıslah edilen tutar gözetilerek şimdiki gibi yarısının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 176/(2). maddesindeki tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği hükmü ve 357/(1). maddesindeki Bölge Adliye Mahkemelerinde davanın ıslahının istenemeyeceği düzenlemesi de dikkate alınarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesini düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR :
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.09.2019 tarih ve 2018/947 E., 2019/774 K. sayılı kararını gerekçesi yönünden DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
A- Davalı ... hakkındaki davada;
7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleri ile değişik 4857 sayılı yasanın 112. ve geçici 9. maddesi gereğince davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Aynı yasanın geçici 9. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B- Davalı ... ... hakkındaki davada;
36.997,03 TL alacağın 10/08/2018 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2,527,27 TL harçtan peşin alınan 667,90 TL (ıslah harcı dahil) harcın mahsubu ile bakiye 1.859,37 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3). maddesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 1.693,35 TL yargılama gideri ile 35,90 TL başvurma, 667,90 TL (ıslah harcı dahil) peşin harç, istinaf aşamasında yapılan 86,60 TL. tebligat gideri, 55,10 TL. posta gideri ve 121,30 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.660,20 TL. yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
"
III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
02.05.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03.05.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır