T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1084 - 2024/938
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/01/2020
ESAS-KARAR NUMARASI: 2018/508E., 2020/87K.
DAVACI: .....
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı tarafından dava dışı ....ait işyeri için 14.11.2017 - 14.11.2018 tarihleri arasını kapsayan İşyeri Paket Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 05.01.2018 tarihinde işyeri önünden geçen davalıya ait su şebekesinde meydana gelen patlama ile binanın -1. Katına dolan sular neticesinde sigortalı işyerinde maddi hasar meydana geldiğini, bu olay sebebiyle sigortalı işyerinde vuku bulan zarar miktarının bağımsız sigorta eksperi vasıtasıyla tespit edildiğini, 19.535,50 TL zarar miktarı 13.04.2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davacının Poliçe Genel Şartları ve özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca rücu hakkını haiz olduğunu, davalının su şebekesinin,bakım ve onarım işlerini layıkıyla yerine getirmediğinden sigortalı işyerinde vuku bulan zarardan ötürü sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.535,50 TL’nin ödeme tarihi olan 13.04.2018’dan itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu olayda içme suyu borusunun patladığını, müvekkili idarenin dava dilekçesi ile bu durumdan haberdar olduğunu ve ilgili yerde bir çalışma yapmadıklarını, iskanı olmayan ve tasdikli mimari projeye aykırı kullanım ile meydana gelen hasarda davacının da kendi kusuru oranında sorumlu olacağını, hasarın giriş katta mı yoksa bodrum katında mı gerçekleştiğinin belirtilmediğini, davacı sigorta şirketinin talep ettiği miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "...davaya konu sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın bakımı ve onarımının davalıya ait içme suyu şube yolundaki borunun patlamasından meydana gelmiş olduğu, meydana gelen zarardan davalı ...'nin sorumlu olduğu, toplam hasar bedelinin 19.535,60-TL olduğu anlaşılmış olup davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu miktarı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca kusurlu davalıdan talep edebileceği değerlendirilmiş olduğundan davanın kabulüne ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkil idareden istediğini, ... Deşarj Yönetmeliği’nin 10. Maddesi (m) bendi uyarınca "Kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atıksuları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorundadır. Aksi taktirde binaların uğrayabilecekleri zararlardan idare sorumlu olmaz." dendiğini, idarenin sorumlu olmayacağı bir yerde idareyi davalı göstermenin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, adı geçen Yönetmeliğin (r) bendi uyarınca da atık su parsel bacası ile kanalizasyon şebekesi arasındaki parsel hattında meydana gelebilecek tıkanıklıkları gidermek, gerekli bakım ve onarımı yapmakla yükümlü olduklarını, davacının yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden, belli aralıklarla bakım yaptırmadan gerekli önlemleri almayarak kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkil idareden istediğini, davacı sigorta şirketinin zarar dayanağı olan tutanak ve belgelerin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, TTK m 1472 uyarınca, İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/508E., 2020/87K. sayılı dava dosyasında verdiği 28/01/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.334,47 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 333,62 TL'nin mahsubu ile kalan 1.000,85 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
26/06/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
....
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır