T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/219
KARAR NO: 2024/1213
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE: Doç.Dr. ......
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/732 Esas-2019/793 Karar
DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında uzun süreli ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya avans mahiyetinde ödemeler yapıldığını, davalı şirketin müvekkiline borcu olduğunu, bu borcun tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 2006 yılından beri devam eden ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme 21.07.2009 tarihinde feshedilmiş olmasına rağmen ticari ilişkinin bir süre daha devam ettiğini, davacının gönderdiği bedelin davacı adına Türk Patent Enstitüsü'ne başvuru ücreti olarak yatırıldığını, bu durumun Türk Patent Enstitüsü'nde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin davacıdan halen alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi'nce "Davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için defterlerin bulunduğu yer itibari ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve talimat ile düzenlenen 09/07/2018 havale tarihli rapor alınmıştır. Söz konusu raporda; davacı defterlerine göre davalıdan 12.168,72 TL davacının alacaklı olduğu tespiti yapılmış ancak rapor yüzeysel ve denetime elverişli olmadığı için bu kez yazılan talimat ile yine davacı defterlerini inceler 22/07/2019 tarihli rapor alınmıştır. Söz konusu raporda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin yevmiye defteri üzerinden tespitinin mümkün olmadığı, zira 2006-2010 yılları arasında ticari ilişkinin sürdüğü ve kayıtların ana hesap üzerinde tutulduğu, bu nedenle kayıtların dayanağı olan ödeme belgeleri ve faturaların tek tek incelenmesinin gerektiği belirtilip, söz konusu inceleme yapılmak sureti ile neticede davacı belgelerine göre davacının 9.732,28 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır.
Davalı vekili 06/04/2018 tarihli celse 7 nolu ara kararı doğrultusunda müvekkilinin defterlerinin "mali müşavir ...'den temin edilip ... adresinde" hazır edileceğini bildirmiş, ancak atanan bilirkişi tarafından düzenlenen 28/02/2019 tarihli raporda tüm görüşmelere rağmen defterlerin incelemeye sunulmadığı bildirmiştir. Davalı vekili söz konusu rapora beyanında müvekkilinin defterlerinin bu kez Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında bulunduğunu bildirerek burada incelenmesini talep etmiş ise de daha önce kendisine defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için kesin süre içerir tebligat yapıldığından ve kesin süre içerisinde bildirilen adreste defterler hazır edilmediğinden yeniden defterlerin incelenmesi talebi reddedilmiştir.
Davacı taraf avans olarak ödenen tutarların tamamının karşılığı hizmet almadığını iddia etmektedir. Davalı ise ödenen tutarın tamamı karşılığı için hizmet verdiğini savunmaktadır. Alınan avans bedelinin tamamının karşılığında hizmet verildiğinin ispatı davalı üzerindedir yani davalı tahsil ettiği tutarın tamamı karşılığı hizmet verdiğini ispatlamalıdır. Davalı defterleri süresinde sunulmayıp incelenemediği için davalının defterleri ile hizmet verdiğini ispat etme olasılığı ortadan kalkmıştır. Davalı, TPE'ye müzekkere yazılarak on yıllık süreç içerisinde davacı adına kendisi tarafından dava dışı kuruma yapılan ödemelerin miktarını ve hangi banka tarafından yapıldığının bildirilmesini istemiştir. Davalının talebi doğrultusunda dava dışı TPE'ye müzekkere yazılmış, TPE tarafından 17/10/2019 tarihinde müzekkerinin kurumla ilgili olmadığından bahisle iadesi yapılmıştır. Dava dışı TPE her ne kadar müzekkere içeriğine uygun cevap vermemiş olsa bile davalı vekilinin talep ettiği "2006 senesinden itibaren müvekkil şirket vekilliğinde ... Adına yapılan marka tescil, tasarım tescil ve itiraz işlemleri için Ankara ilinde bulunan banka şubelerinden yapılan ödemelere ilişkin dekont ve hesap hareketlerinin istenmesi" hususunun dava dışı kurumca karşılanabilmesinin imkansızlığıda ortada olduğundan davalının bu yöntem ile davacı adına yaptığı harcamaları ispatlayabilmesi mahkememizce mümkün görülmemiştir. Davalının bizzat yaptığı harcamaları, banka havalelerini kaydında bulundurmaması, taraflar arasında takip konusu yapılan tutarın çok daha üzerinde bir ticari ilişkinin varlığı, davacı defterlerine göre zaten 124.987,14 TL'lik işin yapıldığının ispatlanmış olduğu gözetildiğinde davalının TPE'deki 10 yıllık kayıtlar incelenerek yapmış olduğu işler kapsamında yapılan harcamayı ispatlamaya çalışması sonuca elverişli bir delil olarak görülmemiştir. Davalıya düşen öncelikle yaptığı harcamaların dekontlarının tamamını mahkememize sunması, eğer sunamıyor ise 16/09/2019 tarihli celse 3 nolu ara kararı ile tanınan kesin süre içerisinde, Ankara'da çalıştığı banka isim ve hesap numaralarını bildirip ilgili bankalardan TPE'ye yapılan havalelerin tespitini sağlamak ve bunların davacı ile ilgisini de ortaya koymak olmalı iken bu yönde talepde bulunulmaması nedeni ile TPE üzerinden hareketle harcamaları ispata çalışmanın davayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirilirek yazılan ilk müzekkere sonrasında yeniden müzekkere yazılması talebi mahkememizce kabul edilmemiştir.
Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları neticesinde, davacı defterlerinin ve banka kanalı ile yapılan havalelere göre davacının davalıya yaptığı ödemenin, davacı tarafça düzenlenen iade faturası ve taraflar arasındaki hizmet ilişkisi dışında düzenlenen konaklama, fiyat farkı faturası vb. mahsup edildiğinde davalıya yapılan ödemeler toplamı 124.274,14 TL olduğu, yine bu tutardan davacı defterine göre davalının yaptığı kabul edilen 117.334,06 TL'lik hizmet bedeli mahsup edildiğinde kalan 6.940,08 TL'ye önceki yıllardan kalan 2.792,20 TL toplandığında 9.732,28 TL açısından davanın herhangi bir hizmet verdiğini ispat edemediği, bu tutarı iade etmesi gerektiği ve bu miktar yönünden takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı ve iptalinin gerektiği, alacak cari hesaba dayandığından ve taraflarca önceden bilinebilir olması gerektiği gözetilerek inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu kabul edilerek" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmenin 2009 yılında feshedilmiş olmasına rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, müvekkilinin davacı adına Türk Patent Enstitüsü'ne ödeme yaptığını, mahkemece talepleri doğrultusunda Türk Patent Enstitüsü'ne müzekkere yazılması gerektiğini, müzekkere cevabında yatırılan ödemelerin kayıtlı olduğunun anlaşılacağını, davacı defterlerinde alacakla ilgili bir kayıt bulunmadığını, buna rağmen mahkemenin bilgisayar kayıtlarına göre karar verdiğini, bu kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK:
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya avans mahiyetinde yapılan ödemeler nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya avans mahiyetinde yapılan ödemeler nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/732E., 2019/793K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/12/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 664,81 TL istinaf harcından peşin alınan 167,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 497,80 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
24/09/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza