T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/303
KARAR NO: 2024/1339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE: Doç.Dr. ......
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/06/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/1183 E.-2019/591 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, çiftçilik faaliyeti dolayısıyla ihtiyacı olan buğday ve gübre vb. ihtiyacını davalı kooperatiften karşıladığını, 2013 yılında müvekkilinin davalı kooperatife borcunun 38.000,00 TL olduğunun söylendiğini, müvekkili tarafından 21.000,00 TL ve 20 ton arpa ile ödeme yapıldığını, kalan 7.000,00 TL borcu için Borç Yenileme Kredisi çekilerek ertelendiğini, müvekkilinin elinde yapmış olduğu ödemelere ilişkin makbuz bulunmadığını, makbuz istendiğinde kooperatif yetkilisi ... tarafından sistemin olmadığı veya yazıcının bozuk olduğu bahaneleri ile ödeme makbuzları verilmediğini,
2014 yılı içinde ... tarafından yüzlerce çiftçinin yatırmış olduğu paraların hesaplarına işlenmediği ve adlarına düzenlenen senetler ile borçlandırdığı ve krediler kullandırdığının tespit edildiğini ve hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığını,
Müvekkili tarafından yapılan ödemelerin tahsilat olarak işlenmediğini, peşin ödemelerin kredili işlem olarak kayıtlara geçirildiğini ve almadığı gübre ve malları almış gibi işlem yapılarak Kredi Borç Senedi imzalamış gibi işlem yapıldığını ve borçlandırıldığını, çekilen kredilerin müvekkilinin rızası alınmadan kurum çalışanlarınca alındığını ve kullanıldığını, müvekkilince Tarım Kredi Kooperatifleri Kayseri Bölge Müdürlüğüne ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçeleri verildiğini,
Müvekkilinin borçlandırıldığı 19.09.2013 tarih ve 11954 nolu kredi borç senedi ile 21.139,16 TL'lik Borç Yenileme Kredisi düzenlendiğini, bu borç yenileme kredisindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin borcu 7.000,00 TL olmasına rağmen fazladan 14.139,16 TL. borçlandırıldığını,
19.09.2013 tarih ve 11956 nolu kredi borç senedi ile 5.094,90TL bedelli 1.110 Lt. motorin alımına ilişkin senet imzalandığını ve fatura düzenlendiğini, söz konusu senette bulunan imza ve yazıların müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin 810 Lt motorin olmasına rağmen ...'in 300 Lt eklediğini, bu 300 Lt karşılığı 1.377,00 TL fazladan ve müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında işlem yapıldığını, müvekkilinin bu parayı ödemek zorunda kaldığını,
23.09.2013 tarih ve 12008 nolu kredi borç senedi ile 3.500,00 TL bedelli 2,5 ton DAP konusu senette ve faturada bulunan imza ve yazıların müvekkiline ait olduğunu, fakat müvekkilince 7.750 kg DAP gübresi alındığını, aynı gübre alımına ilişkin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında aç ayrı senet düzenlendiğini ve hile ile müvekkiline imzalatıldığını, 11955 ve 12784 numaralı senetlerin de aynı gübre alımına ilişkin hazırlandığını, müvekkilinin fazladan yazılan ve borç olarak gösterilen 2 ton DAP gübresinden kaynaklanan 2.800,00 TL'yi ödemek zorunda kaldığını,
17.03.2014 tarih ve 13175 nolu, 04.04.2014 tarih ve 13438 nolu ve 04.04.2014 tarih ve 13439 nolu kredi borç senetlerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin peşin olarak ödeme yaptığını, ... tarafından hileli hareketlerle ödeme makbuzlarının verilmediğini,
Müvekkilinin cebri icra yoluna başvurulmasından korktuğu için kendisine ait olmayan borçları 05.09.2015 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, yaklaşık 27.772,28 TL asıl alacak olmak üzere faizi ile birlikte ödeme yaptığını,
İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 27.772,28 TL asıl alacak ve faizi ile ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu bedelleri tahsil etmesinin dayanağı ortada olup TBK'nın 77/1. maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak dava açılamayacağını, kaldı ki sebepsiz zenginleşme davası açılabilmesi için kanunda öngörülen zaman aşımı süresinin geçtiğini,
1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun 12, İİK'nın 38. ve HMK'nın 204/2. maddeleri uyarınca, müvekkili kooperatifin kredi ile ilgili alacak senetleri, kağıtları ve taahhütnamelerinin ilam hükmünü haiz olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini,
Davacının 11956, 12008, 13175, 13438 ve 13439 nolu senetlere ilişkin peşin ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen söz konusu borçlar için senet imzalamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını,
11954 nolu senet açısından ise, HMK'nın 208/4. maddesindeki, "Resmi bir senetteki yazı veya imzayı inkar eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hakim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı ihkar eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir." hükmü doğrultusunda davacıya ilgili kişiye karşı ayrı bir dava açması için kesin süre verilmesi gerektiğini,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince; "Davacı ile davalı kooperatif arasında imzası ve içeriği inkar edilmeyen Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesinin düzenlenip imzalandığı, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı, bu sözleşmeye istinaden davacının davalı kooperatifin 2696 numaralı ortağı olduğu, sözleşmenin 19. maddesine göre ortak ve müteselsil kefiller, kooperatifle aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda kooperatife ait defter, kayıt ve belgelerin yegane kesin delil olacağını ve bunlara hiçbir şekilde itiraz etmeyeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerinin açıkça düzenlendiği, davacının iş bu sözleşmeyi imzalamış olması nedeniyle gerek davalı kooperatif, gerekse üyesi olan davacı yönünden tarafları hukuken bağlayıcı ve geçerli nitelikte bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça açıkça dava konusu bir kısım senetlerin üzerindeki imzalar kabul edilmiş olmasına rağmen bir kısım senetlerin üzerindeki yazı ve imzalara inkar etmiş, mahkememizce Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden imza itirazı konusunda konusunda raporlar aldırılmış, bu raporlarda inkar edilen senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olduğu açıkça kanaat olarak bildirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen rapora, objektif, denetime açık, yeterli, bilimsel olması nedeniyle itibar edilmiş ve dava konusu her iki senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaatine varılmış ve davacı vekilinin imzaya itirazlarını kanıtlayamadığı anlaşılmış ve bu yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir.
... Mahkememizce aldırılan 25/02/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 06/02/2019 tarihli ek raporunun objektif, denetime açık, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle itibar edilmiştir. Davacının imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü 04/04/2014 tanzim ve 01/09/2014 ödeme tarihli 13439 sayılı kredi borç senedi senet üzerinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış olup, 02/10/2018 tarihli raporda, inceleme konusu kredi borç senedinde "..." isim yazısı ve atfen atılı imzanın davacı ...'in eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunun da bilimsel ve teknik verilere uygun, denetime açık, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve rapora itibar edilmiştir.
Dava konusu senetlerin vasfına göre davalı kooperatifin alacağını yazılı delil olarak kesin şekilde ispata yarayan belge vasfında olmaları, senetlerin vasfına göre 11954 numaralı senedin dava dışı bir kısım yenilenip senetlerin birleşmesiyle oluşturulduğu, diğer dava konusu senetlerin ise emtia alımı için düzenlendiği, bu kredilerin kullandırılmadığının yani kooperatifin kayıtlarının aksini ispat yükünün davacıda olması, dayanak belgelerin senet vasfında olması nedeniyle bu iddiaların yazılı delillerle ispatının gerekmesi davacının bu konudaki iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki itibar edilen yazılı belgelerin aksi nitelikteki davacı tarafın davacının borçlu gösterilmeye çalışıldığı, almadığı emtialar ya da aldığından fazla gösterilen emtialar için gerçek dışı belge düzenlendiğine ve hileye yönelik irade bozukluğuna dair iddialarına itibar edilmemiştir. HMK'nın 203/1-ç. maddesi uyarınca "Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları" kapsamında tanık dinlenmiş ise de, davacının bildirdiği tanık beyanlarının itibar edilen dosyada mevcut yazılı belgeler ve bilirkişi raporunun aksini ispat edecek nitelikte ayrıntılı beyan içermemesi, tanık anlatımlarının somut ve görgüye dayalı davacının iddiaları yönünden net bilgiler içermediği dikkate alınarak kesin nitelikte delil kuvvetine haiz olmadığı kanaatine varılmış tanık beyanlarına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamındaki davalı kooperatif ile itibari ile taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisinin davalı kooperatifin tarafları açısından yegane ve kesin delil olarak kabul edilmiş olan kooperatifin kayıtlarında yer aldığı ve işlendiği, dayanak belgelerinin de tarafların imzasını içerdiği, davacının bu konudaki işlemler yönünden davalı kooperatif çalışanının hata, hile ve benzeri davranışları bulunduğuna dair ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağa ilişkin iddialarının da somut, yazılı, kesin ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından iş bu dava yönünden davacının davalı kooperatife haksız ve borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bir ödemesinin olmadığı, yaptığı ödemenin kooperatif kayıtlarına göre haklı bir ödeme olduğu, bu nedenle davalı kooperatiften dava konusu senetler nedeniyle ödediği bedelin iadesini talep edemeyeceği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklama ve iddialarını tekrar ederek, müvekkilinin bu döneme kadar davalı kooperatif ile çalıştığı süre içerisinde ihtiyaç ve yenileme kredisi kullandığını ve vadesinde ödeme yaptığını, yüzlerce çiftçinin mağdur edilmesi ve müvekkili tarafından kullanıldığı iddia edilen kredinin de davalı adına tahsil yetkisi olan ...'in görevini yaptığı tarihler ile örtüşmesi ve tahsilden sorumlu şahsın hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde hileli davranışları sonucu kullanmadığı krediler ve almadığı mallardan için düzenlenen senetlerden dolayı müvekkilinin davalı kooperatife ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapmış olduğu ödemelerin davalı kooperatif kasasına tahsilden sorumlu ... tarafından işlenmediğini ve borçlandırıldığını, İlk derece Mahkemesince davalı kooperatif çalışanı hakkında yapılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14485 hazırlık numaralı dosyasının bekletici mesele yapılması ve ceza dosyasından çıkacak sonuca göre hareket edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında davalı çalışanınca hileli davranışlar ile yanıltılarak imza attırıldığının ortaya çıkacağını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına / düzeltilmesine / bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kredi borç senetlerinin bazılarındaki imzanın inkârı ve ödeme sebebiyle borçlu olmadığı halde ortağı olduğu davalı kooperatife ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubuyla kalan 373,20 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
09/10/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza