T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/356
KARAR NO: 2024/450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.10.2018
ESAS-KARAR NUMARASI: 2017/180 E., 2018/596 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALz:
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte ortak olarak bulunduğunu, sonrasında ortaklıktan ayrıldığını, ancak yaptığı ödemelerin iadesinin yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2014/3059 sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı kooperatifin haksız olarak takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, icra takibine konu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını ve itirazın iptali davalarında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulamayacağını, davacının kooperatif ortaklık hissesini ...'e Sincan 1. Noterliği'nin 10.05.1999 tarihli 11752 yevmiye sayılı devir senedi ile devrettiğini, dolayısıyla hak ve alacağı kalmadığını, kooperatiften talep edilen 28.03.2006 tarihli 10.000,00-TL tutarlı ödemesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, davacının üyeliği ve ödemeleri tartışılarak ödemelerin gerçek olup olmadığının tespiti, varsa çıkma payı alacağının hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 14/05/2018 tarihli raporda; davacının ortaklık ilişkisinin 2005 yılı itibarıyla son bulduğu, toplam ödemesinin 8.914,05 TL olduğu, davacı alacağının 05/07/2006 tarihinde muaccel hale geldiği, davacının hissesine düşen genel gider payının düşümü sonrası davacının kooperatiften alacağı miktarın 8.011,33 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 147/4 maddesinde "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar." için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Davalı taraf, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Somut olayda; (davacı yanın da kabulünde olduğu üzere) davacı ortaklığının (tam tarihi belirlenememekle birlikte) 2005 yılı itibarıyla son bulduğu anlaşılmıştır. Davacının hissesine düşen genel gider payının düşümü sonrası hesaplanan 8.011,33 TL alacağı 05/07/2006 tarihinde muaccel hale gelmiştir. Alacağın muaccel hale geldiği tarihten itabaren 8 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 29/01/2014 tarihinde icra takibinde bulunulduğundan alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmış, bu nedenle davanın reddine, davacının (alacaklı) kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanaatine varılmadığından davalı yanın tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davalı tarafın zaman aşımı itirazının usul ve hukuka uygun olmadığını, kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek istediğini, 10 yılık zamanaşımı süresi dolmadan usulüne uygun takip başlatıldığını; aynı zamanda bilirkişi tarafından müvekkilinin 8.011,33-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ayrılma iddiası sonrası, ödendiği belirtilen bedelin tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/180 E., 2018/596 K. sayılı dava dosyasında verdiği 16.10.2018 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40-TL harcın düşümü ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
13.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14.03.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır