T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO: 2020/1260
KARAR NO: 2024/526
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01.07.2020
ESAS-KARAR NUMARASI: 2019/164E., 2020/261K.
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:
DAVALILAR :
VEKİLİ:
Davacı ve davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili: S... Kooperatifine 07/09/2005 tarihinde üyeliğinin kabul edildiğini, davalı kooperatifin arsa sahipleri diğer davalılar ... ve ... ile ... ... parselde inşaat yapmak üzere inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, kooperatifin üstlenmiş olduğu inşaatın büyük ölçüde bitirildiğini, tüm dairelerin 5 yıl önce noter huzurunda kura ile sahiplerine dağıtıldığını ve fiilen teslim edildiğini, 3 yıldan fazla süredir kullanıldığını, noter huzurunda çekilen kurada tarafına A Blok 19 numaralı dairenin teslim edildiğini ve 5 yıldan fazladır kullandığını, kooperatif ortaklarının 83 kişi olduğunu, kendisi dışında büyük bir kısmının tapularını aldığını, kendisinin kooperatife hiçbir borcunun olmamasına ve tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen tapu tescilinin yapılmadığını belirterek, dava konusu 19 nolu bağımsız bölümün adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili; yüklenicinin kararlaştırılan bağımsız bölümlere hak kazanabilmesinin taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme hükümlerinin uygun şekilde ifası ile mümkün olduğunu, inşaatın süresinde 08.04.2009 tarihinde teslim edilmediğini ve halen iskan alınmadığını, Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı gecikme cezası alacağı davasının 2015/134 esas, 2017/276 karar sayılı dosyasında kabulüne karar verildiğini, davacının kural olarak aralarında akdi bir bağlantı bulunmayan arsa malikinden talepte bulunmasının mümkün olamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kooperatif vekili; davacının davaya konu taşınmazın bedelini ödediğini ve aidat borcunun bulunmadığını, ancak diğer davalı ... ve ...'in kooperatifle imzaladığı sözleşmegereğince tüm dairelerin teslimini yüklenici kooperatife gerçekleştirmediğini, diğer yandan adı geçenler tarafından Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı gecikme cezası alacağı davasının yapılan yargılaması sonucunda anılan Mahkemenin 13/06/2017 gün ve 2015/134 esas, 2017/276 karar sayılı ilamı ile müvekkili kooperatifin 277.400,00 Dolar ceza ödemeye mahkum edildiğini, arsa sahipleri ile müvekkil kooperatif arasında akdedilen sözleşme gereği, arsa sahibi tarafından yükleniciye inşaatın bitirilmesini engelleyici güçlük çıkarmayacağı taahhüt edilmesine rağmen açılan davalar nedeniyle % 97'si bitmiş inşaatın tamamlanmasının engellendiğini, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kooperatifin elinde bulunmaması nedeniyle ifa imkansızlığının söz konusu olduğunu, bu sebeple davanın tescil yükümlülüğünde olan ve halen dairenin mülkiyetini ellerinde tutan diğer davalılara yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 07/09/2005 gün ve 30 sayılı kararı ile ... Kooperatifinin ortağı olmuş ve Ankara 1. Noterliği'nin 26/05/2008 günlü 06829 yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Kur'a Çekiliş Tutanağı"na göre de, kendisine ... Parsel üzerinde bulunan 1. Blok 19 numaralı daire isabet etmiştir. Etimesgut Tapu Müdürlüğünün yazısı ve eki tapu kaydına göre; ..., ... Parsel A Blok 19 numaralı bağımsız bölüm; ... adına kayıtlıdır.
Davacı kooperatifin 101 ortağı, Kooperatif, ... Köyünde; ...Parsel üzerinde 101 konutu bulunmaktadır. (7 dubleks +94 normal daire)
Kura ile 101 konuttun sahipleri belirlendiğinden, davacıya verilebilecek emsal nitelikte boşta bir konut bulunmamaktadır.
Arsa sahipleri ile yüklenici S... Kooperatifi arasında Ankara 1. Noterliği'nin 08/04/2005 gün ve 06164 yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nde;..., ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine; iki blokta 50 bağımsız bölüm yapılması konusunda anlaşma sağlandığı, bu dairelerin 20’sinin eksiksiz olarak arsa sahiplerine teslim edileceği, 30'unun inşaat bedeli karşılığında yükleniciye ait olacağı, bu paralelde ... Parseldeki 2. binada zemin kat, 2. kat, 3. kat, 4. kattaki normal daireler ve 5. kattaki 4 dubleks dairenin (toplam 20) arsa sahiplerine, 1. binadaki zemin kat, 2. kat, 3. kat, 4. kat, 5. kat, 6. kattaki 2 daire ile 2. binadaki 1 kat 4 daire (toplam 30) yükleniciye bırakıldığı, inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 48 ayda bitirileceği, 48 ay içerisinde bitirilmemesi halinde arsa sahiplerine düşen her bir daire için 200,00 $ ödeneceği, Belediye, EGO, ASKİ, BEDAŞ vb. ilgili dairelere yapılacak tüm harcamalar, inşaatın başlangıcından dairelerin teslimine kadar yükleniciye ait olacağı, cins tashihi yapılması, yapı kullanma izni alınması, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması, tapuların malikler adına tescili ile kendilerine verilmesi kısaca anahtar teslimi suretiyle inşaatın tamamlanarak arsa sahiplerine eksiksiz tesliminden yüklenicinin sorumlu olacağı, hususlarına yer verilmiştir.
Yüklenicinin yapımını üstlendiği inşaatı sözleşme hükümlerine uygun surette imal edip, süresinde teslim ile yükümlüdür. Bu paralelde, yapı oturma izni alınıp kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmak suretiyle kısaca anahtar teslimi şeklinde inşaatın tamamlanıp, teslim edilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 48 ayda bitirileceği, 48 ay içerisinde bitirilmemesi halinde arsa sahiplerine düşen her bir daire için 200,00 $ ödeneceği kabul edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarihi 08/04/2005 olduğuna göre, bitiş zamanı 08/04/2009'dur.
Dolayısıyla davalı kooperatif, söz konusu sözleşme gereği edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmedikçe, kendisine bırakılan daireyi talep edemeyeceği değerlendirilmektedir.
Dosyaya kazandırılan ana sözleşmenin 6. maddesi gereğince kooperatifin amacı, ortaklarına sıhhi birer konut yaparak, mülkiyetini ortaklarına aktarmaktır.
Davalı kooperatif vekili, sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının kooperatif ortağı olduğunu, aidat ve taşınmaz bedelini ödediğini belirtmektedir. Hal böyle olunca, davacı ortak KK. ve ana sözleşmede açıklanan akçalı yükümlülüklerini yerine getirmiştir,
Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde yer alan hükme göre "Ortaklar bu Kanun'un kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." Hak ve vecibelerde (yükümlülük ve borçlarda) eşitlik ilkesi gereğince kooperatif genel kurulu ve yönetim kurulunun, aynı durumda olan ortaklar arasında herhangi bir ayırım yapması mümkün olamayacaktır.
Bu durumda; davalı kooperatifin diğer ortaklarına konut mülkiyetini aktardığından, davacıya da, kurada isabet eden konutun mülkiyetini aktarması gerekmektedir.
Arsa sahipleri tarafından, kooperatifte imzalanan sözleşme gereğince bazı daireler edimini tam ve eksiksiz olarak süresinde yerine getirmediği gerekçesi ile yüklenici tarafından kooperatife teslim edilmemiştir. Davaya konu daire, kooperatife devri verilmeyen dairelerdendir. Dolayısıyla, davaya konu taşınmaz, arsa sahibi ... üzerine kayıtlıdır. Dosya kapsamından; kooperatif ile arsa sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle arsa sahipleri kooperatife yetki vermediği dolayısıyla tescil işleminin yapılamadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca inşaatların geç tesliminden dolayı, teslimi geciken 19 adet taşınmaz nedeniyle davalı kooperatif 09/04/2009 tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte 277.400,00 $ ödemeye mahkum edilmiş, istinaf başvurusu yapılmadığından karar kesinleşmiştir. İş bu alacak nedeniyle dairenin devri verilmediği kanaati oluşmuştur.
20/11/2019 tarihinde yapılan keşifte, davalı kooperatifin üstlenmiş olduğu inşaatı büyük ölçüde bitirdiği, bazı ufak tefek imalatlar dışında inşaatlarda eksiklik bulunmadığı, tüm dairelerin Noter huzurunda çekilen kura sonucunda sahipleri belirlenerek ortaklara teslim edildiği, konutların ev sahipleri ya da kiracıları tarafından kullanıldığı, bu paralelde, kura sonucunda... Ada/Parselde buluna A Blok 19 numaralı dairenin davacıya teslim edildiği ve bu dairenin davacı tarafından kullanıldığı görülmüştür.
Arsa sahibi ile kooperatif arasında düzenlenen inşaat sözleşmesine göre, kooperatif sözleşmede belirlenen koşullarda konutları anahtar teslimi şeklinde üretip, arsa sahiplerine verilmesini taahhüt ve kabul etmiştir,
Tüm dairelerin sözleşmenin "Arsa Sahiplerinin Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı maddesinde açıklanan şekilde arsa sahiplerine teslim ve tescilinden sonra, kooperatif ortaklık yükümlülüklerini yerine getiren ortakları için arsa sahiplerinden tapu devrini istemesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda yüklenici kooperatif, yukarıda da izah edildiği şekilde sözleşme hükümleri doğrultusunda edimini yerine getirmediğinden yani İskan izni almadığından arsa sahiplerinin daireleri teslim sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan davacı, davalı kooperatifin konut verilen diğer ortaklarıyla ayrı konumdadır ve kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinden konut talep edebilme hakkına sahiptir. Dolayısıyla KK.’nun 23. maddesi gereği kendisine de bir konut tahsis edilmesi gerekmektedir.
Ancak, diğer davalının (arsa sahibi), kooperatif ile yaptığı sözleşme gereği teslim edeceği dairelerin mülkiyetini, taşınmazların sözleşmeye uygun surette ve zamanında teslim edilmemesi gerekçesiyle aktarmadığından, kooperatifin bu aşamada ifa edebilme imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ferdileşme işleminin hukuka aykırı keyfi şekilde gerçekleştiğinin fark edilmesine rağmen hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, ferdileşmenin hatalı olduğunu, prosedüre uyulmadığını, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, iskan ruhsatının verilmemesi işleminin iptali için idari yargıda açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinden sonra birden fazla farklı tarihli ek beyan dilekçeleri dosyaya ibraz edilmiş, iskan ruhsatının alındığı bildirilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran-davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının 28.01.2020 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiğini, yerel mahkemece vekalet ücretinin arttırılan dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle mahkemece dava tarihindeki hukuki durum ve şartlar kapsamında değerlendirme yapılmasına, devam eden davaların sonuçlanması ve değişen şartlar itibariyle tekrar dava açılmasının mümkün bulunmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... ve ... vekilinin istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede;
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali tescil davası olup, davacı vekili yargılama sırasında 30.01.2020 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olan 400.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece dava reddedilmiş olduğundan karar tarihindeki yürürlükte olan AAÜT gereğince ıslah edilen dava değeri üzerinden davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı bir şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını vekalet ücreti yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
I-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/164E., 2020/261K. sayılı dava dosyasında verdiği 01.07.2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
II-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/164E., 2020/261K. sayılı dava dosyasında verdiği 01.07.2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 54,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 46. maddesine göre; her yıl bütçe kanunu ile belirlenen terkin sınırının altında kalan harçlarla ilgili müzekkere yazılmaz amir hükmü gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
4-Davalı ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 62.000,-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'e ödenmesine,
5-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 800,00 TL bilirkişi ücreti, 63,00TL tebligat ve posta gideri, 314,00TL keşif harcı, 105,00TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 1.282,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı ... tarafından yapılan 57,15TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına,"
III-a)Peşin alınan istinaf karar harcının davalıya iadesine,
b)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
IV- Davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
V-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
27.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28.03.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır