T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ......
ÜYE: .......
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI...
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında temizlik hizmet alımına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, müvekkilinin ihaleyi kazandıktan sonra daha önceki yükleniciler tarafından istihdam edilen işçilerin davalı ihale makamının talebi doğrultusunda müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, dava dışı işçilerin kıdem tazminatı ödenerek iş akdinin sonlandırıldığını, davalı kurumun kıdem tazminatı miktarını müvekkilinin hakedişinden kestiğini ancak bu durumun taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL'nın avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili daha sonra talebini 17.07.2019 tarihinde 11.213,17 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında 24.11.2016 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, Teknik Şartname'nin 6.maddesi uyarınca istihdam edilen tüm işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre her türlü kanuni işlemin yerine getirilmesinin yüklenici davacı sorumluluğunda olduğunu, dava dışı işçinin emekliliği hak ettiği için kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının müvekkili tarafından ödendiğini ve davalının hakedişinden kesildiğini, yapılan işlemin sözleşme ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, dava dışı ...'a yapılan ödeme için, davalının davacının hak edişinden yaptığı kesintinin taraflar arasıdaki sözleşmeler uyarınca sorumlu olduğu düşünülen davalıdan geri alınması talebinden oluşmaktadır.
Davalıya ait temizlik işlerinin hizmet alımı yolu ile yerine getirilmesi için açılan ihaleler sonrası davacı şirket ile imzalanan sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından bu hizmetler yerine getirilmiştir.
Hizmet alımana konu işte 26/11/2014 - 01/04/2018 tarihleri arasında hizmet sözleşmesi ile çalışan dava dışı ... tarafından davalı kurumdan kıdem tazminatı istenmiş, hesaplanan tazminat davalı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenmiş, ödeme yapıldıktan sonra davalı kurum yaptığı ödemeyi davacı şirketin 16 nolu hak edişinden tahsiline yönelik 21/05/2018 günü işlem gerçekleştirdiği, davacı hak edişinden 14.995,02 TL kesinti yaptığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut davacı kurum ile davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ile idari ve teknik şartnamelerin 2016-2019 yıllarına ilişkin olduğu, incelenen sözleşmeler ve şartnameler kapsamında açıkça kıdem tazminatının yükleniciye rücu edilebileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
Davadan sonra 22/02/2019 tarihinde 30694 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı Yasa'nın 7166 sayılı Yasa ile değişik 112.maddesine göre "4734 sayılı Kanun'un 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." şeklinde yasal düzenlemelerin ön görüldüğü, yine aynı Yasa'nın 7166 sayılı Yasa ile eklenen geçici 9.maddesine göre "bu maddenin yürürlük tarihi itibari ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112.maddenin 6.fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde rücu edilmeyecek kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir. Takip giderleri ile vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez." şeklinde yasal düzenlemeler öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 08/07/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı hak edişinden dava dışı işçinin kıdem tazminatı nedeniyle kesinti yapılmasının 4857 sayılı yasaya göre mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin 19/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırarak 11.213,17 TL talep ettiği ve harcını yatırdığı anlaşılmış, davacının hak edişinden yapılan11.213,17 TL alacağın 21/05/2018 tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacı hak edişinden 21/05/2018 tarihinde yapılan kesinti nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olunduğu, davacının ödediği miktar için ödemenin yapıldığı 21/05/2018 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları nedeni ile değişen oranlı avans faizi talep etmesinin mümkün olduğu kabul edilip" davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Teknik Şartname'nin 6.maddesi uyarınca işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre her türlü kanuni işleminin yerine getirilmesinin yüklenici sorumluluğunda olduğunu, davacının bunu bilerek sözleşme imzaladığını, dava dışı işçinin belirli süre davacı bünyesinde çalıştığını, İş Kanunu uyarınca kıdem tazminatının müvekkili tarafından ödendiğini, mahkemenin davacı alt işverenin sorumluluğunu sadece kendi dönemi ile sınırlı tuttuğunu, mahkemenin bu değerlendirmesinin kanuna ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesi ile 15.Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK:
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından istihdam edilen dava dışı işçinin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının davalı ihale makamı tarafından ödenmesinden sonra ödenen bu bedelin davacı yüklenicinin hakedişinden kesilmesinin yerinde olup olmadığı, bir başka deyişle davacı yüklenicinin bu bedel nedeniyle rücuen tazminat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, dava dışı işçiye ödenmek üzere davalı tarafça davacı hak edişinden kesilen bedelin, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak istirdatı istemine ilişkindir.
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir."
(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K.,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
Somut olayda; davacı alt işverenin üst işveren olan ihale makamı davalıdan istihdam ettiği dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatını talep ettiği görülmüştür. Davacı yüklenicinin istihdam ettiği işçinin kıdem tazminatından sorumlu olacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/916E., 2019/860K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/10/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre:
"1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 85,39 TL'nın mahsubu ile bakiye 342,21 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı için hesaplanan 11.213,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen 10,00 TL tebligat gideri, 96,90 TL posta gideri, 121,30 TL istinaf başvuru harcı toplamı 228,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE"
II-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının yatıran tarafa İADESİNE,
III-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
08/05/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza