T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.07.2020
ESAS-KARAR NUMARASI: ....
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken istifa ettiğini, ödediği aidatın geri ödenmesi için Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2422 sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptığını davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 26/09/2019 tarihli dilekçe ile itirazın iptali davasını alacak davası olarak tamamen ıslah ederek 232.290,00 TL asıl alacak ve 62.030,98 TL yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 239 numaralı üye iken 19/02/2014 tarihinde istifa ettiğini daha sonra 14/07/2014 tarihinde 255 üye numarası ile yeniden ortak olduğunu, 239 numaralı üyelik nedeniyle kooperatife ibra ettiğini ve 26/02/2015 tarihli istifa dilekçesi ile 255 numaralı sonraki ortaklığını da sonlandırdığını, bu nedenle 2015 yılı içerisinde ortaklıktan ayrılan üyenin ödediği aidatın ertelenmesine dair 2015 hesap yılı genel kurulu kararı uyarınca 31/01/2016 tarihinden 31/01/2019 tarihine kadar erteleme kararı olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının aidat geri ödemesi talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "Dava kooperatif ortaklığından çıkmaya dayalı ödenen aidatın istirdadı istemine ilişkindir.
Ankara 15.İcra Dairesi'nin 2018/2422 sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı davacının aidat ödemelerinin geri ödenmesine dayalı olarak 232.290,00 TL asıl alacak ve 62.030,98 TL işlemiş faiz toplamı 294.320,98 TL alacak için icra takibi yaptığı, davalı borçlunun takibe süresinde borcu olmadığını belirterek itiraz ettiği ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre, kooperatif ortaklığından çıkan ortağın, kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı anasözleşmede belirlenir ve bu haklar ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Konut Yapı Kooperatifi tip ana sözleşmesinin 15. maddesine göre, devir dışında bir sebeple ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde geri verilir.
Bu düzenlemeler dikkate alınarak, davalı kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2020 tarihli raporda, davacının 239 numaralı üyeliği nedeniyle istifa ettikten sonra kooperatife ibra ettiği, daha sonra yeni üyelik için yapılan ödemelerin yeni hissesine aktarılmasına talep ettiği, kooperatif yönetim kurulunun kararı ile bu talebi kabul edilerek 255 ortaklık numarası verildiği, davanın bu kez 26/02/2015 tarihli dilekçesi ile istifa ettiği ve istifanın 28/02/2015 tarihli karar ile kabul edildiği belirtildikten sonra 2015 yılı genel kurulunun 31/01/2016 günü gerçekleştirildiği, 4 nolu gündem maddesinde geri ödemelerin bilanço tarihinden itibaren 3 yıl sonrasına göre gerekli kesintiler yapılarak geri verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmiştir. Buna göre 3 yıllık erteleme olmamış olması halinde ödeme süresinin 31/01/2016 tarihine göre 1 ay sonra 01/03/2016 tarihi olacağı, buna karşılık kooperatif tarafından haklı olarak 3 yıl erteleme kararı alındığı ifade edilmiştir. Davacı ortağın dava tarihi itibariyle talep edebileceği aidat ödemeleri toplamının 232.290,00 TL olup davacı hissesine düşen 17.751,65 TL gider payı düşüldüğünde davacının talep edebileceği alacağın 214.538,35 TL olduğu hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporu yasal düzenlemeye uygun olarak ve kooperatif genel kurul kararı dikkate alınarak düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır. Davacının istifa ettiği 2015 yılına ait genel kurulun yapıldığı 31/01/2016 tarihli genel kurulda alınan 3 yıllık erteleme uyarınca davacının ödediği aidatı talep edebileceği tarihin 01/02/2019 olduğu kabul edildiğinde takip tarihi itibariyle alacak talebi mümkün değil ise de dava tarihi itibariyle alacak talebi koşulları oluşmuştur. Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ödenen aidatlardan indirilecek genel yönetim giderlerinin ayrılmanın gerçekleştiği yıla ilişkin olması nedeniyle bilirkişi raporunda 2015 yılı giderlerinin düşülmesi de doğru bulunduğundan davanın ıslah dilekçesinin kabulü ile 214.538,35 TL'nin muacceliyet tarihi olan 01/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ayrıldığı yılın 2015 olup, bu yılın genel kurulunun 26.06.2016 günü yapıldığı, genel kurulda ortaklığı sona erenlere yapılacak ödemelerin üç yılı aşmamak üzere ertelenmesi yönünde bir karar alınmadığı ve sadece "ödemelerinin bütçeye alınması kooperatifin ödeme durumuna göre hususunda bilgi verildi" şeklinde karar verildiği, buna göre davacının yaptığı 42 ödemenin 79.900,00 TL olduğu, bu tutardan kooparatifin 57 ortağından her birine isabet eden genel yönetim gideri 951,32 TL'nin ve geri ödenen 5.000,00 TL ödemenin mahsubu ile talep edilebilecek 73.948,68 TL asıl alacağın takip tarihine kadar işleyen faizi olan 3.786,10 TL olduğu belirlenmiş, rapor doğru değerlendirmelere ve ayrıntılı hesaplamalara dayalı olarak hazırlandığından hükme esas alınmıştır. Ancak dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak 54.900,00 TL olmakla bu tutara mahkememizce 27.07.2016 tarihinden 11.02.2017 tarihine kadar hesaplanan 2.632,81 TL işlemiş faiz ile takibin devamına ve alacak likit olmakla icra inkar tazminatına karar verilmesine..." gerekçesi ile "Davanın KISMEN KABULÜNE, 214.538,35 TL'nin 01/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Genel Kurul Toplantısında alınan 3 yıllık erteleme süresinin dolacağı 31/01/2019 tarihinden önce, 21/02/2018 tarihinde başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın iptali davası olarak ikame edilen eldeki davanın, sonradan ıslah yolu ile de olsa alacak davasına dönüştürülemeyeceği dikkate alınarak, haksız davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olmasında isabet bulunmadığını, davacının 2006-2015 yılları arasında müvekkili kooperatif üyesi olduğu ve anılan yıllar arasındaki tüm genel yönetim giderlerinden hissesi oranında sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınmak suretiyle anılan yıllara ilişkin genel gider paylarının da çıkma payı alacağından mahsubuna, bu suretle asıl alacak hesabının yeniden yapılmasına, sadece asıl alacak yönünden hüküm tesis edileceğinin kabulü halinde asıl alacağın 01/02/2019 muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilebileceğinin dikkate alınmasına, harç ve yargılama giderleri yönünden reddedilen 79.782,63.TL üzerinden hesaplama yapılmasına, aynı hesaba göre müvekkili kooperatif lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 11.171,74.TL olduğunun gözetilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif ortaklığından ayrılma nedeniyle çıkma payı alacağına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/115E., 2020/408K. sayılı dava dosyasında verdiği 10.07.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.655,11TL'den peşin olarak yatırılan 3.663,77 TL'nin düşümü ile kalan 10.991,34 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kayıdna,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
29.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30.05.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır