T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE: .....
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2019...
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin 21.09.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatifin üyesi olduğunu, aynı tarihte taraflar arasında satış vaadi protokolü düzenlendiğini, protokol uyarınca yapılacak konutlardan bir adet villanın müvekkili adına kaydedildiğini ve belirlenen bedel olan 350.000,00 TL'nın müvekkili tarafından davalı kooperatif yönetimine ödendiğini ancak protokole konu villanın inşa edilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 23.11.2007 tarihli ihtarname ile üyelikten istifa edip ödediği bedelin kendisine iade edilmesini talep ettiğini, ihtarnamenin davalıya 06.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı kooperatiften cevap alınamadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek müvekkilinin 06.11.2018 tarihi itibarıyle davalı kooperatif üyeliğinin sona erdiğinin tespitine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; somut olayda belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının 05.12.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiğini, davanın (5) yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediği için üyelikten ihraç edildiğini, davacının yaptığını iddia ettiği ödeme ile ilgili müvekkili kooperatifin defter ve kayıtlarında bir bilginin bulunmadığını, bu ödemenin ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, kooperatif üyeliğinin sona erdiğinin tespiti ile çıkma alacağının tahsili istemine ilişkindir.
...Tüm deliller, dosya kapsamı ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda davacının 21/09/2007 tarihinde kooperatife üye yapıldığı davalının kabulünde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kooperatiften çıkarılıp çıkarılmadığı, davacının çıkma talebinin sonuç doğurup doğurmayacağı, davacı tarafından kooperatife ödendiği iddia olunan bedelin ödenip ödenmediği ve davacının çıkma alacağı talep edip edemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, davacı tarafından 23/11/2007 tarihinde kooperatif yönetimine 350.000,00 TL ödendiğini iddia etmişse de, ödemesine dayanak olarak gösterdiği tahsilat makbuzu başlıklı belge incelendiğinde tahsilat makbuzunun 30/07/2007 tarihli olduğu ve senet kısmında işaret bulunduğu, yine davacı tarafından gönderilen ihtarnamede ödemenin 23/11/2007 tarihinde banka havalesi ile yapıldığının belirtilmesi karşısında, davacının ödemeye ilişkin iddialarının çelişkili olduğu ve tahsilat makbuzu başlıklı belge dışında başkaca herhangi bir belge sunulmadığı ve tahsilat makbuzu tarihinin de ödemenin yapıldığı iddia olunan tarihten öncesi bir tarih olması ve iddia olunan ödemeye ilişkin kooperatif kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmaması karşısında ödemenin yapıldığı hususu ispat edilememiştir. Nitekim bu denli yüksek bir meblağın elden ödenmesi de hayatın olağan akışına uygun gözükmemektedir. Yine tahsilat makbuzu başlıklı belgenin tarihinin davacının kooperatife üye kaydedildiği 21/09/2007 tarihinden önce düzenlenmesinin ve davacı tarafından sunulan diğer belgelerin tek imza ile kooperatif genel kurul kararı bulunmaksızın düzenlenmiş olması karşısında davacının ödeme iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekili tarafından davacının 05/12/2007 tarihinde..... nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartıldığı beyan edilmişse de, çıkartma kararının davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmaması karşısında davacının davalı kooperatife çıkma talebini de içerir şekilde gönderdiği ihtarnamenin esas alınması gerekmiştir. Davacının ihtarnamesinin 06/11/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve davalının herhangi bir cevapta bulunmaması karşısında bu tarih itibariyle çıkmanın gerçekleştiğinin kabulü gerekmiş ve nihayetinde aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 23.11.2007 tarihinde davalı hesabına 350.000,00 TL ödeme yaptığını, buna ilişkin makbuz düzenlendiğini, satış vaadi protokolünde kooperatif üyelerinin imzası bulunduğunu, ödenen bedelin kooperatif hesabından kaçırılıp kaçırılmadığını müvekkilinin bilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davanın tümden kabulü gerekirken kısmen kabulünün doğru olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK:
Uyuşmazlık; davalı kooperatif üyesi olan davacının davalı kooperatife taraflar arasında yapıldığı iddia olunan satış vaadi protokolü uyarınca 350.000,00 TL ödeyip ödemediği ve davacının hangi tarihte kooperatif üyeliğinin sona erdiği hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyesi olan davacının kooperatif ortaklığının sona erdiği tarihin tespiti ve kooperatife ödediğini iddia ettiği bedelin tahsili istemlarine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/910E., 2019/748K. sayılı dava dosyasında verdiği 15/10/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 54,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
03/07/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza