T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/1411
KARAR NO: 2024/1279
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20/02/2020
ESAS-KARAR NUMARASI: 2016/824E., 2020/118K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALILAR:
Davacı ve davalı .... Şti. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından, davalı-borçlular aleyhine, gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla yapılan ödemeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2016/18557 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borçları olmadığından bahisle takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin bir takım gümrük işlemlerini yerine getirmeleri için gümrük müşaviri sıfatı ile davalı borçlular ile birlikte diğer ilgililer ... Ltd. Şti. ve ... ile anlaştığını, söz konusu gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi karşılığında, ilgililerce talep edilen 80.718,96-TL'nin, müvekkili şirket tarafından 12.10.2015 tarihinde banka kanalı ile ödendiğini ancak davalı borçlular ve diğer ilgililerin söz konusu bedeli müvekkilinden tahsil etmiş olmalarına rağmen, üstlendikleri gümrük işlemlerini yerine getirmedikleri gibi tahsil etmiş oldukları bedeli müteaddit defalarca kendilerinden talep edilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete iade etmediklerini, bunun üzerine davalı borçlular ve diğer ilgililere Beşiktaş 25. Noterliğinin 07.06.2016 tarihli ve 16322 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek, yapılan ödemenin gecikme faizi ile birlikte derhal geri iadesinin talep ve ihtar edildiğini, ilgili ihtarın davalı borçlular ve diğer muhatapların her birine 10.06.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı borçlular ile birlikte diğer ilgililer ... Ltd. Şti. ve ... aleyhinde icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalı borçlular tarafından 08.10.2016 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalı borçluların Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2016/18557 esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine her biri için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı vekilinin dava dilekçesine temel aldığı ve her iki müvekkilinden talep ettiği 12.10.2015 işlem tarihli dekont ile yapılan 88.178,96 TL'lik havale işlemnin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin hesabına yapıldığını, her iki müvekkili açısından bir alacağa konu olamayacağını, ispat yükünün davacı yana düşmekle birlikte; dava dışı ... Ltd. Şti ile her iki müvekkilinin (... ve ... Ltd. Şti. ) ayrı ayrı şahsi ve tüzel kişilikleri olmakla hangi açıdan dava dışı 3. bir hükmü şahsiyete yapılmış havale işleminin müvekkilleri açısından alacağa konu olabileceğinin anlaşılamadığını, bu nedenlerle: dava dışı ... Ltd Şti'nin hükmü şahsiyeti ile davacı ... Tur. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hükmü şahsiyeti arasındaki alacak verecek ilişkileri nedeniyle açılan bu davanın müvekkilleri ile bir ilgisi bulunmadığını savunarak, yasaya aykırı, mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında uyuşmazlığın, davacı şirket ile davalılar arasında davacıya ait gümrük işlemlerinin yapılması amacıyla sözleşme yapılıp yapılmadığı, davalılar ile dava dışı ... Ltd. Şti ve ... arasında fiili ve organik bağ olup olmadığı, davacının dava dışı ... Ltd. Şti hesabına gönderdiği bedeli davalılardan talep edip edemeyeceği, faiz isteminin yerinde olup olmadığı, davacıya iade edilecek bedel varsa alacağın varlığı ve miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerinde dava dışı ... Ltd. Şti.'nden 89.486,04-TL alacağının işli olduğu, davacının dava konusu icra takibinde davalılardan asıl alacak olarak 88.718,96-TL talep ettiği, Beyoğlu 35. Noterliğinin 15/10/2015 tarih ve 25784 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile aralarında davalılar ile ...'ın da bulunduğu kişilerin dolaylı temsil yoluyla gümrük işlemlerinin yapılması için davacı tarafından 31/12/2016 tarihine kadar vekil tayin edildiği, davacı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'ye 12/10/2015 tarihinde banka aracılığıyla ödeme yapıldığı, bu işlemler dışında bahse konu taraflar arasında gümrük işlemlerinin yapılması amacıyla yazılı bir sözleşmenin ise bulunmadığı, dosyada bulunan elektronik posta çıktıları ve tanık beyanları dikkate alındığında davacı şirketin gümrük işlemlerinin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, bu kişinin istenilen ticaret sicil kayıtlarına göre davalılardan ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.'nde ortaklığının bulunduğu, dolayısıyla davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti ve ... arasında fiili ve organik bağ bulunduğunun kabulünün gerektiği, bahse konu yapılan ödemeden kaynaklı ve yerine getirilmeyen hizmet nedeniyle davalı şirketin sorumluluğuna gidileceği, icra takibinde belirtilen asıl alacak miktarı yanında takip açılmazdan evvel davacı tarafından davalı şirketin 10/06/2016 tarihinde temerrüde düşürülmesi nedeniyle takip konusu alacağa temerrüt tarihinden itibaren ve uygulanması gerekli avans faizi uygulanması sonucu 2.756,36-TL kadar faizin de davalı şirketten tahsilinin gerektiği anlaşılmıştır.
Davalılardan ...'nin istenilen SGK kayıtları incelendiğinde 01.03.2011-31.12.2013 tarihleri arasında dava dışı ... Ltd. Şti yanında gümrük işletme meslek elemanı olarak çalışmakta iken bu şirketin Ankara Şubesinin kapanmasını müteakip görevinden ayrıldığı ve 03.01.2014 tarihinden itibaren davalı şirkette büro memuru olarak çalışmaya başladığı, dosya kapsamında bu çalışma dışında dava dışı ... Ltd. Şti ve dava dışı ... ile olan organik bağını gösterir bir bilgi-belgenin bulunmadığı, davacıya sadece noter marifetiyle çıkartılan vekaletname gereği gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi için yetki verildiği, bahse konu şirketlerde işçi olarak çalışan davalıya davacının yapmış olduğu ödemeden kaynaklı sorumluluk yükletilmesi mümkün olmadığından bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olduğu, ayrıca İİK md. 67/2 gereğince şartları oluşmadığından davalı ... ... kötüniyet tazminatı talebininin reddine karar verilmesi gerekeceği anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, müzekkere cevapları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, gümrük işlemleri nedeniyle ödeme yapmasından kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan alacak miktarı kadar davalı şirket hakkında icra takibi yapmakta haklı olduğu, diğer davalı yönünden davanın reddi gerektiği, dava açılmadan evvel davalı taraf temerrüde düşürüldüğünden bilirkişi marifetiyle hesaplanan faiz miktarının dışındaki istemin yerinde olmadığı anlaşıldığından yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesine, bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden davalı şirketin yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı şirket yönünden asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ve yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında davalı şirketten tahsiline..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ek bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, ... ile ..., ... arasında organik bağ bulunduğunu, bu hususla ilgili kesin nitelikli delillerin, maillerin dikkate alınmadığını, tanık ...'nun tanık beyanında ... Müşavirliğinin sahibinin ... olduğunu beyan ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının davalı ... yönünden kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı .... Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili şirketten talep edilen 12.10.2015 işlem tarihli dekont ile yapılan 88.178,96 TL lik havale işleminin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin hesabına yapılmış olmakla müvekkili şirket açısından bir alacağa konu olamayacağını, ... Ltd. Şti. nin hissedarı ...' ın, müvekkili ....'de yüzde 20 hisse sahibi olmasının tek başına iki şirket arasında hukiki ve fiili bir bağ olduğunu göstermeyeceğini, ... Ltd. Şti. nin defterleri dosyada bulunmasına rağmen hiçbir incelemeye tabi tutulmadığını, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kimsenin kendi muvazaasına dayalı hak iddia edemeyeceğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/824E., 2020/118K. sayılı dava dosyasında verdiği 20/02/2020 tarihli kararına yönelik davacı ve davalı .... Şti vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE.
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.248,68 TL'den peşin olarak yatırılan 1.507,77 TL'nin düşümü ile kalan 4.740,91 TL'nin davalı .... Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı ve davalı .... Şti tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
02/10/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır