T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO: 2020/1371
KARAR NO: 2023/1972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/535 E.-2020/65 K.
ASIL DAVADA DAVACI:
BİR. 2016/556 E.SAYILI
DAVADA DAVACI:
VEKİLLERİ:
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Asıl ve birleşen 2016/556 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi ve kooperatif ile arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesi imzalayan yüklenici ... A.Ş.'nin ortakları ve müvekkillerinden ...'ın yüklenici şirketin yetkilisi olduğunu, davalı kooperatifin 15.05.2016 tarihli genel kurul toplantısına katıldıklarını, 8 nolu gündem maddesine muhalefet şerhi koyduklarını ancak yüklenici firma yetkilileri oldukları gerekçesiyle 5 ve 9 nolu gündem maddeleri yönünden oy kullandırılmadıklarını, muhalefet şerhlerinin de tutanağa geçirilmediğini,
Gündemin 9. maddesinin, "Yükleniciyle olan ihtilafların görüşülmesi" olarak belirlenmesine rağmen, "Yükleniciyle olan ihtilafların görüşülmesi konusunda, Genel Kurulca yapılan müzakereler sonucunda; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/189 E. 2016/187 K. sayılı ilamıyla da gerekçeli olarak kabul edilen, Kooperatif'e ait 174 konutu vermeyi kabul etmeyen yüklenici ile yapılmış olan tüm sözleşme ve ek protokollerin her türlü şartlarla gerektiğinde tazminat ve ceza ödemek koşuluyla fesh edilmesi suretiyle sonlandırılması, inşaatların bir an evvel bitirilerek üyelere teslimi için daha önceki Genel Kurulda alınmış olan karara istinaden Yönetim Kurulu ile ... firması arasında yapılan inşaat tamamlama sözleşmesinin onaylanması hususları genel kurulun oyuna sunuldu, yapılan oylama sonucunda bu hususların kabulüne ve bu konudaki her türlü iş ve işlemlerin yapılması hususunda Yönetim Kurulunun yetkili olmasına" oy çokluğuyla karar verildiği şeklinde kayda geçirildiğini, bu maddenin tartışmaya açılmadığını, genel kurulda böyle bir karar alınmadığını,
Müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı ... A.Ş. ile davalı Kooperatif arasında arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, imar planındaki değişiklik nedeniyle sözleşmenin ifası mümkün olmadığı halde sözleşmenin feshedildiğini, 09.03.2012 tarihinde feshin bildirildiğini, bunun üzerine yüklenici ... A.Ş. tarafından davalı kooperatif aleyhine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyasıyla, sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması, süre uzatım hakkı olduğunun tespiti ile tek taraflı fesih bildiriminin hüküm ve sonuç doğurmadığının tespiti ile bu konudaki muarazanın men'i davası açıldığını, kooperatif tarafından ise ... A.Ş. aleyhine, sözleşmenin feshi, müdahalenin önlenmesi ve kalan işin Kooperatifçe yapılmasına izin verilmesi talepli dava açılmış olup, davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyası ile birleştirilerek görüldüğünü, yapılan yargılama sonunda, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.03.2016 tarih ve 2012/189 E., 2016/187 K. sayılı kararı ile özetle, kooperatif yönünden 174 konut sayısının korunmasına, imar planı değişikliği nedeniyle yüklenici ... A.Ş. için ek mücbir sebep hali oluşmakla süre uzatım talebinin yerinde olduğuna, işin sözleşmede öngörüldüğü şekilde 24.11.2011 tarihinde bitirilmesinin gerekmediğine, yüklenici ... A.Ş.'ye keşide edilen 09.03.2012 tarihli fesih ihtarının hüküm ve sonuç doğurmadığına, sözleşmenin feshi, müdahalenin önlenmesi ve kalan işin kooperatifçe yapılmasına izin
verilmesi yönündeki birleşen davanın ise reddine, karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, bu süreçte kooperatif tarafından dava derdest olmasına rağmen başka bir yüklenici ile ön protokol ve Ankara 64. Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve 03450 yevmiye sayılı inşaat sözleşmesi imzalandığını, kooperatif yönetim kurulunca bu kez başka bir yüklenici olan ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş. ile Ankara 52. Noterliği'nin
03.09.2015 tarih ve 24658 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve satış
vaadi sözleşmesi imzalandığını,
Daha önce 15.04.2012 tarihli genel kurul toplantısı dijital ortamda kayda alındığı
halde, açılan iptal davaları nedeniyle delil oluşturmamak için bundan sonra kayda alınmasının bırakıldığını, dava konusu genel kurul tarihinden önce 09.05.2016 tarihinde dava dışı yüklenici ... A.Ş. tarafından kooperatife ve genel kurulda da üyelere
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararları çerçevesinde kalan inşaat ve imalat işine devam edileceğinin bildirildiğini, 9. maddede yer alan "Kooperatif'e ait 174 konutu vermeyi kabul etmeyen yüklenici" ibaresinin
daha önce matbu olarak kayda alındığının anlaşıldığını, tazminat ve ceza miktarı hakkında genel kurulun bilgilendirilmediğini, sözleşmenin bu şekilde feshinin kooperatifin iflasına neden olacak nitelikte olduğunu, ... firması ile yapılan sözleşmenin tartışılmadığını, oylanmadığını, maddenin oylandığı ve görüşüldüğü kabul edilse dahi Kooperatifler Kanununun 52. maddesi gereğince, ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri hakkında alınan kararların ortakların 3/4'ünün oyu ile alınması gerektiğini, bu çoğunluğun da sağlanmadığını,
Yine kabul anlamına gelmemek üzere, maddenin oylandığı kabul edilse dahi Kooperatifler Kanunu'nun 46. maddesi gereğince, gündemde
olmayan maddeler görüşülemeyeceğinden, dava konusu 9. maddenin mutlak butlanla batıl olduğunu,
Müvekkillerinin yüklenici firma yetkilileri olduğundan bahisle ana sözleşmenin 24. maddesi gereğince oylamaya katılmadığı kayda geçirilmiş ise de müvekkillerinin oy kullanması ve muhalefet şerhi tesisinin usul ve yasaya aykırı olarak engellendiğini, müvekkilleri ve yüklenici ... A.Ş. farklı kişiler olduğundan Kooperatifler Kanununun 50. ve ana sözleşmenin 24. maddelerinin müvekkilleri hakkında uygulanamayacağını,
Genel kurulun 8. maddesinin yönetim kuruluna verilecek yetkilerle ilgili olduğunu, bu maddenin görüşmeleri sırasında toplam 2 sahifeden ibaret yetkilerin okunmadığını, tartışılıp oylanmadığını, tartışılıp oylanmış gibi kayda geçirildiğini, gündemin tartışıldığı ve oylandığı kabul edilse dahi, "...Kooperatifin sahip olduğu ve olacağı gayrimenkullerin devir, tahsis edilmesi, satılması, hibe, bağış, terk, rehin tesisi...ilgili belediyeden inşaat ruhsatının alınması, inşaat ile ilgili her türlü tadilatları yapmaya ve yaptırmaya ve bu işlemleri emanet usulü, emanet komisyonu marifetiyle yapmaya,
müteahhitle sözleşmeye imzalamaya, sözleşmeyi fesh etmeye..." şeklindeki yetkilerin alınmasının Kooperatifler Kanununun emredici 46. maddesine, iyi niyet ve dürüstlük
ilkesine aykırı olduğunu, bu maddenin Kooperatifler Kanunun 42. maddesine de aykırı olduğunu, genel kurulun devredilemez yetkilerinden, imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirleme yetkisini usul ve yasaya aykırı olarak yönetim kuruluna devrettiğini, yine ortakların şahsi sorumluluklarını artıran nitelikteki bu kararın Kooperatifler Kanununun 52. maddesi uyarınca ortakların 3/4'ünün oyu ile alınması gerektiğini,
Genel kurulun 5. maddesi, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin olup müvekkillerinin yüklenici firma yetkilisi olduğundan bahisle yönetim kurulunun ibrasında
oy kullanmadığı kayda geçirilmiş ise de, müvekkillerinin oy kullanması ve muhalefet şerhi tesisinin usul ve yasaya aykırı olarak engellendiğini, Kooperatifler Kanununun 50. ve ana sözleşmenin 24. maddelerinin müvekkilleri hakkında uygulanamayacağını, müvekkilleri ile dava dışı yüklenici ... A.Ş.'nin ayrı kişilikler olduğunu, yönetim ve denetim kurulunun yıllardan beri genel kurula gerçeğe aykırı bilgi vermek suretiyle genel kurul iradesini yanılttığını, diledikleri kararların usule, yasaya, iyi niyet ve dürüstlük ilkesine aykırı olarak alınmasını sağladıklarını, bilançoların, gelir gider tablolarının üyelere dağıtılmadığını, yeterince bilgilendirilmediğini, incelemeye ve değerlendirmeye zaman tanımadan muhasebeci personel tarafından alelacele okunarak geçiştirildiğini, gündemin 5. maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yıllardan bu yana usul ve yasaya açıkça aykırı iş ve işlemler ile üyelerin konutlarına kavuşmalarına engel olduğu gibi maddi zararlarına da sebebiyet verdiklerini, yönetim ve denetim kurullarının ibra
edilmemesi gerektiğini ileri sürerek,
Öncelikle yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra, ortaklar yönünden telafisi imkânsız zararların doğmasının engellenmesi için Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın 449. maddesi uyarınca dava konusu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına, yapılacak yargılama sonunda 15.05.2016 tarihli genel kurulun 5, 6 ve 9 nolu kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2016/708 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkilinin 15.05.2016 tarihli genel kurula vekaleten katıldığını, gündemin 8. maddesinin "Kooperatifler yasası ve ana sözleşmede yönetim kuruluna verilen yetkilerin dışında kamu kurum ve kuruluşları ile özel kurumlarla yapılacak iş ve işlemlerle ilgili yönetim kuruluna yetki verilmesi" olarak belirlenmesine rağmen genel kurul tutanağında yönetim kuruluna adeta genel vekaletnameyi andıran sayfalarca yetki verildiğini, bu durumun genel kurulun iradesini yansıtmadığını, müvekkilinin verilen yetkilerin sınırlarının bu denli geniş olduğunu tahayyül etmediği için olumlu oy kullandığını,
Gündemin 9. maddesinin "Yükleniciyle olan ihtilafların görüşülmesi" olarak belirlendiğini, ancak genel kurul tutanağında, "Yükleniciyle olan ihtilafların görüşülmesi konusunda, Genel Kurulca yapılan müzakereler sonucunda; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/189 E. 2016/187 K. sayılı ilamıyla da gerekçeli olarak kabul edilen, Kooperatif'e ait 174 konutu vermeyi kabul etmeyen yüklenici ile yapılmış olan tüm sözleşme ve ek protokollerin her türlü şartlarla gerektiğinde tazminat ve ceza ödemek koşuluyla fesh edilmesi suretiyle sonlandırılması, inşaatların bir an evvel bitirilerek üyelere teslimi için daha önceki Genel Kurulda alınmış olan karara istinaden Yönetim Kurulu ile ... firması arasında yapılan inşaat tamamlama sözleşmesinin onaylanması hususları genel kurulun oyuna sunuldu, yapılan oylama sonucunda bu hususların kabulüne ve bu konudaki her türlü iş ve işlemlerin yapılması hususunda Yönetim Kurulunun yetkili olmasına" yazdığını, genel kurulda bu hususların görüşülmediğini, hiç görüşülmeyen konuların sahtecilik yapılarak tutanağa geçirildiğini, 9. madde tutanağa yansıtıldığı şekilde görüşülmüş olsa müvekkilinin olumsuz oy kullanacağını ve muhalefet şerhi koyacağını, alınmış gibi gösterilen bu kararın kooperatifi ve dolayısıyla tüm üyeleri telafisi imkânsız çok ağır maddi külfet altında bırakacağını, ... firması ile zaten sözleşme imzalanmış olduğunu ve ruhsat başvurusu yapıldığını, imzalanmış olan sözleşmenin onaylanmış gibi gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu olumlu oyun gerçeği yansıtmayan bir tutanağa bağlandığını, bu suretle muhalefet şerhi koymasının engellendiğini, iradesinin sakatlandığını, tutanakta bahsedilen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E., 2016/187 K. sayılı kararında kooperatif tarafından yüklenici ... A.Ş. ile yapılan sözleşmenin feshinin geçersiz olduğunun hüküm altına alındığını, henüz önceki yüklenici ile olan sözleşme ayaktayken yönetim kurulunun başka bir firmayla imzalamış olduğu ve hiç bir üye tarafından incelenmemiş olan ön sözlemenin genel kurul yanıltılarak onaylatıldığını, müvekkilinin olumsuz oy kullanma ve muhalefet şerhi koyma hakkı elinden alınmış olduğundan iptal davası açamadığını ve TTK'nın 447. maddesinde sayılan vazgeçilmez haklarını ortadan kaldırdığını, 8. ve 9. maddelerde hiç karar alınmadığı halde karar alınmış gibi gösterildiği için bu maddelerin yoklukla / butlanla hükümsüz olduğunu ileri sürerek, sözü edilen kararların öncelikle icrasının geri bırakılmasını ve yoklukla ve/veya butlanla hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacılar ... ve ...'ın müvekkili kooperatifin üyesi oldukları gibi, yüklenici ... A.Ş.'nin ortakları olduklarını, ...'ın aynı zamanda yüklenici firmanın yetkilisi olduğunu, davacı tarafın yüklenici firma ortağı ve yetkilisi olduklarını kasıtlı olarak gizlediklerini, kooperatif üyeliği sıfatıyla hareket ettiği izlenimi vererek ortağı oldukları aile şirketi yüklenici ... A.Ş. adına hareket ettiklerini,
Birleşen 2016/708 E. sayılı davada davacı tarafın dava açma süresini geçirdiğini, ileri sürülen iddia geçersizlik/butlan niteliğinde olmayıp, iptali kabil bir dava türü olduğunu, davacı tarafça sürenin kaçırılmış olması nedeniyle butlan iddiasının ileri sürüldüğünü,
Kooperatif ile yüklenici ... A.Ş. arasında Ankara 46. Noterliği’nin 09.10.1998 tarih 41713 yevmiye nolu düzenleme şeklinde arsa payı inşaat yapım ve satış sözleşmesi ve sonrasında bir çok ek protokol imzalandığını, tüm parsellerde yapılacak toplam konut sayısının 500, sonra 579 ve daha sonra 559 olarak planlandığını, davalı kooperatife 87 villa + 87 çok katlılardan toplam 174 konut verileceği ve bu sayının hiçbir şekilde değişmeyeceğini, yükleniciye ise kalan bağımsız bölümlerin verilmesinin kararlaştırıldığını, Belediye tarafından nüfus yoğunluğunun azaltılmasına yönelik imar planı değişikliği (idari işlem) neticesinde, imar parsel büyüklüğü ve evvelce verilmiş imar ve inşaat hakları, inşaat metrakaresi emsal hakkı aynen korunarak konut sayısının 484’e düşürüldüğünü, imarın müsaade ettiği konut sayısı 484 olduktan sonra akdedilen 24.05.2010 tarihli ek protokol ile inşaatın bitim süresinin 18 ay (24.11.2011) olarak belirlendiğini, yüklenicinin hazırladığı vaziyet planının belediyece onaylanmaması üzerine kooperatifçe Ankara 10. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, Mahkemece 30.03.2011 tarihinde iptal kararı verildiğini, yüklenici tarafından 484 konut ile ilgili yükleniminde olan ruhsat ve kentsel tasarım vs. yönünden yeni bir başvuruda bulunulmadığını, kooperatifin 174 konut dışında başkaca beklentisi olmadığı, konut sayısının 75 adet azaltılmasında ... A.Ş.’nin hiçbir mağduriyetinin olmadığı şüphesiz iken bu durumu kabulden ve inşaatları yapmaktan kaçınıldığını, bunun üzerine kooperatifçe Ankara 17. Noterliği’nin 21.10.2011 tarih 22995 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş ise de, yüklenici tarafın verdiği Ankara 18. Noterliği’nin 03.11.2011 tarih 34137 yevmiye nolu cevabında yeni bir imar planı yapılıncaya kadar ruhsat süresini uzatmayacağını, mevcut hali ile (484 konu sayısı ile) inşaatlara tekrar başlamayacağını, 484 konut sayısına göre inşaat faaliyetlerine devam edilmesinin istenmesi halinde bundan doğacak ciddi parasal kayıp ve diğer mağduriyetlerin kooperatifçe karşılanmasını talep ettiğini, böylece yüklenici tarafın esasen sözleşmeyi zımni olarak feshettiğini, işin bitim tarihine kadar bekleyen müvekkili kooperatifçe yüklenicinin temerrüdü nedeniyle Ankara 17. Noterliğinin 09.03.2012 tarih 5050 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, kooperatife ait 174 konuttan 73 konutun teslim edilmediğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/100 E. sayılı dosyasında açılan ve Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyası ile birleştirilen davada verilen kararda
87 adet çok katlı apartman dairesi, 87 adet villa olmak üzere toplam 174 adet konutun kooperatifin hakkı olduğu ve bu sayının korunması gerektiği, imar planı değişikliği ile belirlenen yapılanma koşulları ile ... A.Ş.’nin kendisine kalan alanlarda yüksek nitelikli konut ve yapılar yaparak plan ile belirlenmiş olan tüm haklarını kullanabileceği gerekçesiyle fazlaya ilişkin isteklerinin reddine karar verildiğini,
2011, 2012, 2013, 2014 yılı genel kurul kararlarına karşı yüklenici ... A.Ş.’nin büyük hissedarları ve aynı zamanda kooperatif üyesi olan ... ve ... tarafından açılmış olan davaların sözleşmenin haklı sebeple feshi sonrasında her yıl rutin şekilde açılan davalar olduklarını, davacıların ortağı oldukları yüklenicinin çıkarlarını savunduğunu, kooperatif üyesi olarak değil yüklenici firma adına hareket edildiğinin vurgulandığnı,
Davacıların terditli dava açmasının, aslında ortada batıl bir karar olmadığının bilindiğini ortaya koyduğunu, ileri sürülen iddianın geçersizlik/butlan niteliğinde olmayıp, iptali kabil bir dava türü olduğunu, davacıların bu genel kurul kararlarına karşı muhalefet şerhi için Bakanlık Temsilcisine müracaat ettiği, müracaatının onun tarafından alınmadığına yönelik bir iddiası olmadığını, davacının 8. madde yönünden red oyunun tek başına yeterli olmadığını, davacıların dava konusu genel kurul kararlarının mutlak butlan ile batıl olduğu hususundaki beyanlarının soyut, gerçek dışı olup dinlenebilirliği olmadığını, bakanlık temsilcisi gözetiminde yapılmış bulunan genel kurulda toplantı tutanağının, genel kurulda görüşülüp karara bağlanan tüm gündem maddeleri yönünden genel kurulca yapılan müzakerelere ve sonucunda alınan kararlara, usul ve yasaya uygun bir şekilde düzenlendiğini, genel kurula okunduğunu, bakanlık temsilcisi ve divan heyetince imzalandığını,
Davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı da olmadığını, alınan kararın davacıların haklarını ortadan kaldıran, kendilerini doğrudan ilgilendiren bir karar da olmadığını, yüklenicinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında belirtilen kooperatifin hakkı olan 174 konutu teslim etmekten bugüne kadar kaçınmak suretiyle kooperatif üyelerinin ve kooperatifin zarara uğramasına sebep olduğunu, 174 konutu anahtar teslimi kooperatife teslim etmek iradesinin bulunmadığını, ... firması ile yapılan sözleşmenin, 31.05.2015 tarihinde yapılan genel kurul kararları ile verilen yetkiye dayanarak aktedildiğini, genel kurul toplantısından önce tüm üyelerin bu sözleşmeden ve hükümlerinden haberdar olduklarını ve bilgilendirildiklerini, yeni yüklenici ile akdedilen sözleşmeye göre üyelerin maddi ve hukuki bir külfete maruz kalmayacaklarını, bu madde yönünden 1163 sayılı Kanunun 52. maddesindeki ortakların şahsi sorumluluğunun ağırlaştırılması ve ek ödeme yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, olağan çoğunluk ile karar alınmasının yeterli olduğunu, gündeme bağlılık ilkesinin ihlâl edilmediğini, kaldı ki gündeme bağlılık ilkesinin ihlâl edildiği iddiasının mutlak butlan nedeni olmadığını, ancak kararı iptali kabil kılacağını, bunun için de muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması gerektiğini, somut olayda böyle bir olgunun söz konusu olmadığını, davacıların yasanın 50. maddesindeki "herhangi bir suretle katılmış olanlar" ifadesi kapsamında kararın oylamasına katılmamasının yasa hükmü gereği olduğunu, kaldı ki davacının oylamaya katılmamış olması sonuca etkili olmadığından iptal talebinin dinlenemeyeceğini,
Gündemin 8. maddesi ile verilen yetkilerin "Kooperatif gayrimenkullerinin devri" hususunda değil, "ortaklara devrinin yapılması" hususunda olduğu, "hibe, terk" olgususunun "imar değişikliği haline" münhasır bulunduğu, yönetim kuruluna emanet usulü ya da müteahhit vasıtasıyla yapma hususunda verilen yetkinin "üyelere ait konutların imalat ve inşaat işlerinin tamamlanması" hususunda değil, yetkinin üst kısmında yer alan işlere münhasır olduğunun ve 42. madde hilafına hareket edilmediğinin sabit olduğunu, verilen yetkilerin yönetim kurulunun yasadan, ana sözleşmeden ve genel kurul kararlarından dolayı kendisine yüklenilmiş işlerin yürütülmesi hususuna münhasır olduğunu,
Gündemin 5. maddesi yönünden iptal/butlan talebinin yersiz olduğunu, genel kurul kararlarında ve bu toplantılarda okunan faaliyet raporlarında da dile getirildiği üzere "fesih sebebi ile mahkemeye başvurulduğundan imalatların durmuş olduğu", "Ankara 3. Ticaret Mahkemesi 2012/189 dosyasında feshin tespiti davasının görüldüğü" hususlarının bütün üyelerce bilindiğini, bu nedenle iradelerinin yanıltılması gibi bir olgunun söz konusu olmadığını, 1163 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince yasada belirlenen süreden önce kooperatif merkezinde tetkike hazır bulunan bilançoyu inceleme hususunda davacıların girişimi olmadığını, ibranın yasal düzenlemelere uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince; "Butlanı/iptali istenen 15/05/2016 tarihli genel kurulun 9. maddesine ilişkin karar ile ilgili yapılan incelemede;...Dosya içerisinde bulunan belgelerden davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ... A.Ş ile davalı arasında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 sayılı dosyasında görülen davada davacı ... A.Ş.'nin sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin talebinin kabul edildiği, imar planı değişikliği nedeni ile yüklenici için ek mücbir sebep hal oluştuğundan süre uzatımı talebinin haklı olduğu, işin sözleşmede belirtilen sürede bitirilmesinin gerekmediği, uyarlama yapılıncaya kadar geçecek sürenin uzatım süresi olarak yükleniciye verilmesi gerektiği ve kooperatifin 09/03/2012 tarihli fesih ihtarının hüküme sonuç doğurmayacağının tespitine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği kesinleşmediği anlaşılmıştır. Genel kurul gündeminin 9. maddesinde mahkeme hükmüne rağmen, mahkeme kararının kesinleşmesi beklenmeksizin dava dışı şirket ile sözleşmenin feshine yönelik karar alındığı, Kooperatifler Kanunu 46 ve TTK. 413/2 maddeleri de açıkça gündeme bağlılık ilkesi düzenlenmiş olmasına rağmen genel kurul 9. maddesinde yüklenici ile olan ihtilafların çözümü yönünde gündem maddesi belirlenirken alınan kararın bu maddeyi aşarak, sözleşmenin fesih edilmesi yönünde karar alınmasının gündeme bağlılık ilkesine aykırı olduğu, kesinleşmemiş ve devam eden derdest bir dava olmasına rağmen mahkeme kararını etkisiz kılacak şekilde karar alınmasının dürüstlük kurallarına ve kanuna aykırı olduğu bu hali ile gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği anlaşıldığından alınan kararın butlanla malul olduğu kanaatine varılmış butlanına karar verilmiştir (Yargıtay 23. HD, 2014/10831 E. 2015/3075 K., aynı dairenin 2015/7014 E.-2017/2860 K.).
Butlanı/iptali talep edilen genel kurulun 8. maddesine ilişkin yapılan incelemede;...8. maddenin incelenmesinde, verilen bir kısım yetkilerin zaten yönetim kurulunun karar alınmasa da yapabileceği doğrudan yönetim kuruluna münhasır olan yetkiler olduğu, bu nedenle bu konuda ayrıca genel kurulda karar alınmasına gerek dahi bulunmadığı, bunun yanı sıra verilen yetkilerden ''...gayrimenkullerin ortaklara devir, tahsis edilmesi, satılması veya imar değişikliği nedeni ile ilgili belediye veya diğer şahıs ve kamu kurum ve kuruluşlarına devir, hibe, bağış veya terk yapmaya ... özel ve tüzel kişilerden gayrimenkul almaya, kat karşılığı inşaat yaptırmaya...'' ilişkin olanların ise Kooperatifler Kanunun 42. maddesinin 6. bendinde yazılı olan düzenlemesi kapsamında olup, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu, bu hali ile genel kurul yetkilerinin yönetim kuruluna verilmesine yönelik 8. madde düzenlemesinin de butlanına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Butlanı/iptali talep edilen 5. maddeye ilişkin yapılan incelemede ''yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasına karar verildiği, yapılan genel kurul toplantısında genel kurula sunulan yönetim kurulu 2015 yılı çalışma raporunda 09/10/1998 tarihli sözleşmenin feshedildiği bilgisine yer verildiği, oysa ki sözleşmenin uyarlanması yönünde müteahit firmanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davası ve bu dava içerisinde görülmekte olan kooperatifin sözleşmenin haklı nedenle feshine ilişkin davasının kooperatif aleyhine sonuçlandığı ve halen derdest olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden yüklenici ile yapılan sözleşme feshedilmediği halde faaliyet raporunda sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesinin, genel kurul öncesi feshin hükümsüzlüğüne karar verilmişken, yönetim kurulu tarafından yeni sözleşmenin avantajlarından bahseden yazılar gönderilerek ortakların iradelerinin etkilenmeye ve yönlendirilmeye çalışılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağının, karar aleyhlerine bozulmasına rağmen kooperatifin ısrarla iki ayrı firma ile inşaat sözleşmesi imzalamasının ve bunları gündeme alarak genel kurula getirmesinin, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan kooperatif yönetim kurulunun bu yükümlülüğe uygun davranmadığını gösterdiği, bu durum tam olarak ortaya konulmadan ortaklara gerçeğe aykırı bilgiler verilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve bu nedenle 5. maddenin iptali koşullarının gerçekleştiği; Kooperatifler Kanunun 50. Maddesi uyarınca bir ortağın oy kullanması yasaklanmış ve bu nedenle oy kullanmamış olsa bile ( ki davacı dava dışı şirket ortağı ve yönetici olmakla birlikte şirket tüzel kişiliğinin Kooperatifin muhatabı olduğu dikkate alındığında oy kullanmasına izin verilmemesinin yerinde olmadığı) bu durumun genel kurul kararlarının iptali davası açmasına engel olmayacağı, bu nedenle davacılar ... ve ... yönünden 5. maddenin iptaline ilişkin dava açma haklarının mevcut olduğu" gerekçesiyle, asıl davacı ..., birleşen davacı ..., birleşen davacı ...'in davalarının kabulü, ile 15.05.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlardan 8 ve 9. maddelerin butlanına, asıl davacı ..., birleşen davacı ...'ın davasının kabulü ile 15.05.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlardan 5. maddenin iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili kooperatif tarafından kooperatifle ilgili olan tüm gelişmelerin üyelere zamanında ve detaylı olarak anlatıldığını, iddia edildiği şekilde kooperatif üyelerini süren davalara ilişkin yanlış bilgilendirmelerinin söz konusu olmadığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin lehlerine hüküm verdiğini, İlk derece Mahkemesince "...karar aleyhlerine bozulmasına rağmen kooperatifin ısrarla iki ayrı firma ile inşaat sözleşmesi imzalamasının ve bunları gündeme alarak genel kurula getirmesinin, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan kooperatif yönetim kurulunun bu yükümlülüğe uygun davranmadığını gösterdiği..." şeklinde ifade edilmesinin yanlış yorumlamanın neticesi olduğunu, müvekkili kooperatifçe yeni firmalar ile sözleşme yapma çalışmaları hakkında girişimde bulunulmasının mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmesi ile ilgisinin olmadığını, yüklenici ile aradaki feshin dayanağının bu mahkeme kararı olmayıp, TBK 484. maddesi olduğunu, mahkeme kararında yüklenici ile akdedilen sözleşmenin sadece TBK m.473'e göre incelendiğini, ancak sözleşmenin TBK m. 484'e göre de feshedilmesinin mümkün olduğunu, İlk derece Mahkemesi kararının davacıların oy kullanılmasının engellendiği şeklindeki beyanlara dayalı olduğunu, bu iddiaların asılsız olduğunu, kaldı ki kooperatif genel kurul toplantılarının Bakanlık tarafından görevlendirilen yetkilinin katılmasıyla gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle, genel kurul toplantısının 5 nolu kararının butlanına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
İlk derece Mahkemesince genel kurulun 8 nolu kararının okunup tartışılmadan kabul edildiği gerekçesiyle tümünün butlanına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, ayrıca söz konusu karara ilgili olarak genel kurulun devredilmez yetkilerini yönetim kuruluna devrettiği şeklindeki hükmün yerinde olmadığını, mahkemece "8. maddenin incelenmesinde, verilen bir kısım yetkilerin zaten yönetim kurulunun karar alınmasa da yapabileceği doğrudan yönetim kuruluna münhasır olan yetkiler olduğu, bu nedenle bu konuda ayrıca genel kurulda karar alınmasına gerek dahi bulunmadığı" şeklinde ifade edilmesine rağmen devredilmez yetkilerin yönetim kuruluna verildiğinin kabulüyle maddenin tamamının butlanına karar verilmesinin çelişkili olduğunu, hükmün devamında "verilen yetkilerden '...gayrimenkullerin ortaklara devir, tahsis edilmesi, satılması veya imar değişikliği nedeni ile ilgili belediye veya diğer şahıs ve kamu kurum ve kuruluşlarına devir, hibe, bağış veya terk yapmaya ... özel ve tüzel kişilerden gayrimenkul almaya, kat karşılığı inşaat yaptırmaya...' ilişkin olanların ise Kooperatifler Kanunun 42. maddesinin 6. bendinde yazılı olan düzenlemesi kapsamında olup, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu"nun belirtildiğini, 42. madde hükmünün mahkeme tarafından lafzını aşarak geniş bir şekilde yorumlandığını,
İlk derece Mahkemesince genel kurulun 9 nolu maddesinin butlanına dair kararın genel kurul kararının alındığı tarih ve sonrasında yaşanan gelişmelerin kronolojik olarak yanlış değerlendirilmesi sonucu alındığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli kararında müvekkili kooperatifin 174 adet konutu talep etmesinin haklılığının hüküm altına alındığını, dava konusu genel kurulun ise 15.05.2016 tarihinde yapıldığını, genel kurul tarihinde "...davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ... A.Ş ile davalı arasında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 sayılı dosyasında görülen davada davacı ... A.Ş'nin sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin talebinin kabul edildiği imar planı değişikliği nedeni ile yüklenici için ek mücbir sebep hal oluştuğundan süre uzatımı talebinin haklı olduğu, işin sözleşmede belirtilen sürede bitirilmesinin gerekmediği, uyarlama yapılıncaya kadar geçecek sürenin uzatım süresi olarak yükleniciye verilmesi gerektiği ve kooperatifin 09/03/2012 tarihli fesih ihtarının hüküme sonuç doğurmayacağının tespitine karar verildiği," şeklindeki kararın alınmamış olduğunu, ayrıca TBK'nın 484. maddesi kapsamında yüklenici ile akdedilen sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesi hakkının arsa sahibine tanındığını, kooperatifi daha zor durumlar içerisinde bırakmamak adına sözleşmeyi feshetme zorunluluğu doğduğunu, bu feshin kooperatif yönetiminin yükleniciye gerekli tazminatı ödeyerek tek taraflı yaptığı fesih olduğunu, bu durumda farklı bir hukuki gerekçeye dayanarak yapılmış olan feshe ilişkin açılmış davanın kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediğini, genel kurulunun ilgili maddesine ilişkin olarak üyelere yeni sorumluluklar ve ek ödeme yükümlülüğü getirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin gündemde yüklenici ile olan ihtilafların görüşülmesi başlığı ile amaçladığı şeyin, yerel mahkemenin vermiş olduğu 174 konut hakkının eski yüklenici tarafından kabul edilmesi halinde ihtilafın sulh yoluyla çözülmesi, aksi takdirde ihtilafın fesih yoluyla çözülmesine ilişkin olduğunu, her bir ihtimalin önceden düşünülüp gündem maddesine eklenmesi mümkün olmayacağı gibi muhtemel başlıkların kazuistik olarak gündeme eklenmesinin genel kurulun yönlendirilmesi anlamına geleceğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
I-Dava ve birleşen davalar, genel kurul kararlarının butlanı, mümkün olmaması halinde iptali istemine ilişkindir.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri eser ve satış vaadi sözleşmelerinden oluşan karma nitelikli akitlerden olup, satış vaadini (arsa payının devrini) de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün değildir. Bu tip sözleşmeler tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona erecektir. Eser sözleşmelerinde, TBK'nın 484 (BK'nın 369.) maddesi uyarınca gerçekleştirilen fesih işlemlerinde (Tazminat karşılığı fesih), fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla bozucu yenilik doğuran hak sonuçlarını doğuracak ve sözleşme ilişkisi sona erecek ise de, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin bu madde uyarınca feshi de yine mahkeme kararı ile gerçekleşecektir.
Davalı kooperatif ile dava dışı yüklenici ... A.Ş. arasındaki sözleşme ile toplam 559 konut yapılacağı kararlaştırılmış olup, imar planı değişikliği ile konut sayısının 484 ile sınırlanması sonrasında yüklenici ... A.Ş. tarafından çekilen 13.11.2011 tarihli ihtarname ile kısmi hukuki imkânsızlık sebebiyle 484 konut sayısına göre inşaat yapılamayacağının bildirilmiş olması tarafların iradelerinin fesih konusunda birleştiği anlamına gelmeyecektir.
Davalı kooperatifin 06.03.2012 tarih ve 580 sayılı yönetim kurulu kararı ile ... A.Ş. ile imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş olup, bu feshin geçerliliği ile ilgili dava derdesttir.
Dava konusu 9. maddede, yüklenici ... A.Ş. ile yapılan sözleşmenin gerekirse tazminat ve ceza ödemek koşuluyla feshedilmesine karar verilmiş olup, kullanılan ifadelerden feshin TBK'nın 484. maddesi kapsamında yapılmış olduğu sonucu çıkarılabilecektir. Bu kapsamda sözleşmenin feshinde, iş sahibi eser bitmeden önce yüklenici tarafından yapılan yasal ve yararlı giderler, yani yapılmış olan kısmın karşılığını (olumsuz zarar) ödemek ve ayrıca yüklenicinin bütün zararını (Kâr ve varsa diğer olumlu zararlarını) gidermek koşuluyla ödemek zorundadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bu kapsamda feshi, tazminat ödemek koşuluyla ancak dava yoluyla istenebilir. Hakim, arsa sahibinin yüklenicinin olumlu ve olumsuz zararlarını ödemesi koşuluyla sözleşmenin feshine karar verir. Nitekim davalı kooperatifçe bu yönde Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/303 E. sayısına kayıtlı dava açılmış olduğu anlaşılmıştır.
9. maddede, mahkemece belirlenecek yüklenicinin olumsuz ve olumlu zararları ile ilgili bir açıklık olmadığı gibi, yüklenici ... A.Ş. ile yapılan sözleşmenin hukuken feshi gerçekleşmeden başka yüklenici ile yapıldığı belirtilen sözleşmenin onaylanması sağlanmıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, asıl ve birleşen 2016/556 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Asıl ve birleşen 2016/556 E. sayılı davada davalı vekilinin diğer istinaf itirazları yönünden;
Dava konusu edilen davalı kooperatifin 15.05.2016 tarihli genel kurul toplantısına 165 ortaktan 42 ortağın asaleten, 36 ortağın vekaleten katılımı ile 78 ortağın toplantıda hazır bulunduğu,
5. maddede; "Yönetim kurulu 2015 yılı faaliyetlerinden dolayı ibraya sunuldu ve 3 (üç) red oyuna karşılık oyçokluğuyla ile ibra edildi. (Yönetim kurulu üyeleri ve aynı zamanda kooperatif ortağı olan yüklenici firma sahibi üyeler Yönetim Kurulunun ibrasında oy kullanmadılar.),
Denetim Kurulu 2015 yılı faaliyetlerinden dolayı ibraya sunuldu ve 7 (yedi) red oyuna karşılık oy çokluğu ile ibra edildi. (Denetim kurulu kendi ibrasında oy kullanmadı.)" şeklinde karar alındığı,
8. maddede; "Kooperatif Ana Sözleşmesinin 44. maddesinde belirtilen yetkilere ilaveten Kooperatif Yönetim Kuruluna Verilecek yetkiler genel kurula okundu ve müzakere edildi." denilerek yaklaşık iki sayfada açıklanan ayrıntılı yetkilerin yönetim kuruluna verilmesine ..., ... ve ...'ın muhalefet şerhleri ile 5 red oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verildiği,
9. maddede, "Yükleniciyle olan ihtilafların görüşülmesi konusunda, Genel Kurulca yapılan müzakereler sonucunda; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E.-2016/187 K. sayılı ilamıyla da gerekçeli olarak kabul edilen, kooperatife ait 174 adet konutu vermeyi kabul etmeyen yüklenici ile yapılmış olan tüm sözleşme ve ek protokollerin her türlü şartlarla gerektiğinde tazminat ve ceza ödemek koşuluyla fesh edilmesi suretiyle sonlandırılması, inşaatların bir an evvel bitirilerek üyelere teslimi için daha önceki Genel Kurulda alınmış olan karara istinaden Yönetim Kurulu ile ... firması arasında yapılan inşaat tamamlama sözleşmesinin onaylanması hususları genel kurulun oyuna sunuldu, yapılan oylama sonucunda bu hususların kabulüne ve bu konudaki iş ve işlemlerin yapılması hususunda Yönetim Kurulunun yetkili olmasına 3(üç) red oyuna karşılık oy çokluğu ile karar verildi. (Bu maddenin oylanmasında yüklenici firma yetkilileri olan ve aynı zamanda kooperatif ortağı bulunan ..., ..., ... kooperatif ana sözleşmesinin 24 maddesi son fıkrası uyarınca oylamaya katılmadılar.)" şeklinde karar alındığı,
Anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesince de isabetli olarak kabul edildiği üzere, yüklenici ... A.Ş.'nin ortağı ve yetkilisi olan davacılara 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 50. maddesi koşulları bulunmamasına karşın dava konusu 5. ve 9. maddelerde oy kullandırılmaması doğru olmamış, aynı Kanunun 53/1. maddesindeki, "oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen" hükmü doğrultusunda muhalefet şerhi aranmaksızın anılan maddelerin iptali için dava açabilecekleri kabul edilmiştir.
Mutlak butlan ile batıl olan kararlar baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik olanağı bulunmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka, adaba aykırı yahut konusu olanaksız kararlardır. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerine ilişkin düzenlemelere aykırılık teşkil eden; yorumlayıcı ve şekil kurallarının ihlal edildiği kararlardır ve iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
İlk derece Mahkemesince genel kurulun 8. ve 9. maddelerinin; Kooperatifler Kanununun 46. maddesindeki gündeme bağlılık ilkesine aykırı olduğu, 8. maddesi ile yönetim kuruluna verilen yetkilerin ise aynı Kanunun 42. maddesinin 6. bendindeki genel kurulun devredemeyeceği yetkilerden olduğu gerekçesiyle batıl olduğu tespit edilmiştir. Gündemde olmayan hususların görüşülerek karara bağlanmaları halinde bu kararlar hükümsüz olmayıp, ancak iptali kabildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.04.2005 tarih ve 2004/9005 E., 2005/5415 K., 26.02.2008 tarih ve 2007/13409 E., 2008/2210 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21.02.2012 tarih ve 2011/2769 E., 2012/1259 K., 27.11.2012 tarih ve 2012/520 E., 2012/6983 K., 05.06.2013 tarih ve 2013/3554 E., 2013/3820 K. sayılı kararları)
Yine, Kooperatifler Kanununun genel kurulun yetkilerini düzenleyen 42. ve ana sözleşmenin 23. maddelerindeki yetkiler genel kurulun devir ve terk edemeyeceği görev ve yetkilerinden olup, bu düzenlemenin aksine kararlar, aynı Kanunun 53/1. maddesindeki "kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına" aykırı kararlardan olup, iptali mümkün kararlardandır.
Dava konusu genel kurulda alınan 8. ve 9 nolu kararlar, TTK'nın 447. maddesinde sayılan ve batıl olduğu belirtilen, "Genel kurulun, özellikle; Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan," nitelikte kararlardan da değildir.
İlk derece Mahkemesince yönetim kuruluna verilecek yetkiler konusundaki 8. gündem maddesi ile ilgili gerekçesinde; "verilen bir kısım yetkilerin zaten yönetim kurulunun karar alınmasa da yapabileceği doğrudan yönetim kuruluna münhasır olan yetkiler olduğu, bu nedenle bu konuda ayrıca genel kurulda karar alınmasına gerek dahi bulunmadığı, bunun yanı sıra verilen yetkilerden ''...gayrimenkullerin ortaklara devir, tahsis edilmesi, satılması veya imar değişikliği nedeni ile ilgili belediye veya diğer şahıs ve kamu kurum ve kuruluşlarına devir, hibe, bağış veya terk yapmaya ... özel ve tüzel kişilerden gayrimenkul almaya, kat karşılığı inşaat yaptırmaya...'' ilişkin olanların ise Kooperatifler Kanunun 42. maddesinin 6. bendinde yazılı olan düzenlemesi kapsamında olup, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu" belirtildikten sonra bu gerekçeye uygun olarak Kooperatifler Kanununun 42. maddesinin 6. maddesinde yazılı düzenleme kapsamında oldukları belirtilen yetkiler ile ilgili kısmın iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, bu gerekçe ile çelişecek şekilde, yönetim kurulunun çalışmasını imkânsız hale getirecek ve kooperatifin faaliyetlerini engelleyecek şekilde, genel kurulun 8 nolu kararının tamamının butlanına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, asıl ve birleşen 2016/556 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
III-Birleşen 2016/808 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Birleşen 2016/708 E. sayılı davada davacı ... vekili, dava konusu genel kurulun 8. ve 9. maddeleri ile alınan kararların yoklukla ve/veya butlan sebebiyle hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir.
Birleşen 2016/708 E. sayılı dava, dava konusu 15.05.2016 tarihli genel kurul toplantısından itibaren hak düşürücü bir aylık süre geçtikten sonra 25.08.2016 tarihinde açılmıştır. Anılan genel kurul kararlarında toplantı ve karar nisabına uyulduğu, yukarıda açıklandığı üzere mutlak butlanla batıl olmasını gerektirecek başka bir sebep bulunmadığı, kararların iptali kabil nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, birleşen 2016/708 E. sayılı davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, birleşen 2016/708 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen 2016/556 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) ve (III) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2020 tarih ve 2016/535 E., 2020/65 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Asıl davacı ... ve birleşen davacı ...'ın davasının KISMEN KABULÜNE,
15/05/2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlardan 5. ve 9. maddelerinde alınan kararlar ile 8. maddede alınan ve yönetim kuruluna verilecek yetkiler arasında bulunan "...gayrimenkullerin ortaklara devir, tahsis edilmesi, satılması veya imar değişikliği nedeni ile ilgili belediye veya diğer şahıs ve kamu kurum ve kuruluşlarına devir, hibe, bağış veya terk yapmaya ... özel ve tüzel kişilerden gayrimenkul almaya, kat karşılığı inşaat yaptırmaya..." kısmının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Birleşen davacı ... tarafından açılan 2016/708 E. sayılı davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
Asıl davada harç, vekalet, yargılama giderleri
-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 240,65 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 4,30 TL vekalet harcı ile 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 521,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.305,10 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 1.920,90 TL.'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından İlk derece aşamasında yapılan 48,00 TL yargılama gideri ile istinaf aşamasında yapılan 41,50 TL. posta gideri, 62,00 TL. tebligat gideri, 148,60 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 300,10 TL. yargılama giderinin takdiren 50,07 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/556 Esas sayılı Dosyasında:
-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 240,65 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan, 29,20 TL başvurma harcı, 4,30 TL vekalet harcı ile 84,40 TL yargılama gideri olmak üzere 117,90 TL. yargılama giderinden, davanın kabul oranına göre 98,25 TL.'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yatırılan 297,20 TL. istinaf yoluna başvurma harcının davanın red oranına göre takdiren 49,50 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/708 Esas sayılı Dosyasında:
-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL. karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 240,65 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,"
V-Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilince yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
VI-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
06/12/2023 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07/12/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza