T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/443 - 2024/200
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO: 2021/443
KARAR NO: 2024/200
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/11/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/938 E.-2020/623 K.
DAVACILAR:
VEKİLLERİ
DAVALILAR:
Davalılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacılar vekili; müvekkillerinden ... A.Ş.'nin sahibi, diğer müvekkili ... ve Ticaret A.Ş.'nin müteahhidi olduğu "... (...)"nin davalı sigorta şirketleri tarafından İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını ve sigorta süresinin zeyilnamelerle uzatıldığını,
Poliçede her iki davacının da sigortalı olduğunu, ayrıca Taşeronlar ve/veya Tedarikçilerin de sigorta kapsamında olduğunu,
Koasürans klozunu havi poliçede; ... Sigorta A.Ş. %55, ... Sigorta A.Ş. ise %45 iştirak oranı ile hissedar olup, tazminat ödemesinden de her iki sigorta şirketinin hissesi oranında sorumlu olduklarını,
Projenin 31.12.2017 tarihi itibariyle geçici kabulünün yapıldığını ve bu tarih itibariyle poliçe kapsamında bakım devresinin başladığını, poliçede bakım devresi esnasında ortaya çıkan ziyaa ve hasarların teminat kapsamına alındığını,
Söz konusu projede C Blok 12. katta yer alan su deposunda 20.02.2018 tarihinde meydana gelen taşkın neticesinde, tüm binaya ait TV Sistemi, yangın alarm ve kartlı geçiş sistemi, asansörler ve yangın izolasyonlarında hasar meydana geldiğini, hasarın yasal süresi içinde davalı sigortacılara bildirildiğini ve hasar bedelinin talep edildiğini,
... marka flatörün üreticisi ... ... .... ve Tic. A.Ş., ekipmanın montajını yapan ... San. Müh. Taahüt ve Tic. A.Ş. ve İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünce teknik raporlar düzenlendiğini,
Davalı sigortacılar tarafından alınan eksper raporunda; hasarın bakım döneminde meydana geldiği, hasarın yakın nedeninin kusurlu malzemenin işlevini yerine getirememesi nedeniyle depodan taşan sular (dahili su) olarak belirlendiği, gerçekleşen riziko için poliçenin bakım dönemi teminatı olmadığı hususlarının rapor edildiğini, davalı sigorta şirketlerince, meydana gelen hasarın inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu ve bakım devresinde ortaya çıkan bir hasar olmadığı, bir an için müteahhidin sorumlu olduğu düşünülse dahi Teminat Dışı Kalan Haller (a) maddesi gereğince "bakım faaliyetinden kaynaklanmayan yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, hertürlü taşıt çarpmasının..." teminat dışında kalması nedeniyle tazminat taleplerinin reddedildiğini,
Söz konusu hasar neticesinde oluşan zararlar için sigortalı davacılar tarafından toplam 729.959,12 TL faturalı harcama olduğunu, Ankara 54. Noterliğinin 14.06.2018 tarih ve 23021 yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğine rağmen davalılarca ödeme yapılmadığını, Poliçedeki Bakım Devresi Klozunun (b) fıkrasına göre, inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedenden dolayı, bakım devresinde ortaya çıkan ziya ve hasarın teminat kapsamında olduğunu, İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden alınan rapordaki tespitlere rağmen, davalı sigorta firmalarının yetersiz ve hatalı malzeme kullanıldığı şeklindeki gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, bunun yanında davalılarca ... Firmasının teknik şartnamede gösterilen malzeme cinsiyle aynı şamandırayı kullandığı belirtildikten sonra su baskını şeklinde meydana gelen rizikonun İnşaat Sigortası Genel Şartları kapsamında teminat dışında kaldığını ileri sürmelerinin sigorta mevzuatına ve poliçe hükümlerine aykırı ve çelişkili olduğunu,
Malzeme kusuru mu yoksa işçilik/montaj kusuru mu olduğunun sonucu ne olursa olsun, bu hasarın ödenmesi gerektiğini, bakım devresinin kesin kabul tarihine kadar eksik olan ve bu süre zarfında da meydana gelebilecek her türlü arızanın düzeltileceği, tamamlanacağı, test ve devreye alma süreçlerinin devam edeceği bir dönem olduğunu, bu dönemdeki
yangın ve su baskını gibi meydana gelme riski yüksek olayların kapsam dışında tutuluyor olmasının sigorta teminatının mantığına da aykırı olduğunu,
İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 729.959,12 TL'nin, poliçe hükümlerinde getirilen eksik sigorta ve muafiyet oranı uygulanmak suretiyle her bir davacının davalı sigortacılardan talep edeceği/edebileceği hasar tazminatının tespit edilmesine, her bir müvekkili için şimdilik 10.000,00 TL'nin 14.06.2018 talep tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte poliçedeki hisse oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
12.04.2019 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçelerinde riziko neticesinde ödemesi yapılan 729.959,12 TL'nin poliçe hükümlerine göre eksik sigorta ve muafiyet oranları uygulanarak hasar tazminatı olarak talep edilebilecek tutarın tespitinin istendiğini, poliçe kapsamında %23,69 eksik sigorta ve %10 muafiyet uygulanması ile belirlenen hasar tazminatının 501.328,62 TL olduğunu belirtmiş; aynı tarihli makbuzla bakiye harcı tamamlamıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde ... A.Ş.'nin rehinli alacaklı sıfatıyla sigorta lehtarı olarak kaydedildiğini, müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkının öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğunu, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini,
Eksper raporu ve ekinde ibraz edilen kayıtların incelenmesi ile sabit olduğu üzere davacı tarafından teslimi yapılmış sigortalı binada yer alan dairelerin satışı hasardan önce gerçekleşmiş olup davacı mülkiyetinde olmadığını, davacının bu dairelerde oluşan hasarlara ilişkin tazminat talep etme hakkının bulunmadığını,
Dava konusu su deposunun da içinde bulunduğu sigortalı projenin geçici kabulü 31.12.2017 tarihinde yapılmış olup C bloktaki hasarın 20.02.2018 tarihinde meydana geldiğini, dava konusu hasarların Bakım Devresi döneminde meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu hasarın Bakım Devresi Teminatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundan kaynaklandığını,
Davacı beyanına göre, "… su deposunun şamandırasını kontrol eden ... marka otomatik yatay flatörlü seviye kontrol vanasının su hortumunun manşon bağlantısından çıkması ve 10. Kattaki pompanın depoyu beslemeye devam etmesi, depo şamandırasının çalışmaması nedeniyle deponun taşması sonucu dekorasyon, elektrik tesisatı, mekanik tesisatlar ve asansörlerde" hasar meydana geldiğini,
Ekspertiz aşamasında, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden alınan ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen rapor uyarınca, hasarın, "yetersiz malzeme" kullanılmasından kaynaklandığını,
İnşaat Sigortası Genel Şartları Bakım Devresi Klozu uyarınca; Yapı Sözleşmesinin bakım devresini düzenleyen hükümleri uyarınca bir veya birden çok yüklenicinin bakım faaliyetleri sırasında sigorta konusuna verdikleri zarar ile, inşaat süresi içinde ve kısmi kabul öncesi meydana gelmiş olmak koşuluyla bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararların sigorta teminatına dahil edildiğini,
Dava konusu hasarın davacının bakım faaliyeti sırasında verdiği bir zarardan kaynaklanmadığının sabit olduğunu, davacı müteahhitin eksik ve kusurları giderirken yapmış olduğu bir çalışmanın mevcut olmadığını, bu nedenlerle dava konusu talebin sigorta poliçesinin teminatı kapsamına girmediğinden ötürü reddi gerektiğini,
İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan raporda hasarın "yetersiz malzeme kullanılmasından" kaynaklandığı belirtilmiş ise de malzeme kullanımının davacı müteahhit ile işveren arasında tanzim edilen Sözleşmenin eki Teknik Şartnameye uygun olduğunun da tespit edildiğini, Teknik Şartnamede vana içinde bulunan şamandıranın küre şeklinde ve sert plastik malzemeden olacağı belirtildiğini, hasara neden olan şamandıranın da turuncu renkli küre formunda ve sert plastikten imal edildiğini, sözleşmede belirtilen malzeme ile kullanılan malzemenin aynı cins olduğunu, bu kapsamda yüklenici konumunda ki davacı müteahhit sigortalının "yetersiz malzeme kullanımı" nedeniyle bir sorumluluğunun bulunduğundan söz edilemeyeceğini,
Ayıplı malzeme kullanımının yüklenici yükümlülüğünde olduğunun kabulü halinde dahi meydana gelen hasar Bakım Devresi Klozunun Teminat Dışında Kalan Haller Başlıklı bölümünün a bendindeki "Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması" hükmü teminat dışında olduğunu, dava konusu depo taşması hadisesi dahili su hasarı kapsamında olup bakım devresi döneminde meydana gelen dahili su hasarlarının ilgili madde gereği teminat dışında olduğunu,
Dava dilekçesinde belirtilen 729.959,12 TL hasar tazminatı tutarının mezkur sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla kabulünün mümkün olmadığını,
Sigorta poliçesinde sigorta bedeli 250.000.000,00 TL olarak gösterilmiş olup geçici kabul hakediş listesinde sigorta değerinin 327.635.836,41 TL olduğunun görüldüğünü, poliçedeki eksik sigorta oranı %23,69 olup tazminat tutarından bu oranda indirim yapılması gerektiğini,
Sigorta poliçesinde "Bakım Devresi hasarlarında 10.000-USD, hasarın %10’u" şeklinde muafiyet notu bulunduğunu, hasar talebi 10.000-USD’nin üstünde bulunduğu için tazminat tutarında hasarın %10'u oranında indirim yapılması gerektiğini,
Dava konusu sigorta poliçesi müşterek sigorta hükümlerine göre yapılmış olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenecek hasar tazminatının % 45’i ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde bu hususun dikkate alınmasını talep ettiklerini,
Davanın ayıplı malzemenin üreticisi ... ... .... ve Tic. A.Ş ile .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ihbarını talep ettiklerini,
Savunarak, davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; C... Projesinin İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, 20.02.2018 tarihinde yangın söndürme sistemine ait su deposu şamandırasının çalışmaması nedeniyle deponun taştığını ve dahili su hasarı meydana geldiğini, dava konusu hasarın bakım devresi içinde meydana geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hasarın bakım devresi teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında olduğunu, inşaat sigortalarında geçici kabulün onaylanmasından kesin kabule kadar geçecek sürenin teminat süresi veya bakım devresi olarak adlandırıldığını, bakım devresinde meydana gelen ziya ve hasarların teminata dahil sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerektiğini, doğal afetler, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarlar eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım devresi teminatı dışında kaldığını,
Dava konusu uyuşmazlıkta, Bakım Devresi Klozu 1/a gereği bakım faaliyetinden kaynaklanmayan zararların teminat harici olduğunu, somut olayda meydana gelen su basması hasarının bakım faaliyetinden kaynaklanmadığını, müteahhidin eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmadan bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle sigorta korumasının söz konusu olmadığını,
Bakım Devresi Klozu 1/b gereği inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayalı ziya ve hasarların temin edildiğini, 31.12.2017 tarihi itibariyle geçici kabulü yapılarak bakım devresi başlayan riziko konusu inşaatta yangın söndürme sistemi su deposunun şamandıra sisteminde ... firmasının üretimini yaptığı yatay flatörlü seviye kontrol vanasının yetersiz ve hatalı olması nedeniyle hasarın meydana geldiğinin, montaj hatası bulunmadığının tespit edildiğini, müteahhidin işverence düzenlenen projede belirtilen vasıfta malzeme kullandığını, kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle hasarın teminat kapsamında olmadığını,
Bakım Devresi Klozu III/a maddesinde teminat dışında kalan hallerin "Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması" olarak sayıldığını, yangın söndürme deposundaki suyun taşması sonucu meydana gelen hasarın "dahili su hasarı" olduğunu, olayın bakım faaliyeti esnasında meydana gelmediğini, bu nedenlerle sigorta teminatında olmadığını,
Davanın seviye kontral vanasının üretimini yapan ... ... .... ve Tic. A.Ş. ve şamandıra topunu üreten ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarını istediklerini,
Dava konusu poliçede ... Sigorta A.Ş. payının % 55, ... Sigorta A.Ş. payının %45 oranında olduğunu, taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığını,
Yapılan incelemede inşaatın %100 tamamlandığının tespit edildiğini, hak ediş toplamının 327.635.836,41 TL olduğunu, sigorta bedeli ise daha düşük olup, 250.000.000,-TL üzerinden prim ödemesi yapıldığını, % 23,69 oranında eksik sigorta mevcut olup, öncelikle eksik sigorta oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
Dava konusu poliçede Bakım Devresi hasarlarında 10.000 USD hasarın %10'u şeklinde muafiyet şartı bulunduğunu,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i Müdahil .... İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davacıların su deposunda kullanılan flatörün müvekkili şirketin ürettiği bir flatör olmadığını, sadece flatöre takılı olan topun üzerinde markası yazdığı iddia edildiği için müvekkili şirkete ait olabileceğini,bu flatörün diğer ihbar edilen şirket ... ... .... ve Tic. A.Ş.'ne ait olduğunu, müvekkili tarafından üretilen flatörden farklı olduğunu, bu ürünlerin kullanım yeri ve amaçlarının da farklı olduğunu, davacıların su deposunda kullanılan ve diğer ihbar edilen şirket tarafından üretilen flatöre, yine bu şirket tarafından üretilen orijinal metal topu yerine müvekkili şirket tarafından üretilen plastik topun bir nalburdan alınarak eklendiğini(ki bu topun bu işe uygun olmadığını) ve orijinallikten ve beklenen görevi yapmaktan uzak bir "flatör" meydana getirildiğini, bunu yapmalarının nedeninin de diğer ihbar edilen şirketin flatör topunun fiyatının 910,00 TL, müvekkili şirket tarafından üretilen flatör topunun ise 30,00 TL olması nedeniyle ucuz ürünün tercih edilmesi olduğunu, fakat bu şekilde bir kombinasyon yapılmasının tamamen sağlıksız, amaca hizmet etmeyen ve riskler içeren bir ürün ortaya çıkardığını, zaten dilekçelerden ve raporlardan da anlaşıldığı üzere bu iki farklı ürün bir araya getirilirken montajda hatalar yapıldığını veya bunların birbirine uymadığını ve nihayetinde dava konusu olayın meydana geldiğini, müvekkili tarafından üretilen topta (şamandıra) hiçbir üretim hatası veya ayıp olmadığını, buradaki sorunun bu topun uygun olmayan başka bir flatörle kombin edilmesi ve amacına uygun olmayan bir yerde kullanılması olduğunu, kusurun ... ... .... ve Tic. A.Ş.'ne ait flatörle müvekkili şirkete ait topu (şamandıra) bir araya getiren ve bunu bahsi geçen su deposuna monte eden firmada olduğunu belirterek, müvekkilinin davalılar yanında davaya fer'i müdahil olarak kabul edilmesini, davanın kabulü durumunda müvekkilinin bir sorumluluğunun ve kusurunun olmadığının yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitini ve kararda belirtilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince; "Yukarıda açıklanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalı sigorta şirketleri tarafından düzenlenen "İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi" kapsamında akdi ilişki bulunduğu, hasar tarihinde poliçenin yürürlükte olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Olay tarihi olan 20/02/2018'de yangın su deposundaki şamandıranın çalışmaması sebebi ile depodan taşan suların sebebiyet verdiği hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı konusunda çözülmesi gereken ihtilaf bulunmaktadır.
Poliçeye göre hasar bakım evresinde meydana gelmiştir. Bakım evresinde meydana gelen hasarın ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği sigorta genel şartlarında düzenlenmiştir. Taraflar arasında yapılan İnşaat All Risk Sigorta zeyilnamesi ile End.115 Plan Proje Yapımcısı Teminatı Klozunda, sigorta genel şartlarında yer alan A.4-h maddesi silinerek A.4-ı maddesi eklenmiş, bu madde ile inşaat yapımındaki kusurlu malzeme ve/veya kusurlu işçilik sebebi ile meydana gelen hasarlar teminat kapsamına alınmıştır. End.116 Kısmi Kabul Ve İşletmeye Alınan İşlerle İlgili Teminat Klozu ile de poliçe ve ekli zeyilnamelerde yer alan diğer hükümler saklı kalmak kaydı ile ve sigorta ettiren tarafından ek primin ödenmesi şartı ile teminatın poliçenin 1 nolu bölümünde sigortalanmış kalemler arasında teminat süresi içerisinde sigorta ettiren tarafından kısmi kabul ile üstlenilmiş veya işletmeye alınan inşaat bölümlerine gelecek kayıp ve zararları kapsayacak şekilde genişletilmesi taraflarca kararlaştırılmıştır. Buna göre zeyilname ile End.115 ve End.116 kloz/özel şartları kapsamında dava konusu olayda bakım evresinde meydana gelen hasar sigorta teminatı kapsamına alınmıştır.
Dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre inşaatta meydana gelen gerçek zarar 503.316,95 TL'dir. Davacıların talebi ise 501.328,62 TL'dir. Hasarın giderilmesinde yapılan harcamada davacı ... A.Ş'nin payı %97,22 , davacı ... A.Ş'nin payı ise %2,78'dir. Davalı sigorta şirketlerinin poliçedeki sorumlu oldukları hisse oranı ise davalı ... Sigorta A.Ş yönünden %55, ... Sigorta A.Ş yönünden ise %45'tir."
Gerekçesiyle, davanın kabulüne, 268.074,82 TL'nin davalı ... A.Ş'den, 219.333,94 TL'nin davalı ... A.Ş'den 14.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile alınarak davacı ... A.Ş'ye ödenmesine,
7.655,92 TL'nin davalı ... A.Ş'den, 6.263,94 TL'nin davalı ... A.Ş'den 14.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile alınarak ... ve Ticaret A.Ş'ye ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kendilerince mahkemeden poliçe üzerinde rehinli alacaklı sıfatıyla bulunan ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davaya kayıtsız şartsız muvafakatinin bulunup bulunmadığının sorulması talep edilmişse de bu hususta hiçbir işlem yapılmaksızın eksik şekilde hüküm kurulduğunu, İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde ... A.Ş.'nin rehinli alacaklı sıfatı ile sigorta lehtarı olarak kaydedildiğini, müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkının da öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğunu,
Eksper raporu ve ekinde ibraz edilen kayıtların incelenmesi ile sabit olduğu üzere davacı tarafından teslimi yapılmış, sigortalı binada yer alan dairelerin satışı hasardan önce gerçekleşmiş olup davacının mülkiyetinde olmadığını, davacının bu dairelerde oluşan hasarlara ilişkin tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının ilgili Tapu Müdürlüğünden celbi talep edilmişse de mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu,
Mahkemece hükme esas alınan ek raporda yer verilen klozların dava konusu olaya herhangi bir etkisi bulunmamakta olup söz konusu klozların, gerek mahkemece gerekse bilirkişilerce hatalı şekilde değerlendirildiğini, bilirkişilerin kök rapordaki tespitlerinin değişmesine dayanak gösterdikleri klozların dahili su hasarı ile ilgisi bulunmamakta olup End. 115 ve End. 116 kloz/özel şartlar kapsamına dahili su hasarının alınmadığını,
Hasarın bakım devresi içerisinde meydana geldiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu olmamakla birlikte, bakım devresinde meydana gelen zararların teminat kapsamında sayılması için bakım faaliyetleri esnasında hasarın gerçekleşmesi gerektiği hususunun gözardı edildiğini, İlk derece Mahkemesinin davanın kabulü için zararın bakım evresinde meydana gelmiş olmasını yeterli gördüğünü, bilirkişilerin davanın esasını ek raporda algılayamadıklarını, mahkemenin de hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğini,
Sigortacının sorumluluğunun doğması için, müteahhidin "eksik ve kusurları giderme çalışması" yaparken hasara sebebiyet vermesinin şart olduğunu, hasarın bakım döneminde meydana geldiğini ancak hasarın meydana geldiği tesisat 5 aydır faaliyette olup normal çalışır durumda iken herhangi bir bakım çalışması yapılmazken hasarın gerçekleştiğini,
Bakım döneminde meydana gelen hadise için Poliçe Eki-2 de belirtilen bakım klozunun (b) maddesinde, "Bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarlar temin edilmiştir." düzenlemesinin bulunduğunu,
Ayrıca aynı klozun "Teminat Dışı Kalan Haller" (a) maddesinin "Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması." şeklinde düzenlendiğini,
Yine, İnşaat Sigortası Genel Şartları Bakım Devresi Klozu uyarınca, "a-Yapı Sözleşmesinin bakım devresini düzenleyen hükümleri uyarınca bir veya birden çok yüklenicinin bakım faaliyetleri sırasında sigorta konusuna verdikleri zarar ile, b-İnşaat süresi içinde ve kısmi kabul öncesi meydana gelmiş olmak koşuluyla bakım devresi içinde ortaya çıkan kayıp ve zararlar sigorta teminatına dahil edilmiştir."
Teknik Şartnamede vana içinde bulunan şamandıranın küre şeklinde ve sert plastik malzemeden olacağının belirtildiğini, hasara neden olan şamandıranın da turuncu renkli küre formunda ve sert plastikten imal edildiğini, sözleşmede belirtilen malzeme ile kullanılan malzemenin aynı cins olduğunu, bu kapsamda yüklenici konumunda ki davacı müteahhit sigortalının "yetersiz malzeme kullanımı" nedeniyle bir sorumluluğunun bulunduğundan söz edilemeyeceğini,
Ayplı malzeme kullanımının yüklenici yükümlülüğünde olduğunun kabulü halinde dahi meydana gelen hasarın, Bakım Devresi Klozunun "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı bölümünün (a) bendindeki, "Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması" düzenlemesi gereği teminat dışında olduğunu,
İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan 04.08.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda atıfta bulunulan klozların bakım devresine ilişkin şartları değiştirmediği ve bakım devresinde meydana gelen hasarların bakım faaliyeti sonucunda oluşması gerektiğinin açık olduğunu,
İlk derece Mahkemesince bilirkişi ek raporuna itirazları ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, oysa kök rapor ile ek raporda davaya konu talebin teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin farklı tespitlere yer verildiğini,
Bilirkişilerin inceleme yaparken hasar dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile eksper raporunda yer alan tespitleri dikkate almalarının gerektiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sürecinde alınan 06.03.2020 tarihli rapor ile 04.08.2020 tarihli rapor birbiri ile çelişmekte iken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu,
Davaya konu poliçenin 4.A-Bakım Devresi Klozu 1/a gereği "Bakım devresinde bakım faaliyetinden kaynaklanmayan zararlar teminat haricidir.", somut olayda meydana gelen su basması hasarının "bakım faaliyetinden" kaynaklanmadığını, dava konusu hasarın meydana geliş şekli göz önünde bulundurulduğunda, "eksik ve kusurların giderilmesi" için bakım çalışmasının bulunmadığını, hasarın meydana geldiği tesisat 5 aydır faaliyette olup normal çalışır durumda iken herhangi bir bakım çalışması yapılmazken hasarın gerçekleştiğini, bakım faaliyeti olmayan (bakım çalışmaları) olmayan bir bölümde malzeme kusuru nedeniyle oluşan dahili su (deponun taşması) hasarının teminat harici olduğunu,
Poliçe Eki-2 de belirtilen bakım klozunun (b) maddesinde bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarların temin edildiğini, ayrıca aynı klozun "Teminat Dışı Kalan Haller" (a) maddesinde, "Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması" düzenlemesinin bulunduğunu,
İnşaat Sözleşmesinin 2. maddesinden inşaatta kullanılacak malzemenin cinsi ve niteliğinin, sigortalı(İşveren) tarafından belirlenmiş olduğunun anlaşıldığını, davacılar tarafından hazırlanan Teknik Şartnamede vana içinde bulunan şamandıranın küre şeklinde ve sert plastik malzemeden olacağının belirtildiğini, hasara neden olan şamandıranın da turuncu renkli küre formunda ve sert plastikten imal edildiğini, dolayısı ile sözleşmedeki malzeme cinsi ile hasara konu malzeme cinsinin aynı olduğunu, hasarın yaklaşık 5 aydır faaliyette olan mekanik tesisat normal çalışır duruma iken gerçekleştiğini, burada bakım çalışmasının bulunmadığını,
Dava konusu uyuşmazlıkta; müteahhidin eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmadan söz edilemeyeceğinden, hasarın Bakım Devresi Klozu 1/a gereği teminatta olmadığını,
İnşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayalı hasar söz konusu olmadığından Bakım Devresi Klozu 1/b gereği hasarın teminatta olmadığını,
Bakım Devresi Klozu III./a (Teminat Dışında Kalan Haller) gereği hasarın teminatta olmadığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı olarak hasar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
*
21.04.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; yangın su deposundaki şamandıranın çalışmamasından kaynaklı olarak deponun taştığı ve taşan suların hasara neden olduğu, binada meydana gelen hasarın sigortacılık uygulamalarında "Dahili su" hasarı olarak tanımlanan hasar türüne girdiği, eksik sigorta hükümleri değerlendirildiğinde ve muafiyet oranı düşüldüğünde net hasarın 503.316,95 TL. olduğu, dava konusu hasarın inşaatın tamamlanıp, tesliminden ve binada oturum başladıktan yani bakım devresinde meydana gelmesi nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı, hasara neden olan yangın su deposunun şamandırasının çalışmama nedeninin seçilen malzemenin hatalı olmasından kaynaklandığı, kullanılan malzemenin teknik şartnameye uygun olduğu dikkate alındığında, davacı sigortalının malzeme seçiminde ve malzeme montajında hatasının bulunmadığı, kullanılacak malzeme seçiminin teknik şartnamenin/projenin hatalı olduğu ve bu konuda davacı sigortalı müteahhidin kusurunun bulunmadığı, sigorta poliçesi ve zeyilnameler kapsamında yapılan değerlendirmede hasar/tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatları kapsamında değerlendirilmeyeceği tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Davacı vekilince, bilirkişi tespitinin poliçenin 11. sahifesinde düzenlenen END.115 Plan ve Proje Yapımcısı Teminatı'na ilişkin hüküm karşısında hatalı olduğu, meydana gelen hasarın poliçenin bu hükmü karşısında poliçe teminatı kapsamında olduğu ileri sürülerek bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, aynı bilirkişi kurulundan alınan 10.09.2020 tarihli ek raporda; END.115 PLAN VE PROJE YAPIMCISI TEMİNATI "İşbu poliçenin diğer hükümleri aynı kalmak kayıt ve şartı ile, poliçeye ilişik İnşaat Tüm Riskler Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.4-h maddesi silinecek ve A.4-ı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilecektir.
Madde A.4-ı : Plan, proje ve hesap hatası, kusurlu malzeme ve/veya kusurlu işçilik sebebiyle meydana gelecek ziya ve hasarların telafisi teminat haricidir. Ancak bu istisnai hüküm plan, proje ve hesap hatası, kusurlu malzeme ve/veya kusurlu işçilikten doğrudan etkilenen kısımların ikame ve tamir masrafları ile sınırlı olup, bu sebeplerle bu poliçe ile temin edilmiş diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarlar teminat dahilindedir."
END.116 KISMİ KABUL VE İŞLETMEYE ALINAN İŞLERLE İLGİLİ TEMİNAT
"Bu kloz ile, poliçe ve ekli zeyilnamelerde yer alan diğer hükümler aynen saklı kalmak ve sigorta ettiren tarafından üzerinde anlaşma sağlanmış belli bir ek primin sigortacıya ödenmesi şartıyla, teminatın Poliçenin 1 nolu bölümünde sigortalanmış kalemler arasında teminat süresi içinde sigorta ettiren tarafından kısmi kabul ile üstlenilmiş olan veya işletmeye alınan inşaat bölümlerine gelecek kayıp ve zararları kapsayacak şekilde genişletilmesi taraflarca kararlaştırılmıştır." her ne kadar İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi Eki-2 belgesinin 7. sayfasında "Ill.Teminat Dışında Kalan Haller, Sigortacı, bakım devresinde aşağıdaki haller sebebiyle meydana gelen zararlardan sorumlu değildir. a)Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması" yazılı olsa da, ilgili notun hilafına oluşturulan ve yukarıya alıntılanan End.115 ve End.116 kloz / özel şartlar kapsamında hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında değerlendirileceği görüşüne varıldığının belirtildiği görülmüştür.
İlk derece Mahkemesince HMK'nın 266-(1). maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerden olduğu isabetli olarak kabul edilip bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de, aynı bilirkişi kurulunun kök ve ek raporu arasındaki tamamen zıt yöndeki görüşler arasındaki çelişki giderilmeksizin ve kök raporu benimsememe gerekçeleri açıklanmaksızın ek rapordaki görüş doğrultusunda karar verilmiştir.
*
Öte yandan davalı tarafça İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesine ... A.Ş.'nin rehinli alacaklı sıfatı ile sigorta lehdarı olarak eklendiğini, tazminat talep etme hakkının öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğu savunulmuş ise de İlk derece Mahkemesince bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Ne var ki davacı tarafça istinaf aşamasında Dairemize sunulan dilekçe ile dava dışı ... A.Ş.'nin 26.02.2021 tarihli davaya muvafakatını içeren yazısı sunulmuştur.
*
Yine davalı tarafça, davacı tarafından teslimi yapılmış, sigortalı binada yer alan dairelerin hasardan önce satıldığı, davacının mülkiyetinde olmadıkları ve davacının bu dairelerde oluşan hasarlara ilişkin tazminat talep etme hakkının bulunmadığı savunulmuş olup, İlk derece Mahkemesince bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Buna göre Dairemizce, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelemeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1) a.6. maddesi uyarınca, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.11/2020 tarih ve 2018/938 E., 2020/623 K. sayılı kararının esası incelenmeden KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde iadesine,
3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
24.01.2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza