T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/308 - 2024/908
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/308
KARAR NO: 2024/908
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/11/2019
ESAS-KARAR NUMARASI: 2017/845E., 2019/811K.
DAVACI:
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili müvekkili ile davalı şirket arasında 01/12/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereğince davalı yana aylık açık faturalar düzenlenerek teslim edildiğini, davalı tarafça 2017 yılı Nisan ayına kadar ödeme yapılmış olmasına rağmen aynı yılın Nisan - Ekim aylarına ilişkin ödeme yapılmadığını,
Ödeme yapılmaması üzerine davalı şirket aleyhine Ankara 12. İcra Dairesinin 2017/20223 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından aynı yılın Ağustos-Eylül aylarında müvekkili şirketin yetkilisi ...’nın tanıştığı bazı kişilerin kendisine ... ...’in önderliğinde "..." isminde bir dernek kurulduğunu, bu derneğe yeni yönetim seçileceğini, derneğin asıl amacının 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olanların yakınlarına yardım olduğunu ifade ettiklerini, söz konusu dernekte müvekkili şirket yetkilisinin yönetim kurulu üyesi, ...'ın yönetim kurulu başkanı, ...'in ise onursal başkan olduğunu,
Müvekkilinin ... ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesine ...’i ziyarete gittiğini, burada şirketin başta kamu kuruluşlarından olan alacaklarını zamanında alamadığı konusu olmak üzere anılan kuruluşlar ile yaşanılan sorunları ...’e aktardıklarını; ...'in bu konuda yardımcı olabileceğini ve sorunları çözebileceğini ifade ettiğini,
Görüşmenin ardından müvekkili şirketin yetkilisine ...’in kızı ...’in yetkilisi olduğu davacı ... Danışmanlık Yazılım Tercümanlık Seracılık Televizyon Reklam Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin danışmanlık hizmeti vereceğine ilişkin bir sözleşme taslağının ulaştırıldığını, müvekkili şirketin yetkilisinin kamu kuruluşlarıyla yaşadığı sorunların çözüleceği düşüncesiyle söz konusu sözleşmeleri imzalayarak ...’e verdiğini, bir süre sonra yine adı geçenden sözleşmenin ... tarafından imzalanmış bir suretini aldığını,
Bu görüşmeler ve sözleşmenin imzalanmasının ardından kayda değer bir destek, yardım veya danışmanlığın alınmadığını,
Bu güne kadar ... dışında davacı şirketin bir yetkilisi ya da çalışanı ile karşılaşmadığını; bu kimselerin müvekkilini ziyarete dahi gelmediğini,
Takip ve dava konusu edilen sözleşmeden kaynaklanan alacak iddiasının iyi niyetten uzak ve hukuken korunamaz nitelikte olduğunu; sözleşmeye bakıldığında, hiçbir danışmanlık hizmeti alınmamış olsa bile müvekkilince davacı şirkete yıllık 120.000,-TL + KDV ödeme yapılmasının öngörüldüğünü
... ve/veya davacı şirketin kayda değer hiçbir danışmanlık hizmeti vermeden anılan tutarı talep ettiğini, müvekkilinin ... Demeği üzerinden gerçekleştirilen bir nevi aldatma ile bu sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığını ve davacı şirketin müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında 01/12/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davalıya aylık açık fatura düzenlenip teslim edildiği, nisan 2017 tarihine kadar ödeme yapıldığı, Nisan -Mayıs -Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim 2017 aylarına ilişkin ödeme yapılmadığı, davalı aleyhine takibe girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. İlgili icra dosyası, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi, taraf ticari defter ve kayıtları, konuya ilişkin alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının takibe konu ettiği 7 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu faturalara davalı tarafça itirazda bulunulmadığı ve bu faturalara ilişkin sözleşmenin feshi ve fatura konusu hizmetlerin verilmediğine ilişkin davacıya ayıp bildirimininde yapılmadığı, sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca "danışmanın vermiş olduğu hizmetten dolayı sözleşme dönemi süresince alacağı aylık 10.000 TL +KDV olup müşteri tarafından her ayın 1. Gününde nakden ve defaten ödenecek olup stopaj , harç ve diğer yasal yükümlülükler ücrete dahil değildir. Müşteri söz konusu ücret bedelini ilgili aydan herhangi bir danışmanlık hizmeti almamış olsa dahi danışmana düzenli olarak ödeyecektir. " ibaresinin yer aldığı, bu bağlamda sözleşmeye imza koyan davalının bu madde hükmünü de kabul etmiş olarak addedilmiş olması gerektiği kanaatine..." varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Ankara 12. İcra Dairesinin 2017/20223 sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde:
- Davacının, cevap dilekçesinde anlatılan olayları inkar etmediğini, bunları zımnen doğruladığını; ortada bir sözleşme bulunmadığını,
- Verilmeyen hizmetin bedelinin istendiğini,
- Faturanın doğrudan doğruya Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden gönderildiğini,
- Davacı şirketin yetkilisi ile ...'in akraba olduklarının nüfus kayıtları ile doğrulandığını,
- Tanık olarak gösterdikleri ...'ın mahkemece dinlenmediğini,
- Sözleşmenin Türk Ceza Kanunu'nun 259'uncu maddesine göre suç teşkil eden bir fiille akdedilmiş olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 27'nci maddesine göre hükümsüz olduğunu ve borç doğurmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/845E., 2019/811K. sayılı dava dosyasında verdiği 05/11/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.642,41 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.410,60 TL'nin mahsubu ile kalan 4.231,81-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
12/06/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Başkan Üye Üye Katip