T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1480 - 2025/849
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2025/1480
KARAR NO: 2025/849
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.07.2025
ESAS-KARAR NUMARASI: 2025/396 E., 2025/565 K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı şirketle olan RES Katkı Payı Anlaşması çerçevesinde, 2017 yılı için kendisine gönderilen fatura bedelini ihtirazi kayıtla ödediğini, ardından bu faturadan kaynaklı olarak Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını ve lehlerine 6.410.655,41 TL ödenmesine karar verildiğini ancak yapılan hesaplamaya göre 9.424.322,86 TL daha alacaklı olduklarını ileri sürerek, şimdilik 100,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "....Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı ilk olarak açtığı ve kesinleşen ilama konu dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise de; davacı dava dilekçesinde fazla ödediği miktarı hesaplayarak bildirmiş ve yapılan yargılama sonucunda aldırılan bilirkişi raporunun hesabında da bu miktar olduğu gibi benimsenmiştir. Bu şartlar altında önceki karar bu dava için kesin hüküm teşkil edeceği gibi, uyuşmazlığın özü yapılan hesaplamalarla bir kez karara bağlanıp kesinleşmiş olmakla ve uyuşmazlıkların bir noktada nihai sonuca ulaşması gerektiğinden yeni bir hesaplama yöntemi ile davacının daha fazla miktara hak kazanacağı iddiası ile yeni bir dava açılamayacağından davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Müvekkili şirketin ilk davada, eksik hesaplama yaparak 6.419.655,41 TL'nin tahsiline karar verilmesini istediğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep ettiği bu hesaplamanın daha önce başka şirketlerce açılan RES Katkı Payı davalarındaki eksik olarak istenen 1+TÜFE formülüne göre yapıldığını, ilerleyen aşamada, dava konusu olayda uygulanacak formülün kr*E*1+TÜFE değil, kr*E*TÜFE olacağının son Yargıtay kararları ile kabul edildiğini;
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre alacaklının, alacağının tümü hakkında dava açmak zorunda olmadığını, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak kayıt ve şartıyla önce bir bölümünü, sonra kalan bölümünü talep edebileceğini, bu nedenle bakiye alacak için dava açıldığını, mevcut (15.843.978,27 - 6.419.655,41 = 9.424.322,86 TL) tutarındaki bakiye alacağın müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması nedeniyle davalı tarafça düzenlenen faturaya yönelik ödenen bedelin bir kısmının fazla tahsil edildiğinden bahisle istirdadı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/396 E., 2025/565 K. sayılı dava dosyasında verdiği 16.07.2025 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
23.10.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
Başkan Üye Üye Katip