T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/823 - 2025/583
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2025/823
KARAR NO: 2025/583
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI: 2017/173 E.-2019/881 K.
Davalı ... Güv. Hizm. Tic. A.Ş. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; ....'na ait bulunan Türkiye sınırları dahilindeki tüm ATM'lerin müvekkil şirket nezdinde Kasa Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile 31.12.2013- 31.12.2014 tarihleri arasında sigortalandığını,
28.11.2014 tarihinde, sigortalı Bankanın ... Şubesi'ne bağlı 34-E No.lu ATM'de davalıların farklı sebeplerle sorumlu olduğu bir hırsızlığın söz konusu olduğunu, ATM'nin ilk bakım, nakit yükleme ve güvenlik hizmetleri (1) no.lu davalı ... Güv. Hizm. A.Ş. tarafından sağlanmakta olup, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/167 E., 2015/542 K. sayılı kararı ile (1) no.lu davalı şirket çalışanlarından olan ... ile birlikte diğer davalıların atılı ve bahse konu hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olduğunu, davalı şirket çalışanı davalı ...'nin ... Güvenlik'e hasredilen şifre ve anahtar ile diğer davalılarla birlikte dava konusu ATM hırsızlığını gerçekleştirdiğini,
Sigortalının başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporunda hırsızlık fiilini işleyen diğer davalılar ile birlikte davalı güvenlik şirketinin de kusurlu olarak güvenlik hizmetini yerine getirmediği için sorumlu olduğu, ATM'den 253.705,00 TL'sının çalındığı, bunun 124.000,00 TL'sının haksız fiili gerçekleştirenler tarafından iade edildiği, tahsil edilemeyen tutar olan 129.705,00 TL tutarında zarar bulunduğu hususlarının tespit edildiğini, hasar bedelinin 15.07.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 129.705,00 TL.'nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline sarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Güv. Hizm. Tic. A.Ş. vekili; müvekkili şirketin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun çerçevesinde bankalar, kamu kurumları ve özel şirketlerle yaptığı sözleşmeler gereği şubeler arası ve Merkez Bankası arasındaki güvenlikli fiziki para transferini sağladığını, ATM'lere para yüklediğini ve arızalarını giderdiğini, bazı bankalarda sabit güvenlik hizmeti ile elektronik güvenlik alanlarında hizmet verdiğini, bu kapsamda sigortalı Bankanın para nakil işlerini yaptığını, hırsızlık vakasının gerçekleştiği ATM'nin ilk bakım, nakit yükleme ve güvenlik hizmetlerinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalılardan ...'nin hırsızlığın gerçekleştiği 28.11.2014 tarihinde müvekkili şirkette Özel Güvenlik Görevlisi olarak çalıştığını, aynı zamanda ATM'lere para taşıma ve yükleme işlerinden sorumlu personelden biri olduğunu,
Müvekkili şirketin faaliyet alanı, yapılan işin önemi, mahiyeti ve yasal zorunluluklar sebebiyle, çalışanlarının tamamının ve bilhassa para taşıma işlerini gerçekleştiren personelin alımında, en yüksek düzeyde titizlik gösterildiğini, aile bireyleri dahi araştırıldıktan sonra gerekli şartları taşıması halinde işe kabul edildiklerini, davalı ...'nin de aynı işe alınma kurallarına tabi tutularak, gerekli şartları taşıdığı tespit edildikten sonra işe kabul edildiğini,
Tüm çalışanlar gibi ...'nin yapacağı iş ve çalışacağı birimin de net bir şekilde belirlendiğini ve görevlendirme emrinin kendisine yazılı olarak bildirildiğini, bu minvalde şirket aracıyla yaptığı kaza, iş ile ilgili hususta telefonuna cevap vermemesi, izin talebi kabul edilmediği halde nöbetine gelmeme ve son olarak da davaya konu hırsızlık olayı ile ilgili yazılı savunmalarının alındığını ve gerekli yaptırımların uygulandığını, iş akdinin feshedildiğini,
Gerek çalışanların seçiminde, gerekse de işin yerine getirilmesi sırasında uyulması gereken kurallar, bu kuralların uygulanışı, çalışanların denetimi hususlarında müvekkili şirketin yüksek düzeyde titizlik gösterdiğini, yapılan işin sorumluluğu ile ilgili bütün tedbirleri aldığını,
Davalı ...'nin para taşıma ve yükleme işlerinden sorumlu olması nedeniyle ATM'nin ve ATM kasasının anahtar ve şifrelerini bilmesi gerektiğini, bu konumunu kötüye kullanarak hırsızlık olayının gerçekleştirilmesine iştirak etmesinde müvekkili şirketin kusurundan bahsedilemeyeceğini, bu tür olayların yaşanmaması için her türlü tedbiri almasına rağmen fiilin gerçekleştirildiğini, o gün ATM'de görevli olmayan bir personelin anahtar ve şifreleri ele geçirmesi gibi bir durum sözkonusu olsaydı güvenlik zafiyetinden söz edilebileceğini,
Her ne kadar sanık ifadeleri, savcılık soruşturması ve ağır ceza mahkemesince verilen hükme göre, TCK.142/2-d maddesindeki tanımıyla "Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle" hırsızlık suçu işlenmiş ise de "haksız yere elde bulundurulan anahtar" tabirinin yanlış değerlendirildiğini, davalı ...'nin herhangi bir kişi değil, hırsızlığın gerçekleştirildiği ATM'nin para taşıma ve yükleme işleriyle sorumlu personeli olduğunu, elde ettiği anahtar ve şifrenin kendi sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple anahtar ve şifrelerin haksız yere elde edildiğinden değil, haksız yere çoğaltıldığından ve müvekkil şirketle alakası olmayan diğer şahıslarca ise haksız yere elde edildiği ve kullanıldığından söz edilebileceğini, çalışanların işe alımında ve işin yapılması sırasında çok yüksek düzeyde ve sıkı tedbirler alınmasına rağmen, diğer davalı şirket çalışanı tarafından sorumluluğunda bulunan anahtar ve şifreler kullanılmak suretiyle hırsızlık yapılmasının, tamamen şahsın görevini ve güveni kötüye kullanmasının sonucu olduğunu, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
Davanın açıldığı Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.01.2016 tarih ve 2016/25 E., 2016/13 K. sayılı kararıyla; "...davacının haklarına halef olduğu sigortalı (banka) ve davalılardan ... Güvenlik Hizm.Tic. AŞ'nin tacir sıfatı bulunması, işinde her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeniyle, ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye ticaret mahkemesi olduğundan" gerekçesiyle, dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İlk derece Mahkemesince; "Dava konusu hırsızlık olayı ile ilgili olarak ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/167 esasında kayıtlı davada yapılan yargılama sonucu; mahkememiz dosyasında da davalı olan sanıklar ... ve ...'nin; davalı şirket çalışanı ...'dan temin edilen anahtar ile ATM'nin arka kapısı açılarak, yine ...'dan temin edilen şifre yardımıyla alarm sistemi devre dışı bırakılarak anahtarla paranın bulunduğu kısmın açılıp orada bulunan 253.982,87 TL'yi alarak gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri gerekçesiyle neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/27054 Esas 2016/411 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek hükmün 18/01/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller, kesinleşen ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; davacı nezdinde Kasa Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ve nakit yükleme ve güvenlik hizmetleri davalı şirket tarafından yerine getirilen ATM'de davalı gerçek kişiler tarafından haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık olayı sonucu ATM'de bulunan 253.705,00 TL'nin çalındığı, çalınan miktardan 124.000 TL'nin davalı gerçek kişiler tarafından ödendiği, bakiye zarar miktarının 129.705,00 TL olduğu, anılan miktarı sigortalısına ödemekle TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olan davacının bu miktarı zarar sorumlusu olan davalılardan talep edebileceği, davalı gerçek kişilerin haksız fiil hükümleri gereğince, davalı şirketin de adam çalıştıran sıfatıyla TBK'nın 66. maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafça zararın doğmasını engellemek için tüm tedbirlerin alındığı hususunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 129.705,00 TL'nin 15.07.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... Güv. Hizm. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki açıklama ve savunmalarını tekrar ederek, İlk derece Mahkemesince, "....davalı tarafça zararın doğmasını engellemek için tüm tedbirlerin alındığı hususunun ispatlanamadığı anlaşıldığından..." gerekçesi ile müvekkili tarafından sunulan delil ve belgeler değerlendirilip tartışılmaksızın hüküm kurulduğunu, davacı tarafça da güvenlik açığının ne olduğunun açıklamandığını, somutlaştırılmadığını, yerel mahkemece de somutlaştırılmaksızın ve delilleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, şayet adam çalıştıranın sorumluluğundan bahsedilecek ise de müvekkili şirketin sorumluluğunun sadece ...'nin kusuru oranında olması gerektiğini, mahkemece tarafların kusurlarını belirleyici bir bilirkişi raporu dahi alınmadığını, davacı sigorta şirketinin zararına sebebiyet veren hırsızlık olayının gerçekleştirilmesinde müvekkil şirketin en ufak bir güvenlik açığı ya da ihmalinin söz konusu olmadığını, fiili gerçekleştirerek davacı şirketin zararına sebebiyet verenlerin diğer davalı şahıslar olduğunu, bu hususun gerek kendi ifadeleriyle gerekse de ceza dava dosyası kapsamıyla sabit olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, Kasa Hırsızlık Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen zarar bedelinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/167 E. sayılı dosyası kapsamına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalı ... Güv. Hizm. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik HMK'nın Ek 1. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir. HMK'nın 448. maddesi uyarınca bu düzenlemenin derhal uygulanması gerekmektedir. Dava tarihi olan 19.01.2016 tarihinde henüz istinaf mahkemeleri faaliyete geçmediğinden ve o tarihte yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesi uyarınca karar, temyiz sınırı olan 2.190,00 TL.'nin üzerinde olduğundan temyizi kabil nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalı ... Güv. Hizm. Tic. A.Ş. vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.860,15 TL. istinaf karar harcından peşin alınan (54,40+2.160,63=) 2.215,03 TL'nin mahsubuyla kalan 6.645,12 TL.'nin davalı ... Güv. Hizm.Tic. A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,
4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
18.06.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza