T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2025/508
KARAR NO: 2025/338
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/10/2024
ESAS-KARAR NUMARASI: 2024/178 E., 2024/639 K.
Davacı vekili ve davalı ... vekili yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili davalıların konkordatosunun tasdik edildiğini,
Buna göre konkordatoya tâbi alacaklardan vade farkı, faiz, gecikme cezası gibi eklenti olmadan ana paranın yüzde yetmiş beşinin konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra başlamak üzere 6 aylık dönemlerde 5 eşit taksit halinde ödenmesine, İİK 308/c maddesi gereğince konkordatonun kararın kesinleşmesiyle bağlayıcı hale gelmesine karar verildiğini ve kararın kanun yolu denetiminden geçerek 23.02.2022 tarihinde kesinleştiğini,
Müvekkili şirketin dava dışı üçüncü kişiler arasında akdettiği faktoring sözleşmeleri gereğince keşidecisi davalı şirket olan üç adet çekin hamili olduğunu,
Çeklerin ibrazı üzerine bedellerinin tahsil edilememesi üzerine İstanbul 22. İcra Dairesinin 2018/32870, İstanbul 27. İcra Dairesinin 2018/33215 ve İstanbul 22. İcra Dairesinin 2023/36922 sayılı dosyaları üzerinden icra takibine girişildiğini ve buradan da bir tahsilat yapılamadığını,
Konkordatonun bağlayıcı hale gelmesinden sonra projeye uygun olarak ödeme yapılmadığını bildirerek konkordatonun müvekkili açısından reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili müvekkili ...'un davada sıfatının bulunmadığını, davacının bu borçlu bakımından alacaklılık sıfatının olmadığını,
Davacının konkordato projesinde 393.750,-TL alacak kaydının bulunduğunu, buna rağmen takip yasağına aykırı davrandığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince "...projede alacaklının kayıtlı olduğu, çek kıymetli evrak olarak TTK 645. maddesi gereğince içerdiği alacak hakkının çekten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği, konkordatoya kabul edilse dahi alacağın kıymetli evraka dayalı olması sonucunu değiştirmeyeceği, keza konkordatoya tabi borcun ödenmesi için çeklerin borçluya teslimi gerekmemekte ise de, çeke dayalı ödeme talebinin, çekin aslının borçluya ibrazı suretiyle ileri sürülebileceği, konkordatonun kendisi bakımından feshini istemek hakkının yalnızca konkordato kapsamındaki alacaklıya tanındığı, Davalı ...'a yönelik konkordato projesinde davacının alacaklı olarak yer almadığı anlaşılmakla davalı ...'a yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiş; borçlu, ancak borcunu yetkili hamile ödemekle borcundan kurtulabileceği, dava tarihinden önce çeklerin projeye dahil olan alacaklı tarafından davacı borçlu şirkete ibrazı suretiyle ödeme talebi ileri sürülmesi gerektiği ve davacı tarafça davalı şirkete yönelik icra takibine başlandığı anlaşılmakla davalı şirket yönünden heyetimizce konkordatonun kısmen feshi şartlarının bulunduğu..." gerekçesiyle davalı ...’a yönelik davanın reddine, davalı ...’ne yönelik davanın kabulü ile davalı şirkete yönelik davanın kabulü ile konkordatonun davacı açısından feshine karar verilmiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE:
Dava, konkordatonun davacı açısından feshine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-HMK m. 353/1-b,1 gereğince; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/178 E., 2024/639 K sayılı dava dosyasında verdiği 24/10/2024 tarihli kararına yönelik davacı vekili ve davalı ... vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin düşümü ile kalan 187,80 TL'nin davalı ...'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
4-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine
5-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına
09/04/2025 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,İİK'nin 293'üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164'üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 10/04/2025)
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır